"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/52 E., 2022/255 K.
KARAR : Kısmen kabul kısmen ret / karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki katkı payı ve katılma alacağı ile aile konutunun şerhinin kaldırılması davasından dolayı bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davaların kısmen kabulüne kısmen reddine ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı-davacı kadın vekili ve katılma yoluyla davacı-davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; davacı-davalı erkeğin açtığı birleşen Marmaris 3. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2017/105 Esas, 2018/609 Karar sayılı dava ile davacı-davalı erkeğin açtığı Marmaris 3. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2018/191 Esas, 2018/608 Karar sayılı dava yönünden kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Bölge Adliye Mahkemeleri, 5325 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 inci ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulmuş ve Adalet Bakanlığının 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kararı uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlamışlardır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemelerinden verilen nihai kararlar istinaf yoluna tabidir.
Dosyanın incelenmesinde; sadece asıl dava ve karşı dava yönünden yapılan inceleme sonucunda Dairemizin 12.01.2017 tarih ve 2016/18043 Esas, 2017/255 Karar sayılı kararı ile davacı-davalı erkeğin açtığı asıl dava yönünden hükmün onamasına, davalı-davacı kadının açtığı karşı ve birleşen dava yönünden sadece hükmün bozulmasına karar verildiği, yapılan bozma işleminden sonra davacı-davalı erkek tarafından açılan birleşen davaların işbu dava dosyası ile birleştirilmelerine karar verildiği, davacı-davalı erkeğin açtığı birleşen davalar yönünden bir bozma kararı olmadığı ve işbu birleşen davalar yönünden 20.07.2016 tarihinden sonra ilk defa nihai karar verildiği anlaşılmaktadır.
Taraf vekillerinin temyizi üzerine dosya Dairemize gelmiş ise de, davacı-davalı erkeğin açtığı birleşen davalar hakkında 20.07.2016 tarihinden sonra 27.04.2022 tarihinde ilk defa nihai karar verildiğinden Mahkemece verilen karar istinaf incelemesine tabi olup Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi yapılması gerektiğinden, ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmek üzere davacı-davalı erkeğin açtığı birleşen davalar yönünden dosyanın Mahkemesine geri çevirilmesine karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin davacı-davalı erkeğin açtığı asıl dava ve davalı-davacı kadının açtığı vekilinin karşı ve birleşen dava yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı-davalı erkek vekili dava dilekçesinde; 404 parsel 13 nolu bağımsız bölüm üzerine konulan aile konutu şerhinin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
2. Davacı-davalı erkek vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; taşınmazın kişisel mal olduğunu, tarafların gelirlerini ayırarak kendi çıkarları için kullandığını, davalı-davacının taşınmazın edinilmesine katkısının olmadığını, ayni hak talep edilemeyeceğini, Mahkemece davalı-davacının talebinin alacak olarak kabul edilmesi halinde müvekkilinin alacak hakkı olduğu davalı-davacı adına kayıtlı olup sattığı 601 parsel 2 nolu bağımsız bölüm ve 48 M 1160 plakalı araç yönünden olan alacağı ile müvekkiline ait taşınmazda boşanma kararı kesinleştikten sonra oturmaya devam etmesi nedeniyle işlemiş 500,00 TL ecrimisilin davalı-davacının alacağından mahsup edilmesi gerektiğini belirterek; karşı davanın reddini savunmuştur.
3. Davacı-davalı erkek vekili ıslah edilen karşı davaya cevap dilekçesinde; karşı davaya verdikleri cevap dilekçesini tekrarla, davalı-davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan dava açtığını, ıslah edilen karşı davadaki talep miktarının ilk dava dilekçesindeki harca esas değerle sınırlı olduğunu belirterek; karşı davanın reddini savunmuştur.
4. Davacı-davalı erkek vekili birleşen Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/655 Esas, 2013/732 Karar sayılı dava dosyasına karşı davaya cevap dilekçesinde; karşı davaya verdikleri cevap dilekçesini tekrarla, davalı-davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan dava açtığını, ıslah edilen karşı davadaki talep miktarının ilk dava dilekçesindeki harca esas değerle sınırlı olduğunu, ek dava ile daha fazla alacak miktarına muvafakatlerinin olmadığını, müvekkiline ait taşınmazda bulunan ve müvekkiline iade edilmeyen müvekkiline aiy aile yadigarı ve kişisel eşyalarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL'nin takas-mahsup edilmesi gerektiğini belirterek; karşı davanın reddini savunmuştur.
