Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2844 E., 2023/2883 K.

KARAR :Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden hüküm kurma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2023/113 E., 2023/362 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Kararın her iki taraf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmün kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.

Kararın her iki taraf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının birlik görevlerini yerine getirmediğini, sert davrandığını, hakaret ettiğini, küfür ettiğini, annesinin yanında tokat attığını, ailesinin varlığından rahatsız olduğunu, annesine şiddet uyguladığını, babasının tehdit ettiğini belirterek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin babaya verilmesine, 10.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı kadın vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; erkeğin sürekli şiddet uyguladığını, maaş kartına el koyduğunu, sürekli araç değiştirdiğini, bu nedenle kadının zor şartlarda çalışmaya mecbur kaldığını, hakaret ettiğini, aşağıladığını, hafta sonları annesi ile vakit geçirdiğini belirterek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, çocuk için aylık 500,00 TL iştirak nafakasının, kadın için aylık 1.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasının, 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminatın davacı-davalı erkekten alınarak davalı-davacı kadına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

A. İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı

İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2021 tarih ve 2019/111 Esas 2021/469 Karar sayılı kararı ile; taraflar arasında evlilik birlik ve beraberliğini temelinden sarsacak nitelikte şiddetli geçimsizlik olduğu, müşterek hayatın çekilmez bir hal aldığı, bu geçimsizlik sebebiyle tarafların ayrıldıkları, tekrar bir araya gelip bu evliliği yürütme ihtimallerinin bulunmadığı, evlilik birliğinin devamında korunmaya değer bir yararın da kalmadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, erkeğin manevi tazminat talebinin reddine, birleşen davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, velayeti birleşen davacı anneye verilen müşterek çocuk için yargılama sırasında 20.02.2021 tarihli ara kararı ile bağlanan aylık 250,00 TL tedbir nafakasının hüküm kesinleşinceye kadar tahsiline devamına, hüküm kesinleştikten sonra bu nafakanın aylık 150,00 TL arttırılarak 400,00 TL'ye yükseltilmesine ve iştirak nafakası olarak devamına, yargılama sırasında 12.02.2020 tarihli celsede birleşen davacı kadın lehine hükmedilen aylık 400,00 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar tahsiline devam olunmasına, karar kesinleştikten sonra bu nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına, birleşen davacının maddî ve manevî tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile; 30.000,00 TL maddî tazminat ile 30.000,00 TL manevî tazminatın birleşen davalı asıl davacıdan alınarak birleşen davacı asıl davalıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Gönderme Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı kadın vekili; kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları yönünden, davacı-davalı erkek vekili; her iki dava ve ferileri yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2023 tarih ve 2021/2155 Esas 2023/191 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalı karşı davacı kadının kusursuz, davacı- karşı davalı erkeğin ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilerek tarafların boşanmalarına, nafaka ve tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiği, ancak tanık anlatımları ve dayanılan vakıalar ile tüm delillere göre davacıya hangi kusurların yüklendiği açıklanmadığı, erkeğe yüklenen kusurların neler olduğunun belli olmadığı, bu sebeple kararın denetime elverişli olmadığı gerekçesi ile tarafların istinaf talebinin ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın, gerekçede yazılı işlemler yapılmak üzere mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

C.İlk Derece Mahkemesinin Son Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı -karşı davacı kadının eşine küfür ve hakaret ettiği, bu nedenle hafif kusurlu olduğu, davacı karşı davalı erkeğin tanık anlatımları, dayanılan vakalar ve tüm delillere göre eşine fiziki şiddet uyguladığı, bu nedenle kadının kaburgalarının kırıldığı, eşinin boğazını sıktığı, eşinin gözünde şişlik, darp izi, boğazında kemer izi bulunduğu, davacı- karşı davalı erkeğin sürekli olarak alkol aldığı, davacı- karşı davalı erkeğin şans oyunlarına düşkün olduğu, davacı karşı davalı erkeğin eşinin sağlık durumunu hiçe sayarak onunla zorla cinsel ilişkiye girmeye çalıştığı, davacı- karşı davalı erkeğin eşine ve evine maddî olarak yardımda bulunmadığı, eşi ve çocuğu ile ilgilenmediği, sürekli olarak arkadaşlarıyla dışarıda gezdiği ve evine vakit ayırmadığı, araba değiştirme takıntısı nedeniyle sürekli araba değiştirdiği ve bu nedenle sürekli kredi borcu yaptığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, erkeğin manevi tazminat talebinin reddine, birleşen kadının davasının kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki kurulmasına, velâyeti birleşen davacı anneye verilen ortak çocuk için yargılama sırasında 20.02.2020 tarihli ara karar ile bağlanan aylık 250,00 TL tedbir nafakasının hüküm kesinleşinceye kadar tahsiline devamına, hüküm kesinleştikten sonra bu nafakanın aylık 250,00 TL artırılarak aylık 500,00 TL'ye yükseltilmesine ve iştirak nafakası olarak devamına, davalı- karşı davacı kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği gerekçesi ile yargılama sırasında 12.02.2020 tarihli celsede birleşen davacı kadın lehine hükmedilen aylık 400,00 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar tahsiline devam olunmasına, karar kesinleştikten sonra bu nafakanın aylık 600,00 TL artırılarak aylık 1.000,00 TL yoksulluk nafakası olarak devamına, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, davalı- karşı davacı kadının boşanma sonucu kocasının maddî desteğini yitirdiği, ayrıca bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği gerekçesi ile 30.000,00 TL maddî tazminat ve 30.000,00 TL manevî tazminatın birleşen davalı asıl davacıdan alınarak birleşen davacı asıl davalıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı her iki taraf vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri

