Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1218 E., 2023/1384 K.

KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay Aile Mahkemesi

SAYISI : 2020/169 E., 2021/286 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü tamamen kaldırılarak asıl ve karşı boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, erkeğin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı- karşı davacı kadın mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı- karşı davalı erkek dava dilekçesinde özetle; kadının psikolojik rahatsızlığının olduğunu, bu hastalığın evlenmeden önce de olmasına rağmen erkekten gizlendiğini, hastalık nedeniyle kadının, erkeğe saldırdığını, hakaret ettiğini, ev işi yapmadığını, birlik görevini yerine getirmediğini, bir yıl önce evi terk ettiğini ve tekrar dönmediğini belirterek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı- karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin ailesinin etkisinde kaldığını, erkek ve ailesinin kadına işkence ettiğini, şiddet uyguladığını, boşanmakla tehdit ettiğini, tarafların akraba olması nedeniyle birbirlerini önceden tanıdıklarını, kadının evlenmeden önce psikolojik rahatsızlığının olmadığını, ailesi ile görüşmesine engel olduğunu, aç bıraktıklarını, manevî anlamda bağımsız konutun olmadığını, ailesinin kadını hizmetçi olarak gördüğünü, birlik görevini ihmal ettiğini, kadının babasına "Kızınızı istemiyoruz, al evine götür"dediğini, yatakları ayırdığını, baskıcı olduğunu, ekonomik şiddet uyguladığını, hasta olmadığı halde zorla psikolojik tedavi görmesi için erkek ve ailesinin kadını hastaneye yatırdıklarını, son olarak erkeğin, kadını babasının evine gönderdiğini ve tekrar gelmesini istemediğini belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, kadın yararına 60.000,00 TL maddî ve 75.000,00 TL manevî tazminata, aylık 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kadının psikolojik sorunlarının olduğu, evliliğe alışamadığı, erkeğe gerekli ilgiyi göstermediği, sürekli evden kaçtığı, erkeğin, kadını tedavi olması için hastaneye götürdüğü ancak kadının ailesinin kadını hastaneden çıkardığı, kadının intihar girişimlerinin olduğu, kadının tanıklarının görgüye dayalı bilgisinin olmadığı, kadının daha ağır kusurlu olduğu, karşı davanın ispatlanmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine, asıl davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına aylık 400,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı- karşı davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın kabulü, karşı davanın ve kadının tazminat taleplerinin reddi yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı-karşı davacı vekili tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı istinaf edildikten sonra, davalı-karşı davacı vekilinin 14.12.2021 tarihli dilekçesi ile kadının 02.11.2021 tarihinde vefat ettiğini, davalı-karşı davacı mirasçıları ... ile ...'ın kusur yönünden davayı takip etmek istediklerini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadının, alınan nüfus kaydına göre istinaf aşamasında, 02.11.2021 tarihinde öldüğü, mirasçılar vekili tarafından, kadının mirasçıları olan anne ve babası ... ile ...'ın davayı takip talepli, ekinde vekâletname olan dilekçe sunulduğu, evlilik birliğinin kadının ölümü ile son bulduğu, belirlenen bu duruma göre taraflarca karşılıklı açılan boşanma ve fer'îlerine ilişkin davanın ve kadının istinaf başvurusunun konusunun kalmadığı, kadının yasal mirasçılarının davayı kusur belirlemesi yönünden takip etme yönündeki dilekçeleri dikkate alındığında; dinlenen davalı- karşı davacı kadın tanıklarının sözlerinin soyut ve duyuma dayalı olup, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibaret olması nedeniyle davacı- karşı davalı erkeğin boşanmaya karar verilmesini gerektirir derecede bir kusurunun olmadığı gerekçesiyle taraflarca açılan boşanma ve fer'îlerine ilişkin talepler yönünden; evlilik birliğinin ölüm ile son bulması nedeni ile dava ve talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı- karşı davalı erkeğin boşanmaya karar verilmesini gerektirir derecede bir kusurunun olmadığının tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı- karşı davacı kadın mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı- karşı davacı kadın mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün tamamı yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında görülen, erkeğin ölümü ile konusuz kalan ve mirasçılar tarafından kusur tespiti yönünden devam eden boşanma davasında sağ kalan erkek eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurunun ispat edilip edilmediği, eksik inceleme bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı 194 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı, 166 ncı ve 181 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı kadın mirasçıları vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***