5. Davacı-davalı erkek vekili 26.12.2017 tarihli dilekçesinde; davalı-davacının tüm talepleri yönünden zamanaşımının dolduğunu ileri sürmüş, eksik harcı tamamlamıştır.
II. CEVAP
1. Davalı-davacı kadın cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuş, ön inceleme duruşmasında davayı kabul etmiştir.
2. Davalı-davacı kadın vekili karşı dava dilekçesinde; tarafların her ikisini de öğretmen olduğunu, evlilik birliği içinde 1987 yılında ... Konut Yapı Kooperatifine davacı-davalı adına üye olunduğunu, giriş aidatının müvekkiline takılan takı ve altınlarla karşılandığını, aidatların da ortak kazançlarıyla ödendiğini, davacı-davalının askerden olduğu dönemde de aidatların müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin ayrıca kurs vererek ek gelir elde ettiğini, taşınmazın 1994 yılında kooperatiften teslim alındığını, müvekkilinin taşınmazda 1/2 oranında hakkı olduğunu belirterek; 404 parsel 13 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile 1/2 hissesinin müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
3. Davalı-davacı kadın vekili karşı davayı ıslah dilekçesinde; tarafların her ikisini de öğretmen olduğunu, müvekkilinin ayrıca kurs vererek ek gelir elde ettiğini, davacı-davalı tarafından 1997 yılında gönderilen paranın evin giderlerine harcandığını, davacı-davalı adına evlilik birliği içinde ... plakalı aracın satın alındığını, müvekkili adına kayıtlı olan ... plakalı aracın kredi ve babası ile kız kardeşinin gönderdiği 7.000,00 TL'yle alındığını, müvekkili adına alınan 601 parsel 2 nolu bağımsız bölümün edinilmesinde müvekkilinin babasının 450.000.000,00 TL verdiğini, taşınmazın 2005 yılında satıldığını, satış parasının banka hesabına yatırıldığını, hesaptaki paranın çekilerek 87.000,00 TL'si müvekkilinin davacı-davalıya elden verdiğini, davacı-davalı adına yapılan hayat sigortalarının, davacı-davalının sattığı şirket hissesinin de katkı payı oranının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğini, müvekkiline miras kalan malların satışından elde edilen 17.500,00 TL'nin evin ihtiyaçlarına harcandığını belirterek; karşı davayı ıslah ederek, 404 parsel 13 nolu bağımsız bölümdeki müvekkilinin katkı oranının ve katkı payı alacağının hesaplanarak alacağın tahsilini talep etmiştir.
4. Davalı-davacı kadın birleşen dava (Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/655 Esas, 2013/732 Karar sayılı dava dosyası) dilekçesinde; gerek çalışarak gerekse düğünde takılan altın takı ve ziynet eşyalarının bozdurularak ve de ailesinin yardımı ile edinilen tüm malvarlığına ilişkin alacağının hesaplanarak 30.000,00 TL alacağın tahsili talepli dava açtıklarını, işbu davanın ek dava niteliğinde olduğunu, davacı-davalı adına evlilik birliği içinde 48 P 6989 plakalı aracın satın alındığını, aracın edinilmiş mal olduğunu, araca ilişkin katılma alacağının tahsilini talep ettiğini, adına alınan taşınmazın satışından elde edilen ve banka hesabından çekilerek davacı-davalıya verilen 87.000,00 TL'nin yarısının tahsilini talep ettiğini, babası tarafından hesabına yatırılan ve davacı-davalı tarafından çekilen 450.000.000,00 TL'nin de tamamının tahsilini talep ettiğini, miras kalan malların satışından elde edilen ve evin ihtiyaçlarına harcanan 17.500,00 TL'nin tamamının tahsilini talep ettiğini, davacı-davalının sattığı şirket hissesi değerinin belirlenerek yarısının tahsilini talep ettiği belirterek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı üzerine kayıtlı taşınmaza, araca ve de evlilik birlikteligi içinde edinilen ve davalı uhdesinde kalan ve/veya tasarruf edilen diger malvarlıklarına ilişkin alacaklarının şimdilik 60.000,00 TL'nin hakların doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talep ve dava etmiştir.
5. Davalı-davacı kadın vekili 14.01.2015 tarihli dilekçesinde; karşı davadaki talep miktarının 78.000,00 TL olduğunu, işbu alacağın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini, birleşen dava dosyasındaki müvekkilinin babasının gönderdiği paranın ve müvekkilinin mira mallarından satışından elde edilen paranı güncellenerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini, 48 P 6989 plakalı araç yönünden 12.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini, davacı-davalıya verilen 87.000,00 TL'nin yarısı ile davacı-davalının devrettiği şirket hissesi nedeniyle oluşan alacağı talep ettiklerini beyan etmiştir.
