"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2439 E., 2023/3100 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/172 E., 2023/363 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, ipoteğin fekki, aile konutu şerhi konulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşinin 2015 yılının başlarında ... Mah. 3095 ada 8 parsel 3.bağımsız bölüm 2. kat Merkez/Çorum adresinde bulunan taşınmazı satın aldığını, bu evde yaşamaya başladıklarını, bu adreste müvekkilinin yıllardır ailesiyle birlikte yaşadığını, hala da ailesiyle birlikte yaşamaya devam ettiğini, Çorum 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/124 sayılı talimat dosyasındaki 30.01.2018 tarihli haciz tutanağında da bu adreste müvekkilinin yaşadığının belirtildiğini, her ne kadar söz konusu taşınmaza ilişkin tapuya aile konutu şerhi işlenmemiş ise de, taşınmazın aile konutu olduğunu, Türkiye İş Bankası A.Ş.'nin 02.04.2015 tarihinde ... Mah. 3095 ada 8 parsel 3. Bağımsız bölüm 2. Kat Merkez/Çorum adresindeki taşınmaza ipotek şerhi koydurduğunu, bu durumun hukuken elle tutulur hiçbir yanı bulunmadığını, sadece bir eşin yapmış olduğu hak sınırlandırmalarının kabul edilemeyeceğini, aile konutu üzerindeki hakların sınırlandırılabilmesi için müvekkilinin açık rızasının gerekli olduğunu, somut olayda kesinlikle böyle bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkilinin eşi ...'ın davalı bankaya borçlarını ödeyememeye başladığını, davalı bankanın icra ödeme emri gönderdiğini, icra dosyasına ödeme yapılamayınca rehnin paraya çevrilmesi yoluna gidildiğini, Çorum İcra Müdürlüğü'nden 2019/952 Talimat numaralı dosya ile aile konutunun satışının istenildiğini, konutun satışa çıkarıldığını, satışın gerçekleşmesi ile ihalenin feshi davası açıldığını, Çorum İcra Hukuk Mahkemesinde görülen 2019/347 Esas numaralı ihalenin feshi davasının 05/11/2020 tarihinde kesinleştiğini, ihalenin kesinleşmesi ile davaya konu taşınmazın tapuda yazan değerinin çok altında, neredeyse yarı fiyatına davalı bankaya satıldığını, satış işlemleri tamamlanmış olmasına rağmen müvekkilinin ailesi ile birlikte bu taşınmazda kalmaya devam ettiğini, hukuka aykırı olarak tesis edilen bu ipoteğin borcun ödenmemesi durumunda paraya çevrilerek satılmasının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek müvekkili ve ailesi arafından aile konutu olarak kullanılan taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulmasına, 3. kişilere devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, tapunun davalı bankaya devrinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı banka vekili cevap ve dava dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu, anılan taşınmazın cebri icra yolu ile satışı sonucu taşınmaz mülkiyeti el değiştirdiğinden taşınmazın aile konutu niteliğini kaybettiğini, davacının iddialarının aksine söz konusu taşınmazın aile konutu niteliğinde bulunmadığını, davacı tarafından ipotek tesisine dair muvafakatname verildiğini, bu nedenle davanın haksız yere ikame edildiğini, davalı ...'ın kredi talebinde bulunduğunu, teminat olarak da kaydında aile konutu şerhi bulunmayan dava konusu taşınmazı gösterdiğini, davacı ...'dan alınan muvafakatname yazısı uyarınca diğer davalının başvurusunun kabul edildiğini, ipoteğin tesisinden sonra davalı ...'a tüketici kredisi kullandırıldığını, davacı eş ...'ın anılan krediyi ayrıca müteselsil kefil olarak da imzaladığını, kredi sözleşmesinden de bu durumun görülebileceğini, ipoteğin tesis edildiği tarihte taşınmazın boş olduğunun ekspertiz raporu ile sabit olduğunu ifade ederek tedbir kararının kaldırılmasına, davacı tarafın davasının ve taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya arasına sunulan muvafakatneme ile davacının dava konusu taşınmazda ipotek tesisine imza atarak muvafakat ettiğinin anlaşıldığını ve isticvap beyanıyla imzanın kendisine ait olduğunu belirttiğini, davacının söz konusu imzayı boş belgeye attığı, aynı apartmanda bulunan kendilerine ait 1 no'lu bağımsız bölüm için imza attığı, belgenin daha sonra banka tarafından doldurulduğu yönündeki itirazının soyut nitelikte olduğunu ve elverişli deliller ile ispatlanamadığını, sonuç olarak aile konutu olduğu ileri sürülen dava konusu taşınmazda davalı banka lehine ipotek tesisi işlemine davacının muvafakatinin bulunduğunu belirterek ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddi yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olması gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, özellikle imzalanan kağıdın boş ve herhangi bir adres bilgisi olmadığını, müvekkilin eşine ait aynı bina içerisinde başka bir dairesinin bulunduğunu muvaffakanamenin bu taşınmaza yönelik verildiğini belirterek davanın reddi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davacı tarafından 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesine dayalı olarak açılan ipoteğin kaldırılması davasında taşınmazın aile konutu olup olmadığı, malik olmayan eşin ipotek konulmasına rızasının bulunup bulunmadığı, davanın kabulünün yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.