"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/341 E., 2022/655 K.
KARAR : Bozmaya uyularak hüküm tesisi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin kararının kaldırılmasına, Adana 8. Aile Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı-karşı davacı kadının tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı yapılması davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.07.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... ve vekili gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Avukat ... geldi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı-karşı davacı kadın cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi uyarınca olmadığı taktirde166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin müvekkiline verilmesine, ortak çocuk için aylık 2.500,00 TL iştirak nafakasına, müvekkil yararına 20.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 2.000.000,00 TL maddî ve 2.000.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Davalı-karşı davacı kadın birleşen dava dilekçesinde özetle, erkeğin zina fiilini işlediğini iddia ederek tarafların 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi uyarınca boşanmalarına, müvekkili yararına, 2.000.000,00 TL maddî ve 2.000.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2019 tarihli ve 2017/917 Esas, 2019/472 Karar sayılı kararıyla; erkeğin cep telefonundan hayatın olağan akışına aykırı zaman ve sürelerle başkaları ile görüşüp güven sarsıcı davranışlar sergilediği, 2013 yılında kredi çekip arsa aldığı, bunun istimlak edildiğini söylediği halde sonradan sattığının ortaya çıktığı, özel günlerde davalı-davacı kadını yemeğe çıkarmadığı, ona hediye almadığı, iş yemeklerine götürmediği, uzun süredir ailesiyle birlikte tatil yapmadığı, sudan bahanelerle kavga edip evden ayrıldığı, sonra geri döndüğü, tartışma sırasında davalı-davacı kadına ''oro..pu, ebeni, ecdadını sinkaf ederim'' diye ağır küfür ve hakaretler ettiği, bavulunda prezervatif bulunduğu, 2016 yılında davacı-davalı erkeğin kredi kartı hesaplarını davalı-davacı kadın incelerken yüklü miktarda uçak bileti ödemesi gördüğü ve erkeğin Ukrayna'ya gideceğini öğrendiği, taraflar arasında bu yüzden tartışma ve kavga yaşandığı, Mayıs-2015'ten itibaren davacı-davalı erkeğin evden ayrıldığı, dava açılana kadar ortak konuta zaman zaman gelip gittiği, bazen yatılı kaldığı, davayı açtıktan sonra ise ortak konuta hiç gelmediği, buna karşılık; davalı-davacı kadının davacı-davalı erkeğin önceki evliliğinden olan çocukları Hüseyin Emre ve İrem'in gıyablarında onları kast ederek ''sidikliler, benim çocuklarımı boğacaklar, ruh hastası, sapık, psikopat, deli, manyak'' şeklinde ağır söylemlerde bulunduğu gibi İrem'i kast ederek ''oro..pu'' dediği, bu çocukların ortak konuta gelmesini, erkeğin onlarla görüşmesini istemediği, erkeğin onlara ekonomik destekte bulunmasını hep sorun yaptığı, tarafların Adana'da yaylaevleri olduğu, erkeğin misafirlerini orada kabul edip ağırladığı, kadının yaylaevi kendisine verilmediği için gelmek istemediği, geldiğinde de ortak çocuk Aslı'ya ''gerizekalı baban yüzünden geldik'' şeklinde ifadeler kullandığı, yaylaevini beğenmediği, erkek sesini yükseltmediği halde başkalarının yanında ona ''bana sesini yükseltme'' dediği, alınan taşınmazların kendi üzerine kaydedilmesini istediği, doktor olan erkeğin muyanesinde erkeğin eş, dost, akrabalarını gördüğünde onları görmezlikten geldiği, kadının erkeğin çamaşırlarını yıkamadığı, tüm çocukların önünde ve erkeğin gıyabında ''sapık babanız, gerizekalı babanız'' şeklinde sözler sarf ettiği, fiili evlilik süresince Danimarka'dan, İsviç nın zina olgusunu iddia etse de ispat edemediği, sadece erkeğin güven sarsıcı davranışları sabit olduğu, kadının açtığı birleşen dava yönünden ise; Emniyet Genel Müdürlüğü'nden gönderilen 18 Temmuz 2018 tarih, 3-45 sayılı yazı ve eklerine göre erkeğin; 7 kez yabancı uyruklu kadınlarla otelde konakladığı, erkeğin zina eyleminin sabit olduğu gerekçesi ile asıl davada kadının zina sebebine dayalı boşanma talebinin reddine, asıl ve karşı davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadının açtığı birleşen davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi uyarınca boşanmalarına, ortak çocuklar yargılama sırasında ergin olduğundan velâyeti ve iştirak nafakası hususunda karar verilmesine yer olmadığına, kadın yararına aylık 4.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 250.000,00 maddî, 150.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı; davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kadının davalarının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar, davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatların miktarı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2019/2391 Esas, 2021/1478 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kadının davalarının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar, davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatların miktarı yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 30.03.2022 tarihli, 2021/9311 esas, 2022/3099 karar sayılı ilamı ile tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminatın az olduğu, davacı kadının dosyaya yansıyan ekonomik durumuna göre yoksulluk nafakası koşullarının oluşmadığı ve yoksulluk nafakası isteğinin reddedilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına, temyize konu diğer bölümlerin ise onanmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Dairemizin bozma ilamına uyularak, davalı karşı davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, kusur belirlemesi, tarafların ekonomik sosyal durumu, paranın alım gücü, günün ekonomik şartları ve hakkaniyet kuralları gereği davalı-karşı davacı kadın yararına 500.000,00 TL maddî, 500.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar yönünden kararın bozulması talep edilmiştir.
2.Davalı-karşı davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; reddedilen yoksulluk nafakası, tazminatların miktarı yönünden kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereğinin yerine getirilip getirilmediği, kesinleşen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenip incelenemeyeceği, tazminat miktarlarının dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olup olmadığı, kadın yararına yoksulluk nafakası şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 174 üncü ve 175 inci maddeleri; 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü, 369 uncu ve 370 inci maddeleri; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Duruşma için takdir olunan 17.100,00 TL vekâlet ücretinin Gürsel'den alınarak Nesli'ye verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.