Logo

19. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

- K A R A R -

Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin davalıya fatura keşide ettiğini ve fatura konusu malların teslim edildiğini, bedelin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, fatura konusu malların teslim edilmediğini savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.

Mahkemece, faturada yazılı malların teslim edildiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, taraflar arasında sözleşme bulunduğu veya fatura konusu malların davalıya teslimin edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/587 esas ve 2016/4382 karar sayılı ve 10.03.2016 tarihli ilamıyla, “Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda “davanın reddine, icra inkâr tazminatına hükmolunmasına yer olmadığına” denildiği halde, gerekçeli kararda sadece davanın reddine denilmiş, tazminat ile ilgili olarak hükme veya açıklamaya yer verilmemiştir. Böylece tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Bu hal, HMK'nın 298/2.maddesine aykırılık teşkil ettiğinden kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanamadığı, icra takibine konu faturaların gönderilmiş olmasının tek başına sözleşme ilişkisinin varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, malın teslim edildiğinin ispat yükünün davacıda olmasına rağmen kanıtlanamadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***