6. Davalı-davacı kadın vekili bozma sonrası sunduğu 26.09.2017 tarihli dilekçesinde; bozma gereği talep miktarını ayrı ayrı açıklamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.01.2015 tarih ve 2012/540 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararı ile, davalı-davacının aile konutu şerihinin kaldırılması yönündeki davayı kabul ettiği, tarafların çalıştığı, davacı-davalının evi geçindirme yükümlüğü bulunduğu, davacı-davalının gelirinin % 40'ini, davalı-davacının % 60'ını tasarruf edebileceği, davalı-davacının 404 ada 13 nolu bağımsız bölüm yönünden 78,000,00 TL katkı payı alacağı olduğu, ... plakalı aracın edinilmiş mal olduğu, aracın kasko değerinin %50'sine isabet eden 8.700.00 TL davalı-davacının katılma alacağı bulunduğu; davalı-davacının 450.000.000,00 TL ve 87,000,00 TL'ye yönelik talebi yönünden dosyada herhangi bir belgenin bulunmadığı, davacı-davalıya ait şirket hisselerinin de boşanma davası açılmadan yaklaşık olarak 1,5 yıl önce devredildiği, işbu talepler yönünden davanın reddi gerektiği gerekçesiyle; asıl davanın kabulü ile 404 parsel 13 nolu bağımsız bölümü üzerine konulan aile konutu şerhinin kaldırılmasına; karşı ve birleşen dava yönünden de 404 parsel 13 nolu bağımsız bölümü bakımından 78.000,00 TL'nin ek dava tarihi olan 04.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, ... plakalı araç yönünden 8.700,00 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, davalı-davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek vekili ve davalı-davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 12.01.2017 tarih ve 2016/18043 Esas, 2017/255 Karar sayılı kararı ile, davalı-davacının karşı ve birleşen dava dilekçeleri ile ıslah dilekçesinden davalı-davacının talep ettiği alacak kalemlerinin değerlerini ayrı ayrı belirtmediğinde yatırılan harcın hangi kalemlere ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, Mahkemece, hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davalı- davacıya talep ettiği alacak kalemleri ve değerleri açıklattırılıp her bir kalem için ne miktar alacak talep ettiğinin sorulması, harcın buna göre belirlenmesi, harç eksikliğinin bulunması halinde nispi peşin harç eksikliğinin tamamlanması yoluna gidilmesi ve görev hususu da değerlendirilerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerektiği belirtilerek; hükmün bozulmasına, bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aile konutu şerhinin kaldırılması davasına yönelik hükmün onanmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 404 parsel 13 nolu bağımsız bölüm ile ilgili ilk kararda 78.000,00 TL alacağın tahsiline karar verildiği, bozma ilamında işbu taşınmaz için 30.000,00 TL dava değerinin belirtildiğinin tespit edildiği, 17.05.2021 tarihli raporda işbu taşınmaz yönünden 125.488,00 TL katkı payı alacağının hesaplandığı, ancak işbu taşınmaz ile ilgili 30.000,00 TL üzerinden dava açıldığı ve harç yatırıldığı, talep sonucuyla bağlı kalınarak işbu taşınmaz yönünden karar verildiği; 48 P 6898 plakalı aracın edinilmiş mal olduğu, aracın kasko değerinin %50'sine isabet eden 8.700.00 TL davalı-davacının katılma alacağı bulunduğu; davalı-davacının 450.000.000,00 TL ve 87,000,00 TL'ye yönelik talebi yönünden dosyada herhangi bir belgenin bulunmadığı, davacı-davalıya ait şirket hisselerinin de boşanma davası açılmadan yaklaşık olarak 1,5 yıl önce devredildiği, işbu talepler yönünden davanın reddi gerektiği; aile konutu şerhinin kaldırılması kararının kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle; aile konutu şerhinin kaldırılması kararı kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/655 Esas sayılı dava bakımından 404 parsel 13 nolu bağımsız bölüm yönünde 30.000,00 TL katkı payı alacağının 28.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 48 P 6898 plakalı araç yönünden 8.700,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline; birleşen Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/105 Esas sayılı dava bakımından 601 parsel 2 nolu bağımsız bölüm yönünden 31.212,54 TL katkı payı alacağını ıslah tarihi olan 16.