"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/61 E., 2022/1827 K.
KARAR : Başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/237 E., 2020/69 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacı kadının boşanma ve fer'îlerine ilişkin davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, sağ kalan davalı eşin boşanma kararı verilmesini gerektirir derecede kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle, davalının hemen her gün içki içip eve geç geldiğini ve agresif olduğunu, çoğu zaman davacıya ağza alınmayacak hakaretlerde bulunduğunu, sürekli alkol alması nedeni ile evlilik birliğinin getirdiği yükümlülükleri yerine getirmediğini, eve gelirken sadece kendi yiyeceğini getirdiğini, eve maddî ve manevî hiç bir katkı sunmadığını, davalının 2013 yılının bahar aylarında müşterek haneyi terk ettiğini, o tarihten bu yana müşterek haneye gelmediğini, müvekkilini aramadığını, bu nedenlerle tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminatın faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, talep edilen tüm nüfakaların ÜFE oranında artırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek süresinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının sürekli alkol aldığı, kendisine göre yiyecek alıp birliğin geçim ve bakım ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediği, en son müşterek konutu terk ettiği ve tarafların uzun süredir ayrı yaşadıkları, evliliğin devamında toplumsal açıdan bir fayda kalmamış olup taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut olduğu, davacı kadına yüklenebilecek kusurlu bir davranışın varlığının iddia ve ispat edilmediği, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu`nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına, 300,00 TL tedbir nafakasının davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine, davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile 12.500,00 TL maddî tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı erkek vekili, tanık beyanlarının çelişkili olmasına rağmen hükme esas alındığını, müvekkili aleyhine hükmedilen tedbir nafakasını ödeyebilmesine imkan bulunmadığını, davacı kadının maddî durumunun davalı erkeğe göre daha iyi olduğunu, davalı erkeğe yöneltilen alkolik iddialarının kanıtlanmadığını, maddî tazminatın kaldırılması gerektiğini, davanın kabulü kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı asilin 24.01.2022 tarihinde dosya istinaf aşamasında iken ölmesi birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki evlilik birliğinin davacı asilin ölmesi nedeni ile ölüm ile son bulduğu, davacı kadın tarafından 4721 sayılı Kanun`un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan boşanma ve fer'îlerine ilişkin davasının konusuz kalması nedeni ile açılan boşanma davası ve fer'îleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davacı kadının yasal mirasçılarının davayı takip yönünde dilekçe sunmaları dikkate alındığında; 4721 sayılı Kanun`un 181 inci maddesinin ikinci fıkrasında, boşanma davası devam ederken eşlerden birinin ölümü halinde ölen eşin mirasçılarına, diğer eşin kusurunun tespiti için davaya devam etme hakkı tanındığı, taraflarca ileri sürülen vakıalar, gösterilen deliller, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı erkeğin sürekli alkol aldığı, kendisine göre yiyecek alıp birliğin bakım ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediği, en son müşterek konutu terk ettiği, tarafların uzun süre ayrı yaşadıkları, belirlenen bu duruma göre sağ kalan eşin boşanma kararı verilmesini gerektirir derecede kusurlu olduğu gerekçesi ile davalı erkeğin istinaf başvurusunun davacı mirasçılarının davayı takip etmek istemeleri de dikkate alınarak usulden kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davacı kadının boşanma ve fer'îlerine ilişkin dava ve talepleri hakkında davacı kadının 24.01.2022 tarihinde yargılama sırasında ölmesi nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, davacı mirasçılarının davayı takip etme irade ve beyanları dikkate alınarak sağ kalan davalı eşin, boşanma kararı verilmesini gerektirir derece kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı erkek vekili, tanık beyanlarının çelişkili olamasına rağmen hükme esas alındığını, davalı erkeğe yöneltilen alkolik iddialarının kanıtlanmadığını, davalıya yüklenen kusur iddialarının kanıtlanmadığını, davanın kabulü ve davalının kusurlu olduğuna ilişkin kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı ölen eşin mirasçılarının boşanma davasından feragat beyanlarının kapsamının ne olacağı, feragatin hukuki sonuç doğurup doğurmayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 4721 sayılı Kanun`un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 181 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiş, davalı erkeğin hükmü tümüyle istinaf etmesi üzerine dosya istinaf aşamasında iken davacı kadının vefat ettiği görülmüştür. Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi üzerine davalı erkeğin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmesinden sonra davacı kadın mirasçıları dosyaya sundukları 22.05.2023 tarihli dilekçe ile boşanma davasından davacı mirasçıları olarak feragat ettiklerini bildirmişlerdir. Davacı kadın mirasçıları her ne kadar dilekçelerinde boşanma davasından feragat ettiklerini bildirmişlerse de; bu talepleri davayı kusur tespitine yönelik takip iradesinden feragat niteliğindedir. Davacı kadın mirasçılarının dosyaya sunduğu feragat dilekçesi bu kapsamda değerlendirilerek dilekçe hakkında olumlu olumsuz karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı mirasçılarının dosyaya sundukları 22.05.2023 tarihli dilekçe uyarınca karar verilmek üzere BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.