Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/1146 E., 2022/1967 K.

DAVA TARİHİ : 23.03.2018

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu Aile Mahkemesi

SAYISI : 2018/262 E., 2020/361 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

... erkek vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın evlilik birliğinin ilk günlerinden beri müvekkilinin üzerinde baskıcı bir tavır sergileyerek her istediğinin yapılması hususunda inat ettiğini, müvekkiline hiçbir tercih hakkı vermeyerek gün geçtikçe evlilik birliğini müvekkil için çekilmez bir hale getirdiğini, davalının 2011 senesinde boşanan kardeşinin başka bir erkekle evlendiğini ve evlenirken ilk evliliğinden olan üç çocuğunu da davalı ablasına bıraktığını, bu tarihten beri çocukların müvekkili ve davalı ile birlikte yaşadıklarını, davalı eşinden sürekli küfür ve hakaret duyduğunu, davalının fal ve büyücülük işlerine meraklı olup, müvekkilinin eşinin bu tip işlere meraklı olmasından da hiç hoşnut olmadığını belirterek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca fiili ayrılık nedeniyle tarafların boşanmalarına, davacı lehine 500.000,00 TL maddî tazminata 250.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı kadın vekili, cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin evlilik birliğine ilişkin sorumluluklarını yerine getirmediğini, ilgisiz ve geçimsiz olduğunu, ekonomik, fiziksel, psikolojik şiddet uyguladığını, baskı kurduğunu, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını bu nedenle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, müvekkil için dava süresinde 2000,00 TL tutarında tedbir nafakasına, 50.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı-karşı davalı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, eşine küfür ve hakaret eden, şiddet uygulayan erkek ağır, eşini aşağılayarak hakaret eden, onun rızası hilafına ortak konutta para karşılığında tarot ve kahve falı bakan, gizli gizli büyücülükle ilgilenen kadının az kusurlu olduğu bu nedenle 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava ve karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın lehine hükmedilen aylık 500,00 TL tedbir nafakasının kısa karar tarih itibarı ile aylık 750,00 TL’ye çıkarılmasına ve karar kesinleşene kadar devamına, 30.000,00 TL maddî tazminat ile 30.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine, erkeğin tazminat taleplerinin reddine, her iki davada davacıları yararına maktu vekâlet ücretine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı- davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde; kadının tam kusurlu olduğunu, birlik görevlerini yerine getirmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kusur belirlemesi, tedbir nafakası, aleyhe hükmedilen tazminatlar, kendi tazminat taleplerinin reddi yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı- davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde; vekâlet ücreti yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı- davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde; kadının tam kusurlu olduğunu, birlik görevlerini yerine getirmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kusur belirlemesi, tedbir nafakası, aleyhe hükmedilen tazminatlar, kendi tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Davalı- davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde; vekâlet ücreti yönünden temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; kusur belirlemesi, delillerin takdirinde hata edilip edilmediği, tazminatlar, nafakalar, vekâlet ücreti noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı, 194 üncü, 323 üncü ve 326 ncı maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesi, 174 üncü maddesi, 175 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***