Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde, davacı vek. Av. ... ile davalılar vek. Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki istasyonlu akaryakıt bayilik sözleşmesinin davalının sözleşmeyi ihlali sonucu davacı tarafından haklı olarak feshedildiğini, bu nedenle sözleşme uyarınca davalının cezai şart ödemesi gerektiğini iddia ederek 200.000 USD cezai şartın sözleşmenin feshi tarihindeki ... döviz kuru ile hesaplanan 370.160,00 TL'nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ...'in sözleşmede adı geçmediği gibi şahsi bir kefaleti vs.de bulunmadığını, bu nedenle sözleşmeden dolayı şahsi bir sorumluluğu bulunmadığını, hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının tek taraflı feshettiği sözleşmeye dayanarak cezai şart talep etmesinin hukuka uygun olmadığını, talep edilen cezai şartın fahiş olup, davalı şirketin mahvına sebep olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacı ile davalılardan ... Ltd. Şti. arasında 03.05.2011 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesinin imzalandığı, satışa başlama tarihinin protokolün yürürlüğe girdiği tarihi takiben bir ay içinde yapılması gerektiği, davalı tarafın sözleşmeyi ihlal ederek ilk ürün alımını 19.08.2011 tarihinde gerçekleştirdiği ve davalı şirketin davacıya toplam 88.760,87 TL borçlu olduğu, keşide edilen ihtarname ile davalı şirketin temerrüde düşürüldüğü, davacı şirketin sözleşme ve protokol hükümleri uyarınca gerçekleşmeyen taahhütten kaynaklanan haklı feshi nedeni ile cezai şart alacağının doğduğu, davalı ...'in sözleşmenin tarafı veya başka bir ad altında garantörlüğü olmadığı dikkate alındığında bu davalı yönünden davanın husumet nedeni ile reddi gerektiği, taraflarca 200.000,00$ olarak belirlenen cezai şart tutarının davalı şirketin kuruluş sermayesinin 100.000,00 TL olarak belirlendiği dikkate alındığında TTK'nun 24. maddesi uyarınca tacir sıfatına haiz bir borçlu, fahiş olduğu iddiası ile cezai şarttan indirim yapılmasını isteyemez ise de, sözleşmede belirtilen cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebebiyet verecek derecede fahiş olduğunun saptanması halinde istisnaen cezai şarttan indirim yapılabileceği Yargıtay'ın kararlılık kazanmış içtihatları ile kabul edildiğinden, mevcut cezai şartın makul bir düzeye indirilmesinin hakkaniyete uygun olacağı dikkate alınarak cezai şartta %50 oranında indirim yapılarak 100.000,00 $ karşılığı 185.080,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalı şirketten tahsiline karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacının davalı ... hakkındaki davasının husumetten reddine, diğer davalı şirket hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Cezai şarttan indirim yapılırken borçlunun ekonomik yönden yıkımına sebep olacak şekilde fahiş bir cezai şart hususunun saptanması gerekmektedir. Bunun için borçlunun iktisadi durumu, bilançosu uzman bir bilirkişiye ayrıntılı şekilde incelettirilip belirlenen cezai şart miktarının ekonomik yönden yıkıma neden olup olmayacağı belirlendikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken borçlunun gerçek iktisadi durumu araştırılmadan sadece şirket sermayesine bakılarak tenkis cihedine gidilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 30/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***