Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2023 E., 2022/2066 K.

KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıoğlan Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI : 2021/192 E., 2022/169 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kısmen kaldırılarak kaldırılan yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı erkek vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.04.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı-karşı davalı... ile vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf davalı-karşı davacı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin sözlü açıklanması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı- karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Sarıoğlan Devlet Hastanesi'nde memur olarak çalıştığını, bu sebeple müvekkilinin Sarıoğlan'da yaşaması gerektiğini, kadının ise kendi ailesiyle birlikte Kayseri merkezde yaşamak istediğini, buna rağmen Sarıoğlan'daki yaşamının, bir partinin ilçe başkanının yanında sekreter olarak çalıştığı zamanlar ve sonrasında bir partinin Sarıoğlan İlçe Kadın Kolları Başkanlığı görevini devam ettirdiğini, sabah çıkıp akşam yemek saatinden sonra eve dönmeye devam ettiğini, aralarında karı koca ilişkisinin kalmadığını, sürekli kavga ettiklerini, kadının sürekli olarak anlaşmalı boşanma fikri içerisinde olduğunu tarafların birlikte yaşadıkları süre içinde bunu dile getirdiğini iddia ederek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin müvekkiline verilmesini, ortak çocuklar için aylık 1.000,00'er TL tedbir ve iştirak nafakasına, müvekkili yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesini, nafakalara yıllık artış uygulanmasını, müvekkili yararına yasal faizi ile birlikte 500.000,00 TL maddî 500.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı -karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin Sarıoğlan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/70 Esas sayılı dosyası ile açtığı boşanma davasında evlilik birliği bitirilmek istendiğini ve müvekkili aleyhine olan anlaşmalı boşanma protokolünü imzalanması için baskı kurduğunu. müvekkiline uygulanan baskı sonucunda gerçek iradesi olmaksızın protokol kabul etmeye zorlandığını ve iradesi fesada uğratıldığını, bu boşanma davasının ise davacının evlilik birliğini temelden sarsan kusurlu davranışları sebebiyle açıldığını, bu hususta davacı-karşı davalı tarafın dava dilekçesinde müvekkiline isnat ettiği kusurlu tutum ve davranışlarda bulunması sebebiyle evlilik birliğinin temelden sarsıldığı iddiasının soyut iddiadan öteye gitmediğini, müvekkilinin evlilik müddetince bir eş ve ve bir anne olarak üzerine düşen sorumlulukları layıkıyla yerine getirdiğini, erkeğin müvekkiline karşı hem psikolojik hem de fiziksel şiddet uyguladığını, ehliyet almasını, dersaneye gitmesini engellediğini, ekonomik şiddet uyguladığını, evden kovduğunu, müvekkilinden gizli birikim yaptığını, birlik görevlerini yapmadığını, hastalığı ile ilgilenmediğini iddia ederek tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, çocuklar için aylık 1.000,00'er TL tedbir ve iştirak nafakasına, müvekkil yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, yasal faizi ile birlikte 200.000,00 TL maddî ve 200.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin, kadının maddî ihtiyaçlarını karşılamadığı, kadına küçümseyici davranışlarda bulunduğu, erkeğin evinde vakit geçirmeye özen göstermediği, kadına fiziksel şiddet uyguladığı, birliğin temelinden sarsılmasında tamamen kusurlu olduğu, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumu, boşanmaya yol açan erkeğin kusurlu davranışları, kadının boşanma ile mevcut ve beklenen menfaatlerinin ihlal edilmiş olması ve kişilik haklarına yapılan saldırı nazara alındığında kadının tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği, çocukların yaşı, dönem itibarıyla sağlıklı gelişimleri için anneye olan ihtiyaçlarının daha fazla olduğu gözetilerek velayetin takdiren anneye verilmesine karar verildiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve tüm dosya kapsamı itibariyle, kadının boşanma ile yoksulluğa düşmeyeceği değerlendirilmekle kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verildiği gerekçesi ile erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocukların velayetinin anneye verilmesine, ortak çocuklar için aylık 500,00'er TL tedbir ve 750,00'şer TL iştirak nafakasına, kadının tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddine, kadın yararına 60.000,00 TL maddî ve 60.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin tazminat taleplerinin reddine hükmedilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı karşı davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ile tazminatlar, reddedilen tazminat talepleri, velâyet düzenlemesi yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı karşı davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile tedbir ve iştirak nafakası ile tazminatların miktarı yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller uyarınca; tarafların arasında uzun zamandır geçimsizlik bulunduğu, erkeğin eşine şiddet uyguladığı, hakaret ettiği, küçümsediği, "sen ne bilirsin" dediği, evinin giderlerini yeterince karşılamadığı, eşi ile sosyal zaman geçirmediği, köye gidip kahvehanede zaman geçirdiği, kadının ise eşi ile aynı yatağı paylaşmadığı, ayrı yattığı hususlarının sabit olduğu, evliliğinin sonlanmasına neden olan olaylarda erkeğin ağır, kadının hafif kusurlu olduğu, tarafların arasında yaşanan olaylardan dolayı tarafların evlilik birliği temelinden sarsıldığı, erkeğin davasının reddi kararının isabetsiz olduğu, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları, nafakaların nitelikleri, günün ekonomik koşulları, ortak çocukların ihtiyaçları, nafaka ödedikten sonra elinde kalan geliri ile erkeğin geçimini sağlama imkanı ile hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, ortak çocuklar yararına hükmedilen nafakaların miktarlarının az olduğu, kadının tazminat istemlerine yasal faiz uygulanmasını talep etmesine rağmen bu hususta hüküm kurulmamasının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile kadın vekilinin bu yönlere ilişkin, erkek vekilinin ise reddedilen davasına ve kusur belirlemesine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile gerekçenin yazılı şekilde değiştirilmesine, erkeğin davasının da kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuklar için aylık 1.000,00'er TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına hükmedilen tazminatlara yasal faiz yürütülmesine, tarafların sair istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı- karşı davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile reddedilen tazminat talepleri, velâyet düzenlemesi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadının davasının kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı, taraflar yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, kadın yararına hükmedilen tazminatların ve ortak çocuklar yararına hükmedilen nafakaların miktarı ile velayet düzenlemesi noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 6 ncı, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesi, 182 nci, 330 uncu, 335 inci vd. maddeleri. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı ve 194 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***