Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2354 E., 2022/2378 K.

KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurma

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2021/325 E., 2022/671 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kadının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, erkeğin tüm, kadının sair istinaf taleplerinin esastan reddine suretiyle karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

... erkek vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2006 yılında evlendiklerini, bu evlilikten ortak iki tane çocuklarının bulunduğunu, evliliğin başından itibaren taraflar arasında geçimsizliklerin bulunduğunu ancak müvekkilinin geçer ümidiyle sabrettiğini, kadının müvekkilinin ailesiyle hiçbir sorun yaşamamasına rağmen ailesine karşı tavır aldığını ve onlarla görüşmeyi reddettiğini, daha sonra bağlarını tamamen koparıp hiç görüşmemeye başladığını, kadının evlilik birliği süresince eşine karşı ilgisiz davrandığını, aynı zamanda saygısızca davrandığını, evliliğe yakışmayacak hareketler sergilediğini, kadının müvekkiline karşı bir eş, hayat arkadaşı gibi muamele etmediğini, kadının baskılarından güç alarak ortak çocukları müvekkiline karşı kışkırttığını, son bir yıldır aynı yatakta dahi yatmadığını aralarında cinsel anlamda bir münasebet bulunmadığını, müvekkilinin bunun sebebini sorduğunda da kadının umurumda" değilsin, bana cehennem senden yakın olsun yeter ki sen uzak ol, biliyorsun ya seni herif yerine koymuyorum" gibi cevaplar verdiğini, ortak çocuklara karşı kötü muamele gösterdiğini onlara fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, tüm bu nedenlerle taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kadının tam kusurlu olduğunu belirterek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, müvekkili yararına 50.000,00 TL maddî 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı-davacı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; erkeğin açmış olduğu davayı kabul etmediğini, iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ikamet ettikleri müşterek konutu babası tarafından alınarak yarısı davacı adına kayıt ettirilen taşınmazı daha satma girişiminde bulunduğunu, evlilik birlikteliği içerisinde üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, çocuklarıyla hiçbir şekilde ilgilenmediğini, babalık vazifelerini yerine getirmediğini, açılan davayı kabul etmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-davacı kadın birleşen dava dilekçesinde özetle; erkek ile evlendiklerin günden beri fikir ve mizaç uyuşmazlığı bulunduğunu, bir ... beri ayrı yaşadıklarını, erkeğin elde ettiği gelirini müsrifçe kullandığını, ailesine karşı olan sorumluluklarını yerine getirmediğini, sözlü ve fiziki şiddet uyguladığını, sürekli olarak evden kovduğunu, bu nedenlerle 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, velâyetlerin tarafına verilmesine, ortak çocuklar yararına aylık 1.500,00 TL nafakaya, yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadının eşine ve ailesine hakaret ettiği, bayramlarda eşinin ailesini ziyarete gitmediği, düğün ve cenazelere katılmayarak eşini yalnız bıraktığı, erkeğin ise eşine ve çocuğa fiziksel şiddet uyguladığı, kadına hakaret ettiği, çocuklara karşı ilgisiz davrandığı, iddia oynadığı, evinin ve ailesinin ihtiyaçlarını karşılamadığı, kazancını evine özgülemediği, kadını ailesinden maddî yardım almak zorunda bıraktığı, çocukların okulundan verilen yardım parasını bile kendi ihtiyaçları ve isteklerine yönelik kullandığı bu şekilde tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, evliliğin devamında taraflar ve toplum yararına korunmaya değer bir menfaatin kalmadığı, evlilik birliğinin sona ermesinde erkeğin ağır kusurlu olduğu, kadının ise az kusurlu olduğu gerekçesiyle taraflarca açılan her iki boşanma davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, baba ile aralarında kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuklar yararına aylık ayrı ayrı 450,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadının tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine, kadın yararına 25.000,00 TL maddî ve 25.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.... erkek vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kadının evlilik ruhuna aykırı davranışlarda bulunmuş olması sebebi ile ağır kusurlu olduğunun ispatlandığını belirterek kusur belirlemesi, reddedilen maddî ve manevî tazminat talepleri, aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı-davacı kadın vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; evlilik birliğinin temelden sarsılmasını sağlayacak hiçbir eylemde bulunmadığını, erkeğin dinlenen tanıklarının görgüye dayalı beyanlarının olmadığını, tanıkların beyanlarına itibar edilmemesi gerekirken bu tanık beyanları esas alınarak müvekkile kusur yüklemesi yapıldığını, hukuka aykırı elde edilmiş delillere dayanarak tarafına kusur izafe edilmesinin de doğru olmadığı gibi ses kaydında kadının erkeğe hakaretini duyduğunu beyan eden tanığın beyanına itibar edilmesinin de doğru olmadığını, hukuka aykırı yollarla elde edilen ses kayıtlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, kaldı ki ses kaydı alınırken kadının kışkırtıldığını, erkeğin ailesiyle görüşmemesinin nedeni bizzat erkeğin kendisi olduğunu, müvekkil asgari ücret ile çalıştığı ve oğlunu ...'da tek başına okuttuğunu, boşanma sonucunda yoksullaştığını, bu nedenle müvekkilin çalıştığından bahisle yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ortak çocukların her ikisi de okul çağında olup biri ... ilinde diğeri ise ...'da okuduğunu Yerel Mahkemece hükmedilen iştirak nafakası çocukların eğitim giderleri bir yana dursun yol masraflarını dahi karşılamadığını, iştirak nafakası miktarının yetersiz olduğunu belirterek kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen boşanma davası, maddî ve manevî tazminat miktarları ile iştirak nafakasının miktarı ile reddedilen yoksulluk nafakası yönlerinden istinaf buşvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, ortak çocukların zorunlu ihtiyaçları ve hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen nafakanın miktarının az olduğu, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılan, bu olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın yararına, tarafların boşanmaya neden olan olaylardaki kusur dereceleri, tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü ve tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları birlikte değerlendirildiğinde, 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesi gereği maddî ve manevî tazminat takdir edilmesinde isabetsizlik olmadığı ancak takdir edilen tazminatların miktarının az olduğu gerekçesiyle ortak çocuklar yararına ayrı ayrı aylık 750,00 TL iştirak nafakasına, kadın yararına 35.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminata karar verilerek kadının iştirak nafakalarının miktarları ile tazminatların miktarları yönünden istinaf talebinin kabulüne, erkeğin tüm, kadının sair istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.... erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarla maddî ve manevî tazminat ve nafaka miktarlarının artırılmasının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu belirterek,

kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen tazminatlar ile reddedilen tazminat talepleri yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı-davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarla kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen davası, tazminatların miktarları ile reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin davası ile tazminat taleplerinin kadın yararına maddi- manevi tazminata hükmedilmesinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı, miktarlarının dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olup olmadığı, kadının boşanmakla yoksulluğa düşüp düşmeyecegi kabulünün gerekip gerekmediği, noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü, 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 175 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***