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, asıl ve birleşen davalardaki diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı kadın vekili ve davacı-davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı-davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin açtığı karşı ve birleşen dava ile, davacı-davalı tarafından açılan asıl ve iki tane birleşen dava olduğunu, ilk kararda asıl dava ile müvekkili tarafından açılan karşı ve birleşen dava hakkında karar verildiğini, kararın müvekkilinin açtığı davalar yönünden bozulduğunu, bozma gereğince 28.09.2017 tarihli dilekçe ile taleplerin açıklanarak eksik harcın yatırıldığını, karar başlığında davacı-davalının açtığı birleşen davalardan bahsedilmediğini, müvekkilinin açtığı karşı dava yönünden karar verilmediğini, müvekkilinin karşı davada talebinin 30.000,00 TL, birleşen davada 60.000,00 TL olduğunu, katkı payı alacağının az hesaplandığını, tespit edilen 125.488,00 TL alacağın tahsiline karar verilmesi gerektiğini, eşler arasındaki uyuşmazlıkların her türlü delille ispatlanabileceğini, müvekkiline ait kooperatif hissesinin satışından elde edilen paranın davacı-davalıya ait taşınmazın (davacı-davalı adına kooperatif üyeliğinin) edinilmesinde kullanıldığının tanık beyanı ile ispatlandığını, hayatın olağan akılına göre de kullanıldığının kabul edilmesi gerektiğini; faiz başlangıç tarihinin de boşanma davasının kesinleştiği tarih olması gerektiğini; yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin de açık olmadığını; müvekkilinin açtığı birleşen davadaki araç yönünden aracın karara en yakın tarihteki güncel değerinin tasfiye hesabında dikkate alınması gerektiğini; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini; reddedilen davacı-davalının açtığı birleşen Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/191 Esas sayılı dava yönünden müvekkili lehine vekâlet ücreti hükmedilmediğini, davacı-davalının açtığı Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/105 Esas sayılı dava yönünden kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacı-davalı erkek vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde; davalı-davacının tüm taleplerinin reddine, müvekkilinn açtığı asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesi gerektiğini; davalı-davacının taleplerinin zamanaşımı ve ikinci ıslah yasağı yönünden reddedilmesi gerektiğini, davalı-davacının katkısını ispatlayamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hükmün kapsamı, katkının ispatı ve ispat yükü, talep, hukuki nitelendirme, tasfiyeye konu malların değeri, faiz başlangıç tarihi ve yargılama giderleri noktasında toplanmaktadır. Dava, katkı payı ve katılma alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi, 26 ncı maddesi, 31 inci maddesi, 33 üncü maddesi, 141 nci maddesi, 176 ve devamı maddeleri, 190 ıncı maddesi, 297 nci maddesi, 323 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi, 326 ncı maddesi, geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164 üncü maddesi, 168 inci maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi, 179 uncu maddesi, 202 nci maddesi, 219 uncu maddesi, 222 nci maddesi, 225 inci maddesinin ikinci fıkrası, 227 nci maddesi 229 uncu maddesi, 230 uncu maddesi, 231 inci maddesi, 235 inci maddesinin birinci fıkrası, 236 ncı maddesinin birinci fıkrası; 4722 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10 uncu maddesi; 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 152 nci maddesi, 153 üncü maddesi, 170 inci maddesi, 186 ncı maddesinin birinci fıkrası, 189 uncu maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesi, 544 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ve devamı maddeleri, 646 ncı maddesi; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarih ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi uyarınca, hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Ayrıca, aynı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da, hükmün sonuç kısmında her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı ve taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
2.Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; somut olayda, Mahkemece davacı-davalı erkeğin açtığı asıl, birleşen davalar ile davalı-davacı kadının açtığı karşı ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmamıştır. O halde, Mahkemece temyize konu davacı-davalı erkeğin açtığı asıl dava, davalı-davacı kadının açtığı karşı ve birleşen dava yönünden incelenecek açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde denetime elverişli bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı-Davalı Erkeğin Açtığı Birleşen Davalar Yönünden
Davacı-davalı erkeğin açtığı birleşen davalar yönünden istinaf incelemesi yapılması için ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmek üzere dosyanın Mahkemesine GERİ ÇEVİRİLMESİNE,
B. Davacı-Davalı Erkeğin Açtığı Asıl Dava Ve Davalı-Davacı Kadının Açtığı Karşı ve Birleşen Dava Yönünden
Temyiz olunan Mahkeme kararının davacı-davalı erkeğin açtığı asıl dava, davalı-davacı kadının açtığı karşı ve birleşen dava yönünden BOZULMASINA; bozma sebebine göre, taraf vekillerinin işbu davalara yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde davacı-davalı erkeğin açtığı asıl dava, davalı-davacı kadının açtığı karşı ve birleşen dava yönünden karar düzeltme yolu açık olmak üzere,16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.