Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/873 E., 2022/1735 K.

DAVA TARİHİ : 29.05.2018

KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2018/477 E., 2019/994 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.

Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında evliliğin ilk yıllarından beri şiddetli geçimsizliğin başladığını, tarafların artık evlilik birlikteliklerini sürdürmelerinin mümkün olmadığını, davalının, kadının çalışmasına izin vermediğini, karşı tarafın zaman zaman saldırgan hale gelecek şekilde alkol kullandığını, sürekli küfür, hakaret ve şiddete maruz kaldığını, davalı tarafın ahlaksız yaşam sürdüğünü, başka kadınlarla görüştüğünü, evlilik ödevlerini yerine getirmediği, ekonomik baskı yaptığını, işitme engelli olan çocuğun sağlığı ile ilgilenmediğini, hatta çocuk için elde edilen bir kısım gelirlere el koyarak kişisel harcamalarında kullandığını, sözlü ve fiziki şiddet uyguladığın ileri sürerek davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye bırakılmasına, ortak çocuk Muhammed Ömer için aylık 750,00 TL ve Berke Hamza için aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkeğe dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafından yasal süresinde cevap dilekçesi verilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların dava açıldıktan sonra biraraya geldiğinin ispatlanamadığını ve sözlü ve fiziki şiddet uygulayan, tehdit ve hakaret eden, alkolün etkisinde saldırgan tutum sergileyen, sadakatsiz olan erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuk Muhammed Ömer'in velâyetinin anneye verilmesine, çocuk Berke Hamza'nın rüştünü tamamlaması nedeniyle velâyeti hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Berke Hamza için aylık 500,00 TL tedbir nafakasının dava tarihinden geçerli olmak üzere rüştünü tamamladığı 25.10.2019 tarihinden itibaren kaldırılmak üzere, diğer çocuk Muhammed Ömer için aylık 500,00 TL tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren tedbir, kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren iştirak nafakası olarak davalıdan alınarak çocuklara velâyeten davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı erkek vekili; hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kadının davasının kabulü, kusur tespiti, çocuklar için dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına karar verilmesinin doğru olmadığı, velâyet, delillerin toplanmaması yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Davalı erkeğin dava dilekçesine süresinde cevap vermediği, delil bildirmediği görülmekle erkeğin delillerinin toplanılmamasının doğru olduğu, davacı kadının dava dilekçesinde de belirttiği üzere ortak çocuklardan Berke Hamza'nın davalı babanın yanında kaldığı, yine davacı kadın tanığı ...'in ifadesi ile de sabit olduğu üzere diğer çocuk Muhammed Ömer' in de 2019 yılı Şubat ayından beri babaannesinin yanında kaldığı sabit olmasına rağmen bu çocuklar için dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesinin ilgili bentlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle ortak çocuklardan Berke Hamza'nın babasının yanında kaldığı anlaşılmakla 4721 sayılı Kanun'un 169 uncu maddesi gereğince tedbir nafakası ile yargılama sırasında ergin olması nedeni ile iştirak nafakası takdirine yer olmadığına, diğer ortak çocuk Muhammet Ömer için dava tarihinden itibaren babaannesi yanında kalmaya başladığı 2019 yılı Şubat ayına kadar aylık 500,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak anneye verilmesine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren aylık 500,00 TL iştirak nafakası olarak devamına, fazlaya dair talebin reddine, (hükme 4.bend olarak yazılmasına), babanın velâyet talebi olmaması ve anneye verilmesinin çocuğun üstün yararına olması nedeniyle velâyete ilişkin düzenlemenin ve diğer hükümlerin isabetli olduğu belirtilerek sair istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı erkek vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kadının davasının kabulü, kusur tespiti, çocuklar için dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına karar verilmesinin doğru olmadığı, velâyet yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, davanın kabulü, nafakalar ile miktarları ve velâyet düzenlemesi noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 166 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası,182 nci, 330 uncu ve 336 ncı maddeleri. 6100 sayılı Kanun'un 370 inci ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle erkeğe kusur olarak yüklenen sadakatsizlik vakıasının güven sarsıcı davranış niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***