Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/2645 E., 2022/1870 K.

DAVA TARİHİ : 19.07.2018

KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2018/354 E., 2020/172 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın dava dilekçesinde özetle; erkeğin ilgisiz ve baskıcı olduğunu, bağırdığını, psikolojik olarak eşini ve çocuklarını baskılamaya agresif tavırlarla özellikle kadını sindirmeye çalıştığını, kazancını bildirmediğini, danışmadan küçük ölçekte dali alışveriş yapamadığını, davacıyı sürekli yönetme eğiliminde olduğunu, agresif tavırlar içine girdiğini, öfkesi sebebiyle kontrolünü kaybettiğini, kadının anne ve babasının tarafların ortak evine taşındıklarını ve müteahhitin vermiş olduğu kira parasını erkeğe verdiklerini,yer hizmetlere geçmesini engellediğini uçuşa devam etmesini istediğini, davalının özensiz biri olduğunu özel günleri kutlamadığını, ilgisiz davrandığını belirterek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince boşanmalarına, çocuk lehine aylık 4.000,00TL tedbir ve iştirak nafakası, 100.000,00TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının ailesinin de tarafların boşanmalarını istemediğini, davacının yoğun çalışma temposunda sinirlerinin bozulduğunu zaman zaman çocuklarına agresif tavırlar sergilediğini, evlilik birliği içinde davalının kendine özel bir hayatı harcaması gelecek planlamasının olmadığını, özelde davacının iddialarının dayanaksız olduğunu bu nedenlerde davacının davasının reddine, ortak çocukların velâyet haklarının davalıya verilmesine, ortak çocukların her biri için 4.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin kadına ekonomik şiddet uyguladığı, ortak kızlarına karşı ilgisiz davrandığı,kadının doğum günleri dışında eve misafir kabul etmediği evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı erkeğin daha fazla kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince

boşanmalarına, ortak çocuklar Bade ve ...'in velâyet lerinin davacı anneye tevdine, velâyet i davacı anneye verilen ortak çocuklar ile davalı baba arasında kişisel ilişki tesisine, ortak çocuklar için aylık 1.250,00'şer TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştikten sonra her bir çocuk için aylık 1.250,00 TL iştirak nafakası olarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur belirlemesi, manevî tazminatın reddi, tedbir ve iştirak nafakası miktarı yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur tespiti, boşanma, velâyet, tedbir ve iştirak nafakası ile yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davalı erkeğin ortak kızına karşı ilgisiz olduğu kusur olarak yüklenmiş ise de, bu konudaki tanık anlatımı soyut açıklamadan ibaret olduğu bu durumda eşine ekonomik şiddet uygulayan davalı erkek ile eve misafir kabul etmeyen davacı kadın evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında eşit kusurlu oldukları, ortak çocuklar için hükmedilen iştirak nafakasının miktarı az olduğu gerekçesi ile kadının iştirak nafakasının miktarına ve erkeğin kusur tespitine yönelik istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilgili bentlerin kaldırılmasına, ortak çocuklar yararına ayrı ayrı 2.500,00 TL iştirak nafakası ödenmesine, tarafların diğer istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı kadın vekili; eşit kusur belirlemesinin hatalı olduğu, tedbir ve iştirak nafakası miktarı ile manevî tazminatın reddinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla; kusur belirlemesi, manevî tazminatın reddi, tedbır ve iştirak nafakasının miktarı yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı erkek vekili; ortada boşanmayı gerektirecek kusur bulunmadığı ,davanın reddine karar verilmesi gerektiği, mahkemenin çocuklar için belirlemiş olduğu tedbir ve iştirak nafakalarının fahiş olduğu, reddedilen kısımlar yönünden lehe vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla; hükmün tamamı yönlerinden kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı kadın tarafından 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma ve fer'ileri istemine ilişkin davada taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, boşanma davasının kabulü kararının yerinde olup olmadığı, kadın yararına manevî tazminat şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, tedbir ve iştirak nafakalarının miktarlarının uygun olup olmadığı ve vekâlet ücreti noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 323 üncü, 326 ncı, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 6 ıncı maddeleri, 166 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 182 nci, 327 nci, 328 inci, 330 uncu maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***