"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/936 E., 2023/1009 K.
KARAR : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ferizli Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2022/100 E., 2023/79 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiştir.
Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalı erkeğin evliliğin ilk günlerinden beri fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddet uyguladığını, 2021 yılının Aralık ayında kadını aldattığı, zina eylemi gerçekleştirdiğini, dava dışı kadının hamile olduğunu, davacı kadının evlilik birliğini bitirmek istediğini dile getirmesi üzerine kadına hakaret ettiğini ileri sürerek öncelikle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 161 inci maddesi uyarınca, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise aynı kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, kadın yararına 500.000,00 TL maddî, 500.000,00 TL manevî tazminat ile aylık 2.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, ortak çocuklar yarardan her biri yararına ise yalık 2.000,00'er TL tedbir ve iştirak nafakası ödenmesine, nafakalara her yıl ÜFE-TÜFE oranında artış uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı erkeğin evi ve eşyaları kadına bırakmak sureti ile evden ayrıldığını, kadının maddî ve manevî tazminat istemesini gerektirecek haklı bir sebebinin bulunmadığını, erkeğin asgari ücret ile çalıştığını, talep edilen nafakaları ödeme imkanının olmadığını, ayrıca büyük çocuğun baba yanında kalması nedeniyle tedbir nafakası talebinin bu çocuk için haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek boşanma talebinin kabulüne, ortak çocukların velâyetlerinin babaya bırakılmasına, maddî ve manevî tazminat talepleri ile tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı erkeğin aldattığı ve başka bir kadından evlilik dışı ilişki sonucunda çocuğunun dünyaya geldiği hadisesinin herkes tarafından bilindiği, bir gün hastane dönüşünde erkeğin başka bir kadın ile ve kucağında bebekle görüldüğü, böylelikle zina vakıasının ispatlandığı gerekçesiyle 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına, mahkemece aldırılan sosyal inceleme raporu doğrultusunda ortak çocuklardan Yiğit Uğur'un velâyetinin babaya, Muhammed'in velâyetinin ise anneye verilmesine, ortak çocuklar ile velâyeti kendine bırakılmayan ebeveyn arasında kişisel ilişki tesisine, ortak çocuk Muhammed yararına aylık 1.500,00 TL tedbir ve iştirak nafakası ile kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ödenmesine, nafakalara her yıl ÜFE oranında artış uygulanmasına, yine kadın yararına yasal şartları oluştuğu gerekçesiyle 200.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı erkek vekili istinaf dilekçesiyle; kararın, zina nedenine dayalı boşanma davasının kabulü, kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatların miktarı yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin dava dışı kadından 2022 doğumlu bir çocuğunun olduğu, bu kadın ile beraber yaşamaya devam ettiği, zina olgusunun ispatlandığı ve zina hukuki nedenine dayalı olarak boşanmaya karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre hükmedilen tazminat miktarlarının yerinde olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; boşanma hükmünün yerinde olmadığını, erkeğin ekonomik durumunun kadın yararına hükmedilen tazminatları karşılamakta yetersiz kaldığını ileri sürerek kararın, kadının boşanma davasının kabulü ile kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatların miktarı yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı kadın tarafından açılan zina hukuki nedenli davanın kabulünün yerinde olup olmadığı, kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatların kabulü şartları bulunup bulunmadığı ve miktarının fahiş olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 161 inci maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.