Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ........'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği 5.000 EURO bedelli senetlerde tahrifat yapılarak 30/07/2005 vade tarihli senet bedelinin 15.000 EURO, 25/08/2005 vade tarihli senet bedelinin ise 45.000 EURO yapmak suretiyle icra takibine konulduğunu toplamda 60.000 EURO olarak icra dosyasında borç olarak gösterilen miktardan 10.000 EURO borçlu olduklarını iddia ederek 83.095,00 TL (50.000 EURO) için borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevabında, davacının iddialarının asılsız olup, yazılı delille ispatlanması gerektiğini, davacının icra takibinin sürüncemede bırakmak için kötüniyetle dava açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davacının iddiasını yeterli delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, takip ve dava konusu iki adet bononun bedel hanesinde tahrifat yapılarak icra takibine konulduğu iddiası ile tahrifat yapılan kısım yönünden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini savunmuştur. Davacının şikayeti sonucu yapılan savcılık soruşturmasında alınan 12/07/2006 tarihli rapor ile açılan ceza davasındaki Adli Tıp Kurumu raporunda senetlerin bedel hanesinde tahrifat yapıldığı saptanmış, mahkemece alınan raporda ise senetlerde tahrifat yapıldığını gösterir nitelikte bulguya rastlanmadığı, ancak zikredilen bulguların tespit edilememiş olmasının senetlerde tahrifat yapılmamış olduğu anlamına gelmeyeceği belirtilmiştir. Davacı vekili gerekçelerini göstermek suretiyle söz konusu rapora itiraz etmiştir. Hükme esas alınan rapor kendi içerisinde çeliştiği gibi daha önce ceza soruşturması sırasında alınan raporlarla da çelişmektedir.

Bu durumda mahkemece davacı vekilinin itirazları da gözetilerek raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi için yeniden oluşturulacak 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli biçimde rapor alınacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.350.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 08/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***