"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1565 E., 2023/2631 K.
KARAR : Başvurunun kabulüyle kararın kaldırılarak kısmen yeniden esas hakkında hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolvadin Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2021/209 E., 2021/826 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüyle kararın kaldırılarak yeniden kısmen esas hakkında hüküm kurulmasına, tarafların sair istinaf başvurularının ise esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2016 yılından beri ayrı yaşadığını, erkeğin sadakatsiz davrandığını, evi ile ilgilenmediğini, sabaha karşı eve alkollü geldiğini, fiziksel şiddet uyguladığını, psikolojik baskı yaptığını, kadını babasının evine yolladığını, bağımsız konut temin etmediğini, 2016 yılında açmış olduğu boşanma davasında kadına eve dön ihtar yolladığını, bu hususta samimiyetsiz olduğunu, ortak çocuklarla ilgilenmediğini, kadının 2016 yılında önlem nafakası davası actigini bu davada hükmedilen nafakalarının yetersiz kaldığını, böylece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunu ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, ortak çocuklar için aylık 500,00'er TL, kadın yararına ise aylık 1.000,00 TL tedbir nafakası ödenmesine, kararın kesinleşmesinden sonra nafakaların iştirak ve yoksulluk nafakası olarak devamına, kadın yararına 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminatın erkekten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek kadının fer'î taleplerinin reddiyle ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin bağımsız konut temin etmediği, kadına fiziksel şiddet uyguladığı, böylece boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin anneye verilmesine, baba ile aralarında kişisel ilişki tesisine, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, çocuklar yararına ise aylık 350,00'şer TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına yasal şartları oluştuğu gerekçesiyle 15.000,00 TL maddî, 15.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, iştirak ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığı yönünde kusur yüklenmiş ise de kadının daha önceki tarihli açtığı önlem nafakası davasında erkeğin şiddetine dayandığı ancak bu vakıayı ispatlayamadığı gerekçesiyle erkeğe bu yönde yüklenen kusurun çıkartılması gerektiği, erkek tarafından önceki tarihte terk nedeniyle açılan boşanma davasının reddedilip kesinleştiği, erkeğin bu davada kadına dön ihtarında bulunduğu, kadının var olan kusurlarını affettiğinin kabul edilmesi gerektiği ve tarafların bir daha bir araya gelmediği dikkate alındığında kadına herhangi bir kusur yüklenemeyeceği, böylece erkeğin tam kusurlu olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile ortak çocuklar ve kadın yararına hükmedilen iştirak ve yoksulluk nafakası miktarlarının az olduğu, yine tarafları sosyal ve ekonomik durumları ile tarafların kusur durumlarına göre kadın yararına hükmedilen maddî tazminat miktarının az olduğu, erkeğin ispatlanan kusurunun kadının kişilik haklarını ihlal etmediği ve kadın yararına manevî tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle erkeğin kusur belirlemesi ve manevî tazminata yönelik istinaf itirazları ile kadının yoksulluk ve iştirak nafakaları ile maddî tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazlarının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönlere ilişkin hüküm fıkralarının kaldırılmasına, yeniden kısmen esas hakkında hüküm kurulması suretiyle kadın yararına aylık 1.000,00 TL yoksulluk, ortak çocuklardan her biri yararına aylık 500,00'er TL iştirak nafakası ödenmesine, kadın yararına 35.000,00 TL maddî tazminatın erkekten tahsiline, kadının manevî tazminat talebinin reddine, tarafların sair istinaf başvurularının ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığını ve sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, erkeğin sadakatsizliğinin tanık tarafından görgüye dayalı olarak beyan edilmemesine rağmen bu yönde kusur yüklenmemesinin isabetsiz olduğunu, küçük ilçede erkeğin kadını aldattığı yönünde dedikodular dolaştığını, manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kusur belirlemesi, hükmedilen nafakalar ile maddî tazminatın miktarı ile manevî tazminat talebinin reddi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminatlar ile yoksulluk ve iştirak nafakası noktasında noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 182 nci ve 330 uncu maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.