"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/312 E., 2023/656 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskil Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Taraflar arasındaki tedbiren çocukla kişisel ilişki kurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile ortak çocuğun velâyetinin tedbiren davalı anneye verilmesine ve ortak çocukla baba arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir.
Kararın davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; tarafların evli olduklarını ve bu evliliklerinden ortak çocukları olduğunu, davalı kadının 2019 yılında ortak konutu terk ettiğini, ortak çocukla davacı babanın görüşmesine izin vermediğini, davalı kadın tarafından nafaka davası açıldığını,
nafaka davası ile ilgili yapılan yargılama sırasında tarafların bir araya geldiğini, kadının ortak konuta geri döndüğünü ancak 2021 yılı Nisan ayında ortak konutu tekrardan terk ettiğini iddia ederek davanın kabulü ile ortak çocukla davacı baba arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı erkeğin, kadına fiziksel şiddet uyguladığını, kadının bu nedenle ortak konuttan ayrılmak durumunda kaldığını, tarafların ayrı yaşadıklarını, ortak çocuğun yaşı gereği annesine muhtaç olduğunu, ortak çocuğun babası ile görüşmesine engel olunmadığını, erkeğin bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan sosyal inceleme raporu içeriğinde; ortak çocuğun bedeni, düşünsel ve ahlaki gelişimi için yeterli görüşme süresi olmasına, çocuğun yaş ve gelişim özellikleri dikkate alınarak, her ayın birinci ve üçüncü haftalarında Cumartesi saat 10.00’dan Pazar saat 10.00’a kadar yatılı olarak, her yıl ... Bayramının ikinci günü saat 10.00’dan üçüncü günü saat 10.00’a, Kurban Bayramının da ikinci günü saat 10.00’dan dördüncü günü saat10.00’a kadar her yıl Temmuz ayının 01.07-15.07 tarihleri arasında yatılı olarak ortak çocukla davacı baba arasında kişisel ilişki kurulmasının uygun olacağının belirtildiği, her ne kadar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin birinci fıkrasında, velâyet hakkı evlilik devam ettiği sürece anne ve baba tarafından birlikte kullanılır denilmişse de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanlarından tarafların ayrı yaşadığı, çocuğun fiilen anne yanında kaldığı, aynı Kanunu'nun 197 nci maddesi hükmü gereği, kişisel ilişkinin kamu düzenine ilişkin olması ve re'sen düzenlenebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile filen anne yanında kalan ortak çocuk ...'nın velâyetinin tedbiren anneye verilmesine, velâyeti tedbiren anneye verilen ortak çocuk ile baba arasında her ayın birinci ve üçüncü haftalarında Cumartesi saat 10.00'dan pazar saat 10.00'a kadar yatılı olarak her yılın ... Bayramının ikinci günü saat 10.00'dan üçüncü günü saat 10.00'a kadar, Kurban Bayramında yatılı olarak ikinci günü saat 10.00'dan dördüncü günü saat 10.00'a kadar, her yıl Temmuz ayının 1 ile 15'i arası yatılı olarak kişisel ilişki kurulmasına, yapılan yargılama giderlerinin davalı kadın üzerinde bırakılmasına ve davacı erkek yararına 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulü kararının hatalı olduğu, ortak çocuğun yaşı gereği anne sevgi ve ilgisine muhtaç olduğu, ayrıca taraflar arasındaki evlilik birliğinin devam ettiği, velâyet görevinin anne ve babada olduğu, davacı erkeğin bu davayı açmada hukuki yararı olmadığı, davanın reddi gerektiği, kadın yararına yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu belirtilerek; hükmün tamamı yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların 16.08.2017 tarihinde evlendikleri bu evliliklerinden Yaşar isimli çocuklarının olduğu, 2021 Nisan ayında tarafların ayrıldıkları, bu ayrılıktan sonra bir araya gelmedikleri, davacı erkeğin tarım işçisi olarak çalıştığı, Bozcamahmut yaylası Eskil/... adresinde oturduğu davalı kadının ise ev hanımı olduğu, ailesi ve ortak çocukla birlikte yaşadığı, Eskil/... adresinde oturduğu, alınan sosyal inceleme raporlarında kişisel ilişki kurulmasının belirtilmesi, babanın çocuğa kötü davranışlarının ispat edilememesi, babanın çocukla düzenli görüşmelerinin olması, babalık duygularının tatmini, çocukla babanın iletişimlerinin devam etmesinde çocuğun gelişiminde önemli olması hep birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulünün isabetli olduğu ve davanın kabul edilmesi sebebiyle davalı kadın aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin isabetli olduğu belirtilerek davalı kadın vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kadın vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının hatalı olduğu belirtilerek istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle hükmün tamamı yönünden temyiz yoluna başvurulmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ortak çocukla baba arasında tedbiren kişisel ilişki kurulup kurulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu`nun 5 inci ve devamı maddeleri, 4721 sayılı Kanunu`nun 195 inci, 197 inci maddesi, 323 üncü ve 346 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.