Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1377 E., 2023/1256 K.

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 3. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2019/41 E., 2021/144 K.

Taraflar arasındaki boşanma ve ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, ziynet alacağı davasının tefrikine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2000 yılında evlendiklerini, bu evliliklerinden 3 çocuklarının olduğunu, müvekkilinin ev hanımı olduğunu davalını ise bazı günlerde günlük işlerde çalıştığını, müvekkilinin evliliğin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirdiğini, davalının sorumluluklarını yerine getirmediğini, davalının yılın büyük çoğunluğunda çalışmadığını, müvekkilinin ev hanımı olmasına rağmen çeşitli günlük işlerde çalışarak geçimlerini sağlamaya çalıştığını, ancak davalının evde olmasından dolayı sürekli olarak tartıştıklarını, bu tartışmalarda davalının müvekkiline hakaret ve tehdit ettiğini, bu durumlara çocukların defalarca şahit olduğunu, davalının evi ve çocuklarla ilgilenmediğini, çocuklara hiç bir alanda yardım etmediğini, müvekkilinin ailesiyle görüşmesine izin vermediğini, davalı lehine uzaklaştırma kararı olduğunu, davalının bu davranışlarından dolayı evliliğin çekilmez hale geldiğini, bu nedenlerle tarafların boşanmalarına, velâyete muhtaç ortak çocu çocukların velâyetlerinin annelerine verilmesine, çocuklar ve müvekkili lehine nafakaya hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen hususların gerçek olmadığını, davacının müvekkiline psikolojik baskı yaptığını, hareketlerine çocukların bile anlam veremediğini, taraflar arasında tartışma yaşandığını ancak bu tartışma esnasında müvekkilinin davacıyı tehdit ve hakaret ettiği iddiaların gerçek olmadığını, davacının hergün öğleden sonra Antakya'ya ailesiyle görüşmeye gittiğini, müvekkilinin davacının ailesiyle görüşmesine hiç bir zaman karşı çıkmadığını, müvekkilinin hastanede tedavi gördüğünü ve bu nedenle çalışmakta zorlandığını, ancak buna rağmen günlük işlere giderek evin ve çocuklarının ihtiyaçlarını elinden geldiği kadar karşılamaya çalıştığını, davacının evde olmadığı zamanlarda müvekkilinin çocuklara baktığını, müvekkilinin çocuklarını çok sevdiğini ve onlara iyi baktığını, buna rağmen davacının sürekli gezdiğini, müvekkilinin evliliği boyunca davacıdan hiç bir şey istemediğini, davacının sorumluluklarını yerine getirmediğini, ortada sorun olmamasına rağmen çocukları müvekkilinden uzaklaştırdığını, yok yere şikayetçi olarak müvekkili hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığını, tarafların köyden Antakya'ya taşınmalarından sonra tartışmalarının başladığını, davacının müvekkilini sürekli terslediğini, ziynet eşyalarını da alıp gittiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın reddine, mahkemenin boşanmaya karar vermesi durumunda çocukların velâyetlerinin müvekkiline verilmesine, ziynet taleplerinin reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı erkek eşe hakaret etmek, tehdit etmek, düzenli bir işte çalışmayarak birlik giderlerine katılma yükümlülüğüne aykırı davranmak vakıalarından dolayı tam kusurlu, davacı kadının ise bir kusurunun bulunmadığı kabul edilerek, eşlerin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuklar 2004 d.lu Mehmet, 2010 d.lu Hüseyin'in velâyetlerinin babaya verilmesine, anne ile kişisel ilişki kurulmasına, talep olmadığından maddî-manevî tazminat, nafaka(iştirak-yoksulluk) hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; ortak çocukların velâyetlerinin babaya verilmesinin doğru olmadığı yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

2. Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddedilen kısımları yönünden davalı taraf lehine vekâlet ücreti verilmemesinin hatalı olduğundan bahisle katılma yoluyla vekâlet ücreti yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, tarafların ekonomik sosyal durumları, sosyal inceleme raporu, idrak çağındaki çocukların velâyet konusundaki duruşmadaki beyan ve talepleri ile toplanan diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin bu kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, bununla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin dava dosyası içerisinde toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, çocukların üstün menfaati gereğince verilen kararların usul ve kanuna uygun olduğu; davalı taraf, her ne kadar kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de davalı tarafın karşı davası ya da birleşen bir davasının olmadığı, davacı kadının ise açmış olduğu boşanma davasının kabulüne karar verildiği, davacı tarafın boşanmanın eki niteliğindeki bir kısım taleplerinin reddi kararının da vekâlet ücreti gerektirmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı kadın vekili; velâyet yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında velâyet hükmünün çocuğun üstün yararı ve dosya kapsamına uygun olup olmadığı,

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesi, 169 uncu maddesi, 330 uncu maddesi, 336 ncı maddesi, 336 asıl olup genel olarak 335 ila 351 arasında düzenlendi. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü maddesi. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 12 nci maddesi. Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü ve 6 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***