"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1758 E., 2023/804 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/1314 E., 2021/696 K.
Taraflar arasındaki davacı erkek vekili tarafından açılan boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının, evlendikleri günden itibaren davacıya manevi olarak eziyet ettiğini, davalı en son ikamet ettiği bahçeli olan evlerinden 5 yıl önce ayrıldığını ve yine müşterek olan diğer evde tek başına yaşadığını, davalının, davacı ile müşterek bir hayat sürdürmek istemediğini, aynı evde yaşamak istemediğini, davalı bahçeli olan bu evde davacıyı sürekli sataşmak suretiyle huzursuz ettiğini, bahçeye çıkmaya korkar olduğunu, sen ne biçim adamsın gibi sözler söylediğini iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi gereğince davasının kabulüne tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının cevap dilekçesi sunmadığı, delil bildirmediği, duruşmadaki beyanında davayı kabul ettiğini boşanmak istediğini bildirdiği, dinlenen davacı tanık anlatımları da nazara alındığında tanıkların görgüye dayalı bilgisinin olmadığı anlaşılmakla iki tarafın da boşanmak istemesi ve tarafların eşit kusuru ile evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabulünün gerektiği gerekçesi ile 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi gereğince davaların kabulüne, tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; boşanma hükmü kesinleşinceye kadar boşanmanın feri niteliğindeki tazminat ve nafakanın talep edileceğini, bu nedenle kadın yararına tazminata ve nafakaya hükmedilmesinin gerektiğini, kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek kararın kusur belirlemesi, nafaka ve tazminat yönünden kaldırılmasını, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların boşanmalarına dair kurulan hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği her ne kadar taraflar eşit kusurlu kabul edilmişse de taraflara yüklenen kusurların ne olduğunun karar yerinden anlaşılamadığı dinlenen iki tanığın da tarafların evlilik birliğine ve geçimsizliğe dair bilgilerinin olmadıklarını belirttikleri kadının istinafının kusur belirlenmesini de içerdiği kadına eşit kusur verilmişse de bu hususun hatalı olduğu erkeğin usulü dairesinde kadının kusurunu ispat edemediği gibi kararı da istinaf etmediği, bu nedenle erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği, kadının süresinde cevap dilekçesi vermediği, süresinde cevap dilekçesi vermeyen tarafın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 128 inci maddesi uyarınca aleyhine ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılacağı, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen bir hususun istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği nazara alındığında kadının yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararının verilmesinin gerektiği ancak tedbir nafakası yargılamanın her aşamasında talep edilebileceğinden boşanma davasının açılmasıyla ayrı yaşama hakkı oluşan kadın dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi gereğince davalı kadın vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle kusurun gerekçesinin düzeltilmesine, kadın yararına dava tarihinden itibaren aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasına, kadının yoksulluk nafakası ile tazminatlar konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kadın vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; boşanma hükmü kesinleşinceye kadar boşanmanın feri niteliğindeki tazminat ve nafakanın talep edileceğini, bu nedenle kadın yararına tazminata ve nafakaya hükmedilmesinin gerektiğini, kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadın yararına tazminat ve nafaka koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesi, 169 uncu, 174 üncü, 175 inci ve 176 ncı maddeleri. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.