"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1113 E., 2023/1648 K.
KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/366 E., 2022/372 K.
Taraflar arasındaki boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili hükümlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı karşı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının her olayı büyütüp kavga ortamı yarattığını, aşırı sinirli yapıda olduğunu, seni sevmiyorum dediğini, kıskandığını, depresyona meyilli bir kişiliğe sahip olduğunu, memnuniyetsiz bir tavır sergilediğini, yatakları ayırdığını, ortak konutu dahi terk ettiğini, hakaret ve küçük düşürücü sözler söylediğini belirterek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince boşanmalarına, 10.000,00TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin dava dilekçesindeki iddialarının gerçek dışı olduğunu, kadını hizmetçi gibi gördüğünü, hakaret ettiğini, cinsel ilişkiye zorladığını, tartışma çıkartıp "yüzüne bakmayacağım, yemeğini yemeyeceğim, seni istemiyorum" dediğini, müvekkili telefon istediğinde "bu evlilik bitsin git annen alsın, bıktım senden, lanet, pis kadın kuş beyinli" dediğini, müvekkilinin hastalandığında hastaneye götürmediğini, sadakatsiz olduğunu belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince
boşanmalarını, aylık 1.500,00 TL tedbir, yoksulluk nafakasına, nafaka miktarının ÜFE oranında artırılmasını, 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata, ziynet eşyalarını aynen iadesini, aksi halde şimdilik 500,00 TL bedelin erkekten tahsilini, yine bilirkişi incelemesi sonrası artırılmak kaydı ile eşya ve çeyizler yönünden 500,00 TL'nin erkekten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı karşı davacı kadının eşine "senden iğreniyorum, orospu çocuğu, piç, siktir git, şerefsiz," şeklinde hakaret ettiği, müşterek konuttan 3 kez ayrıldığı, evlilik birliğinin üzerine yüklediği sorumlulukları tam olarak yerine getirmediği, davacı karşı davalı erkeğin ise eşine "aptal, gerizekalı, bir diplomanı bile alamadın" şeklinde hakaret ettiği ve aşağılayıcı beyanlarda bulunduğu, ailesine "kızınızı istemiyorum, kızınız geri zekalı, isteseydim ondan çocuk yapardım" dediği, ev eşyalarına zarar verdiği, tarafların yukarıda belirlenen davranışları nedeniyle boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu bulundukları gerekçesi ile asıl ve karşı davanın ayrı ayrı kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince
boşanmalarına, tarafların maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine, dava tarihinden itibaren davalı karşı davacı kadın lehine takdir edilen aylık 600,00 TL tedbir nafakasının karar tarihi itibari ile aylık 800,00 TL'ye yükseltilerek davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya ödenmesine, tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine kadar devamına; kararın kesinleşmesi ile birlikte bir kereye mahsus olmak üzere 8.000,00 TL toplu nafakasının davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya ödenmesine, nafakanın irat şeklinde ödenmesi ve fazlaya ilişkin istemin reddine, ev ve çeyiz eşyaları hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı- karşı davalı erkek vekili; kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü yönlerinden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2.Davalı- karşı davacı kadın vekili; kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, nafakaların miktarı, tazminatların reddi yönlerinden istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillerden erkeğin kadına hakaret ettiği ve aşağılayıcı beyanlarda bulunduğu, kadının erkeğe hakaret ettiği, vakıalarının sabit olduğu, erkeğe yüklenen ev eşyalarına zarar verdiği vakıasının ise tarafların 28.12.2019 tarihinde birlikte eğlenmeye gitmeleri, kadının 30.12.2019 tarihinde evden ayrılması nazara alınarak ilk derece mahkemesince erkeğe yüklenen bu vakıalardan sonra tarafların evliliklerinin devam ettiği anlaşılmakla kadının bu olayı af etmiş sayılacağı en azından hoşgörü ile karşılayacağı kanaatine varıldığından ev eşyalarına zarar verdiği vakıasının erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, kadına İlk Derece Mahkemesince müşterek konuttan 3 kez ayrıldığı, vakıası kusur olarak yüklenmiş ise de kadının 2 kez evden ayrılmasından sonra tarafların barışıp evliliklerinin devam ettiği anlaşılmakla erkeğin bu olayı af etmiş sayılacağı en azından hoşgörü ile karşılayacağı kanaatine varıldığından kadının müşterek konuttan 3 kez ayrıldığı, vakıasının kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, kadının en son 30.12.2019 tarihinde evden ayrılarak evlilik birliğinin üzerine yüklediği sorumlulukları tam olarak yerine getirmediği vakıasının da sabit olduğu, tarafların birbirlerine yönelik diğer iddialarını ispat edemedikleri, bu hali ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, tarafların yine de eşit kusurlu oldukları anlaşıldığından, tarafların kusur oranına yönelik istinaf taleplerinin reddine, yüklenen vakıaya yönelik olarak istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, erkeğin kadının davasının kabulüne ve kadının erkeğin davasının kabulüne yönelik istinaf talebinin reddine, tarafların diğer istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı karşı davacı kadın vekili; kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminatın reddinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflarca 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma ve fer'ileri istemine ilişkin davalarda taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin boşanma davasının kabulü kararının yerinde olup olmadığı, kadın yararına tazminat şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 6 ncı, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 182 nci, 324 üncü, 327 nci, 328 inci, 329 uncu, 330 uncu ve 336 ncı maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı- karşı davacı kadın vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.