1.Davalı-davacı kadın vekili; kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarları yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davacı-davalı erkek vekili; her iki dava ve fer'îleri yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; kadının eşine küfür ve hakaret ettiği, bu nedenle hafif kusurlu olduğu, erkeğin eşine fiziki şiddet uyguladığı, bu nedenle kadının kaburgalarının kırıldığı, eşinin boğazını sıktığı, eşinin gözünde şişlik, darp izi, boğazında kemer izi bulunduğu, erkeğin sürekli olarak alkol aldığı, şans oyunlarına düşkün olduğu, eşinin sağlık durumunu hiçe sayarak onunla zorla cinsel ilişkiye girmeye çalıştığı, eşine ve evine maddi olarak yardımda bulunmadığı, eşi ve çocuğu ile ilgilenmediği, sürekli olarak arkadaşlarıyla dışarıda gezdiği ve evine vakit ayırmadığı, araba değiştirme takıntısı nedeniyle sürekli araba değiştirdiği ve bu nedenle sürekli kredi borcu yaptığı bu sebeple ağır kusurlu olduğu kabul edilerek kadının davasının kabulüne erkeğin davasının reddine karar verilmiş ise de; kabule göre; kadına da kusur yüklendiği halde erkeğin davasının reddine karar verilmesi hatalı olduğu gibi erkeğe yüklenen "kocanın şans oyunlarına düşkün olduğu, eşinin sağlık durumunu hiçe sayarak onunla zorla cinsel ilişkiye girmeye çalıştığı," kusurlarının ispat edilemediği, toplanan deliller tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığından gerçekleşen kusur durumuna göre; kadının eşine küfür ve hakaret ettiği, ev işleri ile yeterince ilgilenmeyerek birlik görevlerini yerine getirmediği, erkeğin ise; kadına fiziksel şiddet uyguladığı, kadının kaburgalarının kırıldığı, eşinin boğazını sıktığı, eşinin gözünde şişlik, darp izi, boğazında kemer izi bulunduğu, erkeğin sürekli olarak alkol aldığı, eşine ve evine maddi olarak yardımda bulunmadığı, eşi ve çocuğu ile ilgilenmediği, sürekli olarak arkadaşlarıyla dışarıda gezdiği ve evine vakit ayırmadığı, araba değiştirme takıntısı nedeniyle sürekli araba değiştirdiği ve bu nedenle sürekli kredi borcu yaptığı, kadının maaş kartına el koyarak ekonomik şiddet uyguladığı anlaşılmakla evlilik birliğinin sona ermesinde erkeğin ağır kusurlu kadının ise erkeğe göre daha hafif kusurlu olduğu, belirlenen kusur durumuna göre davacı-davalı erkeğin davasının da kabulü gerektiği, kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatın az olduğu gerekçesi ile davacı-davalı erkeğin kusur belirlemesi ve asıl davanın reddine ilişkin istinaf başvurusu dışındaki sair tüm istinaf başvurusu ile davalı-davacı kadının kusur belirlemesi ve tazminatların miktarına ilişkin istinaf başvurusu dışındaki sair istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı-davalı erkek ile davalı-davacı kadının kusur belirlemesine ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ayrı ayrı kabulü ile kararın kusura ilişkin gerekçesinin yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilmesine, davacı-davalı erkeğin asıl davanın reddine ilişkin istinaf başvurusu ile davalı-davacı kadının tazminatların miktarına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ayrı ayrı kabulü ile asıl dava yönünden hükmün tümden kaldırılmasına, birleşen dava yönünden hükmün 15. Bendinin kaldırılmasına, yerine yeni bent oluşturulmasına, yerine yeni bent oluşturulmasına karar verilen kısımları dışındaki hüküm fıkralarının aynen muhafazasına, asıl dava yönünden davacı-davalı erkeğin davasının kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, erkeğin manevî tazminat ve velâyet taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminatın davacı-davalı erkekten alınarak davalı-davacı kadına verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-davacı kadın vekili; erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat miktarları ve nafaka miktarları yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

. Uyuşmazlık, taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin davasının kabulünün doğru olup olmadığı, tazminat ve nafaka miktarlarının uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 174 üncü maddesi, 175 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu`nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddeleri

3.Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı paragraflarda belirtildiği üzere davalı-davacı kadın yararına maddî ve manevî tazminat yönünden BOZULMASINA,

2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davalı-davacı kadın vekilinin sair temyiz tirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***