Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1034 E., 2024/942 K.

KARAR : Bozmaya uyularak hüküm tesisi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; kesinleşen kısımlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kadın yararına 80.000,00 TL maddî tazminat, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline sürekli olarak psikolojik, fiziksel ve ekonomik şiddet uyguladığını, müvekkilinin darp nedeniyle kadın sığınma evine sığındığını, davalının asabi ve geçimsiz bir kişiliğinin olduğunu, bu nedenlerle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 162 nci maddesi uyarınca hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanmalarına, bu da mümkün olmadığı takdirde 4721 sayılı Kanun’un 166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına ortak çocukların velâyetlerinin davacıya verilmesine davacı için kararın kesinleşmesinden itibaren yoksulluk nafakası olarak devam etmek kaydıyla aylık 1.600,00 TL tedbir nafakasına, ortak çocuklar için kararın kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakası olarak devam etmek kaydıyla aylık 700,00' er TL tedbir nafakasına, 82.000,00 TL maddî, 106.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sadakat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ailesinin ve babasının lafını dinleyip evini bırakıp ailesinin yanına gittiğini, davacının babasının sürekli davalıyı arayarak tahrik edici laflar kullandığını bu nedenlerle 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına ortak çocukların velâyetlerinin davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 02.02.2022 tarihli ve 2021/213 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararıyla; davacı kadının dava dilekçesi ile tanık deliline dayandığı, 27.09.2021 tarihli ön inceleme duruşmasının 2 numaralı ara kararı uyarınca davacıya tanıklarının isim ve adreslerini bildirmesi amacıyla kesin mehil verildiği, kesin mehile rağmen davacının herhangi bir tanık isim ve adresi bildirmediği gibi 08.12.2021 tarihli celsede herhangi bir tanığını da hazır etmediği, bu hali ile davacı tarafın dayandığı iddia ve vakıalara ilişkin herhangi bir delil yahut ispatın bulunmadığı, fiili olarak ayrı yaşamanın tek başına ayrılık sebebi de olmadığı anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin evliliği devam ettirmek istemediğini, yerel mahkemenin eksik ve yetersiz inceleme sonucunda karar verdiğini, Kızıltepe Devlet Hastanesinden alınan raporlar, Kızıltepe 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/529 Esas sayılı dosyası ve sosyal inceleme raporu ile dosyada yer alan diğer delillerin tarafların boşanmaları ile son derece yeterli olduğunu, tarafların yeniden bir araya gelmelerinin mümkün olmadığını, müvekkilinin bulunduğu özel durum nedeniyle tanık dinletmesinin mümkün olmadığını, dosya içerisinde birçok somut delil olduğunu, müvekkiline ait darp ve cebir raporlarının yeterli delil olduğunu belirterek hükmün tamamına yönelik olarak istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 13.01.2023 tarihli, 2022/488 Esas, 2023/113 Karar sayılı kararıyla; kadının delil olarak darp raporları, tanık beyanları, fotoğraf ve bilirkişi incelemesine dayandığı, Mahkemece verilen kesin süre içinde tanıklarını bildirmediği, sonraki celsede de hazır etmediğinden tanık deliline dayanmaktan vazgeçmiş ise de, delil olarak dayandığı doktor raporları dosya arasına alınmış ve 08.07.2019 tarihli raporda aile içi şiddet nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şeklinde rapor tanzim olunduğu anlaşıldığı, hal böyle olunca davalı erkeğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına davacı kadına fiziksel şiddet uygulaması nedeniyle tam kusuruyla sebebiyet verdiği anlaşılmakla açılan davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasayla aykırı olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılması gerektiğinden 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına tarafların ortak çocuklarının velâyetlerinin anneye tevdiine ve baba ile kişisel ilişki tesisine, davacı yararına aylık 700,00 TL tedbir nafakasına, tarafların ortak çocukları yararına aylık 300,00'er TL tedbir nafakasına, ortak çocuklar için kararın kesinleşmesinden itibaren aylık 400,00'er TL iştirak nafakasına, davacı kadın için aylık 1.500,00 TL yoksulluk nafakasına, 50.000,00 TL maddî ve 30.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 17.04.2024 tarih ve 2023/3530 Esas, 2023/2557 Karar sayılı kararıyla; tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminatların miktarlarının az olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları dikkate alınarak kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının maddî ve manevî tazminat miktarları yönlerinden kadın yararına bozulmasına, davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin onanmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, evlilik süresi, kusur durumu, kadının boşanma ile sona eren mevcut ve beklenen menfaatlerinin kapsamı ve kişilik haklarına yapılan saldırının niteliği göz önüne alınarak davacı kadın yararına 80.000,00 TL maddî tazminata ve 100.000,00 TL manevî tazminata, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kusurlu bir davranışının olmadığı, kadın yararına tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu belirtilerek; kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereğinin yerine getirilip getirilmediği, kesinleşen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenip incelenemeyeceği, kadın yararına hükmedilen tazminatların miktarlarının dosya kapsamına, bozmanın amacına ve hakkaniyete uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 174 üncü maddesi; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Necmettin'e yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***