"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/786 E., 2024/1391 K.
KARAR : Bozmaya uyularak hüküm kurma
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının kadının davasının kabulü gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, kadının asıl davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-davalı kadın vekili dava ile cevaba ve karşı davaya cevap dilekçesinde; erkeğin, öfkeli ve tutarsız davranışlarının olduğunu, ekonomik, cinsel, sözlü, psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, kıskançlık yaptığını, tartışmaları üzerine müvekkilini ortak konuttan kovduğunu ve eşyalarını dahi almasına izin vermediğini, erkeğin iddialarının asılsız olduğunu ve kabul etmediklerini, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını beyanla davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 250.000,00 TL maddî, 250.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin karşı davası ve taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-davacı erkek vekili cevap ile karşı dava dilekçesinde; kadının iddialarının gerçek olmadığını ve kabul etmediklerini, kadının, evlilik birliğine maddî bir katkıda bulunmadığını, cinsel birlikteliğe yanaşmadığını, ayrı yatakta yattığını, hakaret ve küfür ettiğini, evlilik birliği sorumluluklarını, yemek, çamaşır, ütü gibi ev işlerini yapmadığını, eşyalarını alarak ortak konuttan ayrıldığını, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını beyanla davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata, kadının asıl davası ve taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin kadının önceki evliliğinden olan çocuğuna kötü davrandığı, şiddet uyguladığı, kadını dövdüğü, aldattığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ve boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı, karşı dava ise erkeğin, sorumluluklarını yerine getirmediği, kadına şiddet uyguladığı, evden kovduğu, cinsel birleşme sağlayamadığı ve bu hususun evliliklerinde sorun oluşturduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile kadının davasının kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına, kadın lehine aylık 350,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 10.000,00 TL maddî ve 10.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin karşı davası ile maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin tarihli kararına kararına karşı;
Davalı-davacı erkek vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla; hükmün tamamı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesinin toplanan deliller ile uyumlu olmadığı, Mahkemece, erkeğe izafe edilen kusurlar yönünden dinlenilen kadın tanıklarının sözlerinin bir kısmının evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını kabule elverişli olmayan, duyuma dayalı beyanlar olduğu, bir kısmının ise sebep ve saiki açıklanmayan, inandırıcılıktan uzak soyut izahlardan ibaret olduğu, kadın tanığı H.Ö.'nün kadının Aydın'dan geldiğinde çenesinde şişlik olduğunu ileri sürmüş ise de, kadının en son ayrılma olayında şiddet gördüğünü ileri sürmemiş olduğu, gerçekleşen bu durum karşısında kadının, evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda erkeğin kusurunu kanıtlayamadığı, kadının boşanma davası yönünden kanuni koşullar oluşmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davalı-davacı erkek vekilinin kusur tespitine yönelik istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin asıl ve karşı dava yönünden kusura ilişkin gerekçesinin açıklanan şekilde düzeltilmesine, davalı-karşı davacı erkek vekilinin, kadının kabul edilen boşanma davasına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kadının boşanma davası yönünden kaldırılmasına ve bu yönden esas hakkında yeniden hüküm tesisine, davacı-davalı kadının boşanma davasının reddine, kadın lehine aylık 350,00 TL tedbir nafakasına, kadının yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat talebinin reddine, davalı-karşı davacı erkek vekilinin sair istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı-davalı kadın vekili kadının asıl davasının reddi, kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi yönünden; davalı-davacı erkek vekili erkeğin karşı davasının reddi, kusur belirlemesi, maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 25.01.2024 tarihli ilamı ile erkeğin fiziksel şiddetinin olduğu, tam kusurlu kabul edilmesi ve bu nedenle de kadının davasının kabulü gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına, kadının fer'î taleplerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma kapsamı dışında kalan hususlar yönünden ise erkeğin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma ilamına uyulmakla, asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına aylık 350,00TL yoksulluk nafakasına, 10.000,00 TL maddî ve 10.000,00 TL manevî tazminata, kesinleşen hususlara ilişkin yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davanın kabulünün ve kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası ile tazminatların haksız olduğunu, karşı davanın ispatlandığını, erkeğin kusurunun bulunmadığını, kadının taşınmazları, bankada parası ve emekli aylığı bulunduğunu, yoksulluk nafakasına ilişkin kararın gerekçesinin bulunmadığını belirterek asıl davanın kabulü, karşı davanın reddi, kusur belirlemesi, hükmedilen nafaka ve tazminatlar, reddedilen tazminatlar yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bozma kapsamına uygun karar verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Toplanan delillerden, tarafların her ikisinin de emekli olduğu ve kadın adına kayıtlı taşınmazların bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken 4271 sayılı Kanun'un 175 inci maddesindeki koşullar somut olayda kadın yararına gerçekleşmediğinden kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden erkek yararına BOZULMASINA,
2.Davalı-davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.