"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/488 E., 2023/1112 K.
KARAR : Kısmen kabul ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sungurlu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2021/134 E., 2022/347 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine, erkeğin davasının ise reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların evledikten sonra Sungurlu İlçesine döndüklerini, ilk zamanlar kadının sürekli davacıya "ben sıkılıyorum, bunalıyorum" şeklinde beyanda bulunduğunu, bir süre sonra sebepsiz yere sinir krizleri geçirmeye başladığını, bir süre sonra evi terk etme alışkanlığının başladığını, erkeğin kadını ya şehir parkında ya da otobüs durağında bulduğunu, kadının konuşmak yerine hakaretlerde bulunduğunu, kadının kardeşi ... ile sebepsiz yere tartıştığını ve araya babasının girerek tarafları susturduğunu, herkesin içinde eşe karşı ağır hakaretlerde bulunduğunu, bu olayın ardından oradan ayrıldığını ve kendi ailesinin yanına döndüğünü ileri sürerek davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmalarına, erkek yararına 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; kayınbabasının evliliklerinin ilk gününden itibaren her gün hatta bazı günler günde bir kaç kez davalıyı görüntülü veya sesli arayarak "nerdesiniz? ne yapıyorsunuz? evin içini göster" gibi sorular sorarak sürekli rahatsız ettiğini, kadının işinin olduğu bir zamanda yanıt veremediğini ve geri dönüş apmayı unuttuğu günün akşamı görümcesi ...'nin eşini arayarak hakaret ve tehditlerde bulunduğnu, erkeğin bu konuşmaların üstüne tek bir laf etmediğini ve telefonu kapatır kapatmaz üzerine yürüdüğünü ve "...benim ailem aradığında o telefonu açacaksın benim ailem ne diyorsa onu yapacaksın onlara karşı ağzından tek kelime çıkarsa ağzını yüzünü sinkaf ederim..." diyerek davalıya şiddet uyguladığını ve açıklama yapmasına dahi izin vermediğini, o sırada annesinin aradığını ve erkeğin konuşmasına izin vermediğini, telefonu yere atıp telefonun kırılmasına sebebiyet verdiğini, bahse konu olaya annesinin telefonun diğer ucunda olması sebebiyle şahit olduğunu, eşinin küfürlerini duymak istemediği için ve eşini sinirli halinden korktuğu için evinden çıkarak site içindeki parka gidip oturarak eşinin sakinleşmesini beklediğini, asabi ve sadakatsiz tutumunun geçimsizliğe yol açtığını, fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, en ufak tartışmada dahi sesini yükselterek asabi tavırlar gösterdiğini, sürekli tehditler savurduğunu, evden kovduklarını, 16.04.2021 tarihinde taraflar arasında geçen sözlü tartışma esnasında hakaret ve tehdit ettiğini, kafasına silah dayadığını belirterek, asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 100.000,00 TL maddî ve 1.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğin, kadını aşağıladığı, eşine olan sorumluluklarını yerine getirmediği, eşine hakaret ettiği belirterek boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesi ile kadının davasının kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 06.04.2020 tarihinde hükmedilen 400,00 TL. tedbir nafakasının 400,00 TL artırılarak 800,00 TL'ye çıkarılmasına, 800,00 TL tedbir nafakasının (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) aylık iradlar halinde karar kesinleşinceye kadar ödenmesine, karar kesinleştikten sonra 800,00 TL yoksulluk nafakası olarak devamına, kadın yararına 7.000,00 TL maddî ve 5.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin davasının ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı erkek vekili; hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek hükmün tamamı yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı-karşı davacı kadın vekili, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, nafaka ve tazminatların miktarları yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile erkeğe yüklenen kusurlu davranışlardan sonra tarafların bir araya gelip evlilik birlikteliklerine devam ettikleri, bu nedenle bu kusurlu davranışların kadın tarafından affedildiği en azından hoşgörü ile kabul edildiği ve affedilen hususların taraflara kusur olarak yüklenemeyeceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili bentlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle kadının davasının reddine, kadının tedbir nafakası isteminin kısmen kabulü ile; tahsilde tekerrüre neden olmamak kaydı ile dava tarihinden 24.11.2022 tarihine kadar aylık 400,00 TL, 24.11.2022 tarihinden hükmün kesinleşme tarihine kadar aylık 800,00 TL tedbir nafakasının kocadan alınarak kadına verilmesine, kadının yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminat isteminin reddine karar verilmiş, tarafların sair istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı erkek vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, asıl davanın reddi ve fer'îleri yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı-karşı davacı kadın vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, karşı davanın reddi ve ferîleri yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, tarafların davalarının ve fer'îlerinin kabulü şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun'un 4 üncü, 166 ncı, 169 uncu, 174 üncü, 175 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 323 üncü ve devamı maddeleri, 369 uncu maddesi, 370 inci ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçlerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.