"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/804 E., 2023/1247 K.
KARAR : Kısmen kabul ile yeniden esas hakkında hüküm verilmesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölcük Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/564 E., 2022/177 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Davacı ...'nın vefatı nedeniyle boşanma davası konusuz kaldığından boşanma talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına, davalının kusurlu olduğunun tespitine,
karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; hasta olan davacının sevgiye, ilgiye, huzura en çok ihtiyaç duymuş olduğu zaman diliminde davalı tarafın evlilik birliğinin getirdiği yükümlülükleri yerine getirmediğini, davacının aynı zamanda davalı ve davalının çocukları tarafından fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını, bu nedenle davacının durumunun giderek kötüleştiğini, torunları tarafından doktora götürülmek istendiğinde davalı tarafça engellenmeye çalışıldığını, doktora götürüldüğünde yatarak yedirildiği ve iyi bakılmadığı için enfeksiyonun bu denli ilerlediğinin bildirildiğini, hastaneye yattığı zamanlarda da yanında kaldığı sürece davacının sondasını çekip çıkarttığını, defalarca doktorlar tarafından uyarılmasına rağmen bu davranışına devam ettiğini, davacı hastanedeyken davalının refakatçi olarak yanında sadece birkaç gün kaldığını, torunları tarafından bakıldığını, davalının 18.08.2019 tarihinde hasta olan müvekkilini terk ederek evden ayrıldığını, müvekkilinin davalı tarafından oldukça incitici ve küçük düşürücü muamelelere, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ( 4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına,erkek lehine 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçek olmadığını, müvekkilinin davacıya iyi baktığını ve aralarında bir sorun olmadığını, davacının alzheimer olması nedeniyle artık çocuklaştığını, bu nedenle gerçek olmayan beyanlarda bulunduğunu, ayrıca davacının ağır işitmesi nedeniyle davalının kendisi ile yüksek sesle konuştuğunu, müvekkilinin de kanser tedavisi gördüğünü, 18.08.2019 tarihinde doktora gitmek için evden ayrıldığını, bunu fırsat bilen davacının torunlarının tarafları ayırabilmek için harekete geçtiğini belirterek davanın reddine, aksi kanaatte müvekkili lehine 2.000,00 TL tedbir/yoksulluk nafakası, 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminat takdir edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kadının, birliğin devamı esnasında davacıya yönelik olarak yüksek sesle azarlayıcı tarzda konuştuğunu, hasta olan davacının hastaneye götürülmesine engel olmaya çalıştığını, hastanede iken sadece birkaç gün davacıya refakat ettiğini, davacıyı yalnız bıraktığını, 18.08.2019 tarihinde ortak konutu terk ederek hasta ve bakıma muhtaç olan davacıyı yalnız bırakmak suretiyle kusuru bulunduğunu belirterek davacı ...' nın vefatı nedeniyle boşanma davası konusuz kaldığından boşanma talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına, 4721 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin ikinci bendi uyarınca davalının kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kadın vekili; hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kusur belirlemesi yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflarla herhangi bir akrabalık bağları bulunmadığı anlaşılan ve müteveffa davacının uzun süredir sağlık bakım hizmetlerini gerçekleştirdikleri anlaşılan davalı tanıkları ... ve ...'nın beyanları dikkate alındığında, davalı kadının yaşı itibariyle ciddi sağlık sorunları bulunan kulakları yeterince işitmeyen davacı eşine bağırma, eşi ile ilgilenmeme, eşine bakmama gibi bir durumunun söz konusu olmadığının anlaşıldığı yine, kendisi de dava tarihi itibariyle 77 yaşında olan ve kanser hastalığı bulunduğu anlaşılan davalı kadının hastanede yatan eşinin yanında birkaç gün refakatçi kalmasının mevcut durumda kadına kusur olarak yüklenmesine olanak bulunmadığı, yine davalı kadın aleyhine önleyici tedbir kararı alındığının anlaşılması karşısında kadının davacı eşini terk ettiğinin kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili bentlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davacının yargılamanın devamı sırasında ölmesi nedeniyle konusu kalmayan boşanma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4721 sayılı Kanunun 181 inci maddesinin ikinci bendi uyarınca davalının kusurunun tespitine yönelik istemin reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı mirasçılar vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kusur belirlemesi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
Uyuşmazlık taraflarca açılan, erkeğin yargılama sırasında ölümü ile konusuz kalan ve davacı mirasçıları tarafından kusur tespiti yönünden devam eden boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte sağ kalan eşten kaynaklanan ve geçimsizliğe sebebiyet veren bir kusurun ispatlanıp ispatlanmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı 194 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un, 6 ncı, 166 ncı ve 181 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı mirasçısı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.