"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1489 E., 2023/1482 K.
KARAR : Başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/813 E., 2023/402 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili hükümlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; en ufak bir meselede davalının müvekkile şiddet uyguladığını, müvekkilin balayında davalının yüklü bir borç altına girdiğini öğrendiğini, evin ihtiyaçlarını karşılamak için müvekkilin evlendikten iki hafta sonra çalışmaya başladığını, davalı ve ailesinin müvekkilini engelli diyerek küçümsediğini, başka kadınlarla video ve fotoğraflarını, resimlerini gördüğünü, müvekkilin bu olaylardan sonra çocukları da alarak Kayseri'ye döndüğünü belirterek tarafların evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, velâyetin müvekkiline tevdii ile her bir çocuk için 5.000,00'er TL tedbir-iştirak, müvekkili için 5.000,00 tedbir-yoksulluk nafakasına, nafakaların ÜFE oranında her yıl artırılmasına, müvekkili lehine 200.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının aşırı derecede kıskanç biri olduğunu, müvekkile karşı onur kırıcı davranışlarda bulunduğunu, müvekkili basiretsizlik ve becerisizlikle suçlayarak hakaret ettiğini, müvekkilin ailesine de soğuk davrandığını, ailesinin evliliğe müdahalesine izin verdiğini, davacının dilekçesinde dayandığı şiddet ve aldatma olayından sonra evliliğin devam ettiğini ileri sürerek davanın reddine, ortak çocukların velâyet haklarının müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı erkeğin eşine şiddet uyguladığı, ihtiyaçları karşılamayıp maddî olarak destek olmadığı, bu nedenlerle davacı kadının çalışmak zorunda kaldığı, davacı kadının ise kıskanç olduğu, eşinin telefonunu karıştırdığı, maddî yönden onu küçümseyip lüks yaşamak istediği, maddî gücünü aşan taleplerde bulunduğu, ailesinin yanına gidip uzun süre kaldığı ve onların etkisinde kalarak hareket ettiği, eşine ve ailesine karşı soğuk davrandığı, onların çocuk için aldığı hediyeleri kullanmadığı, erkeğin ağır kusurlu, kadının az kusurlu olduğu gerekçesiyle tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, velâyetin anneye tevdiine, çocuklar ile baba arasında kişisel ilişki tesisine, davacı kadının boşanma ile yoksulluğa düşemeyeceği anlaşıldığından tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddine, çocuklar lehine aylık 850,00 TL tedbir, 850,00 TL iştirak nafakasına, kadın yararına koşulları oluştuğundan 30.000,00 TL maddî, 30.000.00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; şiddet olayının yıllar öncesine dayandığını, af olgusunun dikkate alınmadığını, davanın kabulü yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sadakatsizlik yada aldatma vakıasının 2018, şiddet vakıasının ise 2017 yılında gerçekleştiği, eşlerin barışıp evliliklerini devam ettirdikleri, 2020 yılında bir çocuklarının daha dünyaya geldiği, davalının bir kadın ile resiminin görülmesi olayından sonra da eşlerin yine barışıp çiğköfte üzerine işyeri açarak bir yıl kadar işlettikleri son ayrılığın ise kadının Kayseri’ye ailesini ziyarete gittikten sonra dönmemesi üzerine gerçekleştiği, erkeğin evlilik öncesi borçlarının bulunması ve kadının maddî gücünün üzerinde talepleri, kadının yaşadıkları şehirden ailesinin bulunduğu şehire sık sık gitmesinin yarattığı maddî harcamalar nedeniyle erkeğe “ihtiyaçları karşılamayıp maddî olarak destek olmadığı, bu nedenlerle davacı kadının çalışmak zorunda kaldığı,” vakıasının kusur olarak yüklenmesinin hatalı olduğu, davacının anne-babasının erkeğin ihtiyaçları almadığı ve kahveye gittiği yönündeki soyut beyanlarının inandırıcı bulunmadığı, sonuç olarak davacının dayandığı vakıalardan hiçbirini ispat edemediği, ispat edilen vakıaların ise yıllar öncesine ait olduğu, evliliğin bu kusurlu davranışların affedilerek yada hoşgörü ile karşılanarak devam etmesi nedeniyle kadının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, af olayının gerçekleşmediğini, aldatma fotoğraflarının görülmesi ile müvekkilinin dava açtığını belirterek, ailesinin yanına gidiş geliş masraflarının ailesi tarafından karşılandığını belirterek davanın reddi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın kabulü koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, ispat, af noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 166 ncı, 169 uncu, 174 üncü ve 175 inci maddeleri. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı ve 194 üncü maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.