"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1454 E., 2022/1478 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/113 E., 2021/367 K.
Taraflar arasındaki aile konutu nedeniyle tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, Köy içi mevkii, 9-10 pafta, 606 parseldeki kargir ev ve bahçenin 30 yıldır aile konutu olduğunu, halen ailesi ile birlikte dava konusu taşınmazda oturduklarını, davalı eşi ...'ın diğer davalı ... tarafından kandırılarak evin ellerinden alındığını, söz konusu devrin rızası olmadan yapıldığını iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi gereğince davasının kabulüne davalı ... üzerindeki tapunun iptal edilerek davalı eşi ... adına devredilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Fuat vekili cevap ve ikinci cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, iyi niyetli üçüncü kişi durumunda olduğunu, dava açma zaman aşımı süresinin geçtiğini, taraflar davacı ile davalı eşin evlilik birliğinin devam ettiğini, taşınmazın 2009 yılında kendisine satıldığını, evlilik devam ettiği için boşanmaya bağlı mal rejimine dayalı dava açılamayacağını, davalı ...'ın açık rızası ile 45.000,00 TL karşılığında satın aldığını, 11 yıldır ise üçüncü bir kişiye satmayarak elinde beklettiğini, hakkında muvazaalı satış yapıldığına dair davalı ... tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığına nitelikli dolandırıcılık suçu ile başvurulduğunu, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davalı ... tarafından ...'un kollektif şirketi aleyhine ... 28. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2011/295 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu davanın da ret ile sonuçlandığını ve Yargıtay tarafından kararın onandığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/268 Esas 2015/1023 Karar sayılı ilamın kesinleşmesine binaen ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/705 Esas sayılı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının karara çıktığı, dava tarihi ile taşınmazın satış tarihi arasında 10 yıllık süre olduğunu, bu süre içinde tapuda satış yapıldığını bilmiyor olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, satış tarihinin üzerinden on yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra satış esnasında davacının rızasının bulunmadığından bahisle tapu iptal ve tescil talebinde bulunması hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu, yapılan keşif esnasında davaya konu taşınmazın zemin katında bir adet işyeri olarak faaliyette bulunan dükkan bulunduğu, üst katta dubleks şeklinde daire bulunduğu, davaya konu yerin tamamı yönünden davanın açıldığı, davalının kötüniyetli olarak taşınmazı devraldığına dair delil bulunmadığı, davaya konu yerin aile konutu özelliğini yitirdiği gerekçesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 194 üncü maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın aile konutu olduğunu, halen ailesi ile birlikte orada oturduklarını, açık rızası bulunmadan yapılan satışın geçersiz olduğunu ileri sürerek karar kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; dinlenen tanık beyanları ve yerel mahkeme kararında zikredilmese de dosyaya sunulan elektrik, su, fatura ve abonman dökümlerinden de anlaşılacağı üzere, dava konusu taşınmazda kadimden beri davacı eşi ve çocuklarının oturduğunu, dava konusu taşınmazın yaklaşık 3 katlı büyükçe bir köy hanesi olduğunu, davacının dava konusu taşınmazda büyük aile şeklinde çocukları ve torunları ile birlikte oturduğunu, çeşitli davalarda yapılan tebligatların davacının oğluna, gelinine veya torununa yapılmış olması davacının dava konusu taşınmazda oturmadığını göstermeyeceğini, tebliğ tutanağına yazılan oğul, gelin ve torunlarla birlikte oturduğunun sabit olduğunu, ara sıra ... Merkez'deki bir adrese geçici naklini yaptırdığı gözükse de bu durum dava konusu taşınmazın davacı için aile konutu niteliğini yitirdiği anlamına gelmediğini, taşımazın tapu kaydında kargir ev ve bahçe niteliği ile kayıtlı olduğunu, iş yeri niteliğinde taşınmazın giriş katı, ardiye ve yöresel köy ürünleri için kullanıldığını, dava konusu taşınmazın üst katının ise dubleks bir köy evi ve avlu ve bahçesiyle birlikte mesken olarak kullanılmakta olduğunu, Kargir ev niteliğinde taşınmazı satın alacak birisinin taşınmazı gezip görmesi, içine girip bakmasının gerektiğini, bu durumda davalı ... ... 'un taşınmazın aile konutu nitelinde olduğunu bilebilecek bir durumda olduğunun kabulünün gerektiğini ve davalının iyi niyet iddiasının hukuken korunabilir bir geçerliğinin olmadığını, bilirkişi marifetiyle taşınmazın iş yeri olarak kullanılan kısmı ile konut olarak kullanılan kısmına tekabül eden hisse payı tespit edilerek kullanılan kısım yönünden tapu iptal ve tescil kararı verilebilmesi mümkün iken davanın tamamen reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından açılan aile konutu nedeniyle tapu iptali ile tescil davasında diğer eşin rızasının olmamasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 2 inci maddesi, 194 üncü maddesi; 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.