"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/863 E., 2023/923 K.
KARAR : Esasan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kurşunlu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2017/284 E., 2022/12 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-davacı ile 1993 yılında evlendiklerini, dört çocuklarının bulunduğunu, geçinemediklerini, 2015 yılından beri ayrı yaşadıklarını belirterek boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin kendisine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı-davalı ile 2015 yılından beri ayrı yaşadıklarını, hayatında başka bir kadının olduğunu, evi terk edip gittiğini, evin ve çocukların tüm bakım ve iaşelerini kendisinin karşıladığını, davacının sorumsuz olduğunu, kendisi ile ilgilenmediğini belirterek boşanmalarına, ortak çocuk ...'nin velâyetinin kendisine verilmesine, çocuk ... için 300,00 TL tedbir-iştirak nafakasına, kendisi için 300,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasına, nafakaların her yıl TEFE-TÜFE oranında artırılmasına, 100.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminata, davacının davasının reddine, karşı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı-karşı davalının evlilik birliği devam ederken başka bir kadınla bir gönül ilişkisi içerisine girmek suretiyle eşini aldattığı ve boşanma davası açılmadan birkaç yıl evvel müşterek haneyi terk ederek bu kadınla birlikte yaşamaya başladığı, böylelikle sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, müşterek konutta birlikte yaşanılan zaman zarfında evin iaşesini teminde sorumluluk sahibi bir eş gibi davranmadığı, birlik yükümlülüklerini yerine getirmediği, evin kirasının ödenmemesi nedeniyle icra kanalıyla evden çıkartıldıkları, birçok kez evlerine haciz geldiği ve yurt ücretinin ödenmemesi nedeniyle müşterek çocuğun yurttan atıldığına ilişkin tanık anlatımlarının bulunduğu, davacı-karşı davalının da faturaları ödeyememesi nedeniyle davalı-karşı davacı eşi ile aralarında tartışma yaşandığına ilişkin 08.09.2020 tarihli celsede mahkememiz huzurunda ikrar mahiyetinde beyanda bulunduğu, davacı-karşı davalının eşinin kendisine çocuklarının ve komşularının yanında hakarette bulunduğu ve kendisini öldürmeyi hayal ettiğini söylediği yönündeki iddialarını ise ispatlayamadığı anlaşılmakla evlilik birliğinin temelinden sarsılması hususunda davacı-karşı davalı erkek tam kusurlu bulunmuş, davalı-karşı davacı kadına ise atfı kabil bir kusur bulunmadığı, davacı-karşı davalının davasının reddine, davalı-karşı davacının boşanma davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince boşanmalarına, ortak çocuk ...'nin velâyetinin davalı-karşı davacı anneye verilmesine, kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuk ... için dava tarihinden itibaren takdir edilen aylık 250,00 TL tedbir nafakasının devamına, kararın kesinleşmesinden itibaren tutar artırılarak aylık 300,00 TL iştirak nafakasının gelecek yıllarda TÜİK'in yayınladığı ÜFE oranında arttırıma tabi tutulmak suretiyle ortak çocuk yararına kullanılmak üzere davacı-karşı davalı babadan alınarak davalı-karşı davacı anneye verilmesine, davalı-karşı davacı için dava tarihinden itibaren takdir edilen aylık 200,00 TL tedbir nafakasının devamına, kararın kesinleşmesinden itibaren tutar artırılarak aylık 300,00 TL yoksulluk nafakasının gelecek yıllarda TÜİK'in yayınladığı ÜFE oranında arttırıma tabi tutulmak suretiyle davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, 30.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminatın davacı-karşı davacıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı-davalı erkek vekili istinaf dilekçesi ile; karşı davanın kabulü, asıl davanın reddi, kusur belirlemesi, velâyet, kişisel ilişki, kadın lehine hükmedilen nafakalar ve tazminatlar, kendi yararlarına vekâlet ücreti takdir edilmemesi, yargılama giderleri yönünden, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, karşı davanın reddine, müvekkilinin talepleri doğrultusunda davasının kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2. Davalı-davacı kadın vekili istinaf dilekçesi ile; maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden, yerel mahkeme kararının kaldırılarak, müvekkilinin talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplanıp değerlendirildiği, usulü işlemlerin Hukuk Muhakemeleri Kanununa uygun olarak yerine getirildiği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği; bu itibarla, asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü ile tarafların boşanmaya karar verilmesinde ve kusura ilişkin yapılan değerlendirmede, velâyet ve kişisel ilişki düzenlenmesinde, kadın ve ortak çocuk yararına tedbir nafakasına hükmedilmesinde ve hükmedilen nafakaların miktarında, velâyeti anneye verilen ortak çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmesinde ve hükmedilen nafaka miktarında,, herhangi bir geliri ve malvarlığı bulunmayan, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılan ve boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu olmayan davalı karşı davacı kadın yararına, yoksulluk nafakasına hükmedilmesinde ve hükmedilen nafakanın miktarında, kadın yararına maddî ve manevî tazminat takdir edilmesinde ve takdir edilen tazminatların miktarında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı-davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek her iki boşanma davası ve fer'îleri yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı-davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek tazminatların miktarı yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte geçimsizlik bulunup bulunmadığı var ise geçimsizlikte kusurun kimden kaynaklandığı, kadının davasının kabulünün, erkeğin davasının reddinin yerinde olup olmadığı, nafakalar, tazminatlar, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci, 182 nci ve 330 uncu maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı -davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminat yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının davalı-davacı kadın yararına hükmedilen tazminatların miktarı yönünden BOZULMASINA,
3.Davacı-davalı erkek vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında temyize kalan bölümlerinin ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Hamdi'ye yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden Gülhan'a iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.