"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/559 E., 2023/100 K.
DAVA TARİHİ : 28.05.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/210 E., 2022/75 K.
Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı kadının yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde; erkeğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, erkek eşin psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, ölümle tehdit ettiklerini, iradesini sakatlayarak zorla ve hileyle boşanma protokolü imzalattığını, istinaftan feragat dilekçelerinde bulunan yazıların kendisine ait olmadığını, boşanma protokolünün bu hali ile geçersiz olduğunu ve boşanmaya ilişkin mahkeme kararının da iptal edilmesi gerektiğini iddia ederek; hukuka aykırı şekilde imzalatılan boşanma protokolünün iptali ile Mardin Aile Mahkemesinin 2020/179 Esas, 2020/208 Karar sayılı boşanma kararının geçersizliğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek vekiline dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmesine rağmen süresinde davaya cevap vermemiştir. Yargılama aşamasında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların anlaşmalı olarak boşandıkları ve istinaftan feragat dilekçesi sunarak istinaf taleplerinden vazgeçtikleri, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi’nin 2020/607 – 2021/45 Esas ve Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinin bahse konu kararının Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2021/5015 Esas, 2021/7098 Karar sayılı ilamı ile onandığı, davalı erkeğe ve dava dışı Fatma'a Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davacı kadına yönelik hakaret ve tehdit suçlarından soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anlaşmalı boşanma dosyasında, kararın kaldırılması veya protokolün iptaline yönelik herhangi bir karar verilmediği, dosyanın temyiz ve istinaf kanun yolları tüketilerek kesinleştiği kesin hükmün mahkemeyi bağlayacağı, verilen anlaşmalı boşanma kararında ve kesinleşmesinde kararın iptalini gerektirecek herhangi bir usule ve hukuka aykırılığın olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, anlaşmalı boşanma protokolün geçersiz olduğunu belirterek yargılamanın iadesi talebinin kabulü yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; davacı kadının hileli yollarla iradesi sakatlanıp kandırılarak protokol ve istinaftan feragat dilekçesi imzalatılıp, anlaşmalı boşanmaya hükmedildiğini ileri sürerek yargılamanın iadesi talebinde bulunmuş ise de erkeğin açtığı anlaşmalı boşanma davasında, tarafların hakim huzurunda bizzat boşanmanın mali ve kişisel sonuçları, velâyet, kişisel ilişki hususlarında uzlaşma sağladıkları beyanları ve imzalarıyla tasdik ettirilip, ortak imzalı protokole itibar edilerek 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca boşanma kararı verildiği, bu kararın istinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştirildiği, dosya kapsamı itibariyle boşanma kararının hileli davranışlar sonucu gerçekleştiğinin ispat edilemediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; boşanma protokolünün hukuka aykırı şekilde müvekkilinin üzerinde fiziksel ve psikolojik baskı kurarak müvekkilinin iradesinin sakatlanarak imzalatıldığını, boşanma protokolünün bu hali ile geçersiz olduğunu ve mahkeme kararının iptal edilmesi gerektiğinin açık olmasına rağmen mahkemenin davayı reddetmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesi yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesinleşen anlaşmalı boşanma ilamına yönelik talep edilen yargılamanın iadesi koşullarının somut olayda bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi, 374 inci ve devamı maddeleri. 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.