"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili,davalı aleyhine borcundan dolayı Karabük 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4620 sayılı dosyası ile takip yapıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davalı tarafça takipten sonra yapılan ödeme ile dosyanın kapatılmadığı, borcun devam ettiği, takipten sonra yapılan ödemelerin tahsilde tekerrüre neden olmayacak şekilde icra müdürlüğünce dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 2015/9735 esas ve 2016/1063 karar sayılı ve 28/01/2018 tarihli ilamıyla, “Davacı faturalara dayanarak icra takibi başlatmış, davalı itirazında çek vermek suretiyle ödeme yaptığını savunmuştur. İcra takibinin 13/11/2014 tarihinde başlatıldığı, çek ile tahsilatın 27/11/2014 tarihinde yani icra takibinden sonra dava açılmadan önce yapıldığı anlaşılmaktadır. İcra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler ile ilgili davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Ancak bakiye kalan alacak ve fer'ileri ile ilgili dava açılabilir. Dava açıldıktan sonra yapılan ödemeler ise icra müdürü tarafından infaz sırasında dikkate alınır. (TBK. m.100, BK. m.84) Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak davacının alacaklı olduğu miktar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken infazda tereddüte ve talep aşımına yol açacak şekilde itirazın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının faturalara dayanarak icra takibi başlattığı, icra takibinin 13/11/2014 tarihinde başlatıldığı, çek ile tahsilatın 27/11/2014 tarihinde yani icra takibinden sonra dava açılmadan önce yapıldığı, icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler ile ilgili davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı, ancak bakiye kalan alacak ve fer'ileri ile ilgili dava açılabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından davalıya 12 adet fatura ile toplam 60.755,42-TL tutarında satış bedelinin tahsili için her biri 30.000-TL olan iki adet ve toplamda 60.000-TL çek alınmıştır. Çeklerin ileri tarihli olarak keşide edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki ilişkide başka bir muacceliyet tarihi de belirlenmemiş olduğundan satış bedelinin bu çeklerle ödeneceği kabul edilmiş sayılır. Davacı tarafından 12 adet faturaya dayalı olarak 13.11.2014 tarihinde yapılan icra takibinin 60.000-TL’lik kısmının borç muaccel hale gelmeden yapıldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla davalının itirazının sadece 755,42-TL asıl alacak yönünden iptali gerekirken yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 01.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.