Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/797 E., 2023/685 K.

KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Sürmene Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI : 2022/141 E., 2022/279 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlere karar verilmiştir.

Kararın davalı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı erkek dava dilekçesinde; kadının evlilik birliğinin görev ve sorumluluklarını yerine getirmemekle kendisi ile hemen her konuda anlaşamamakta olup tartıştıklarını, bu tartışmalar neticesinde ruh ve beden sağlığı bozulduğunu, fikren-ruhen ve mecazen uyuşmazlık durumlarının söz konusu olduğunu, aralarında sevgi saygı türü tüm manevî değerlerin ortadan kaybolduğunu, evlilik birliğinde kendisine karşı ilgisiz ve sorumsuz davrandığını, davalıya birçok kez şans vermesine rağmen bir değişiklik durumu da söz konusu olmadığını ileri sürerek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı kadın cevap dilekçesinde; eşi ile aralarında boşanmayı gerektirecek ölçüde önemli sorunlar olmadığını, her ailede yaşanabilecek bazı tartışmaların dönem dönem aralarında olduğunu, ancak bu durumların ileri düzeyde olmayıp kendi kusurundan kaynaklanmadığını, eşinin yaklaşık üç aydır evden ayrılmış olduğunu, son bir aya kadar da ortak konutun ihtiyaçlarını karşılamakta olduğunu, ancak bir aydır kendisi ile ve çocuklarla bir görüşmesi olmadığını, çocukların kendisi ile birlikte ikamet ettiklerini, kendisinin eşine karşı ilgisiz ve sorumsuz davrandığı iddiasının doğru olmadığını, kendisinin evlilik birliğinin üzerine yüklediği tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, aralarında bir geçimsizlik yaşanmışsa da bunun eşinden kaynaklandığını, erkeğin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, ancak eşinin kendisine boşanma davası açtığı için kendisinin de artık boşanmak istediğini, bu açıdan boşanmayı kabul ettiğini, kendisinin çocukları ile birlikte yaşadığını, çocukların hizmetinin kendisinin tarafından yapıldığını, bir işi ve geliri olmadığını ileri sürerek kendisi için aylık 500,00 TL, çocukların her biri içinde aylık 500,00 TL olmak üzere toplam 2.500,00 TL tedbir nafakasına ve boşanmaya karar verilmesi halinde nafakanın yoksulluk ve iştirak nafakası olarak devamına, lehine 30.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin tanıkları dinlenmiş, kadının ön inceleme duruşmasında tanık dinletmeyeceğini beyan ettiğinden, duyuma ve görgüye dayalı olmayan tanık beyanlarına itibar edilmediği, dosya kapsamından ve dinlenen tanık beyanlarından kadının yükümlülüklerini yerine getirmediği, yemek ve temizlik yapmadığı, evinin genelde pis olduğu, çocuklar ile de ilgilenmediği, erkeğin genelde dışarıda yattığı, kadın tarafından erkeğin kusurları ispat edilemediği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde kadının ağır kusurlu olduğu kanaatine varılarak ve tüm bu nedenlerle tarafların ortak hayatının devamının kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsıldığı vicdani kanısına varılmış ve davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği boşanmalarına, ortak çocukların velâyetlerinin anneye verilmesine, baba ile ortak çocuklar arasında kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuklar lehine son celseden itibaren olmak üzere ayrı ayrı 600.00 TL tedbir nafakasına, kararın kesinleşmesinden sonra tedbir nafakasının iştirak nafakasına dönüşmesine, kadına karar tarihi itibariyle aylık 600,00 TL tedbir nafakasına, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde kadın vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde; kadının kusursuz, erkeğin tam kusurlu olduğunu, boşanma davasının reddi gerektiğini ileri sürerek kusur belirlemesi, davanın kabulü, nafakalar ve tazminatlar yönlerinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin dava dilekçesinde davalının evlilik birliğinde kendisine karşı ilgisiz ve sorumsuz davrandığı, bu nedenle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı iddiasıyla davayı açtığı, açıkça kadının yemek ve temizlik yapmadığı vakıasına dayanmadığı, dava dilekçesinde açıkça dayanılmayan hususların dilekçedeki muğlak ifadeler nazara alınıp boşanma sebebi yapılamayacağı, kaldı ki bu konudaki tanık anlatımlarının da soyut ve yorum yollu olduğundan hükme esas alınamayacağı, erkeğin evden ayrılmasının, yani ayrı yaşamasının da kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, ortada kadından kaynaklı bir boşanma sebebi olmadığı, bu şekilde davanın reddi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle kadının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın ispatlanamadığından reddine, kadın ve ortak çocuklar için dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi'nin erkeğin dilekçesindeki cümleleri yanlış yorumlayarak kanun hükmünü yanlış uyguladığı, erkek dava dilekçesinde asıl dayandığı vakıa kadının kendisine karşı ilgisiz ve sorumsuz davranması ile evlilik birliğinin gerektirdiği görev ve sorumluluklarını yerine getirmemesi olup İlk Derece Mahkemesinde dinlenen tanıklarımızda erkeğin evi temizlememesi ve yemek yapmaması, çocuklarla ilgilenmemesi gibi hususları belirterek aslında kadının evlililik birliğinin gerektirdiği görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğini ifade ettiğini, iddiaların tanık beyanları ile ispatlandığını, yine kadın vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde, istinafa başvurma sebeplerinde erkeğin daha önce dayanmadığı vakılar ile ilgili tanık dinlettiğine dair bir hususun ileri sürülmediğini, kadın vekili bu sebebe dayanmamasına rağmen istinaf re'sen bu hususu incelemesinin ve ve bu hususa dayanarak karar vermesinin "Bölge Adliye Mahkemesinin, istinaf sebepleri ile bağlı olması" kuralına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek kusur belirlemesi ve reddedilen davası yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, davanın kabulünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun)190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***