Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/1510 E., 2023/510K.

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 13. Aile Mahkemesi (Birleşen İstanbul Anadolu 17. Aile Mahkemesi'nin 2018/257 E.-2020/351 K. Sayılı kararı) (Birleşen İstanbul Anadolu 9. Aile Mahkemesi'nin 2017/867 E.-2018/544 K. Sayılı kararı)

SAYISI : 2019/101E.-2020/1373K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince açılan asıl ve birleşen boşanma davasının ayrı ayrı kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiştir.

Kararın davacı- davalı erkek vekili ile davalı- davacı kadın tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı erkek vekili ve kadın tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre ve temyize konu edilen birleşen davadaki toplam tedbir nafakası miktarı aylık 400,00 TL yıllık 4.800,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan

238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Davalı- davacı kadının tüm, davacı- davalı erkeğin reddedilen yön dışındaki temyiz itirazları yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı- davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının sadakatsizliği, küçük düşürücü ve aşağılayıcı ithamları nedeniyle huzurlu bir birliktelik olmadığını, psikolojik, fiziksel ve ekonomik şiddet uyguladığını, sürekli olarak eski ilişkileri ve kendisini beğenen kişilerden söz ettiğini, erkeği başka erkekler ile kıyasladığını, ev işlerini yapmadığını, hakaret ve tehdit ettiğini, erkeğin babasını evden göndermese çalıştığını ve sağlık durumunu sormadığını, evlilik içinde mahrem konuları 3.kişilere anlattığını, konutu sebepsiz yere çok defa terk ettiğini, kolu kırıldığında onu hastaneye götürmediğini, erkeğin ailesine hakaret ettiğini, annesi ile birlikte evi terk ettiğini iddia ederek, evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı-davacı kadın birleşen boşanma dava dilekçesinde özetle; erkeğin sadakatsiz davrandığını, fiziksel şiddet uyguladığını, kadını evden kovduğunu, kadın eve dönmek istediğinde eve almadığını, kadının şahsi eşyası ve düğünde takılan takılarını vermediğini iddia ederek, evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, aylık 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 200.000,00 TL maddî ve 200.000,00 TL manevî tazminata, ziynet eşyalarının iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Davalı-davacı kadın birleşen tedbir nafakası dava dilekçesinde özetle; erkeğin fiziksel şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini, evden kovduğunu, babasından ayrı bağımsız konut tutmadığını, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını iddia ederek, aylık 1.500,00 TL tedbir nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadının eşine ve çevresine kendisini isteyen başkaları bulunduğunu söylediği, eşinin babasını evde istemediği, erekğin ise eşine şiddet uyguladığı, kadını ve annesini evden kovduğu, erkeğin ağır kusurlu, kadının hafif kusurlu olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen boşanma davasının ayrı ayrı kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci ve ikkinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın için aylık 500,00 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, kadın için bir defaya mahsus 10.000,00 TL yoksulluk nafakasına, kadın için 15.000,00 TL maddî ve 10.000,00 TL manevî tazminata, kadının ziynet eşyasının iadesi talebi bakımından dava değeri belirtilerek usulüne uygun açılmış davası bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, kadının kocasının soyadının kullanmaya izin talebi bakımından usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen tedbir nafakası davasının kısmen kabulü ile dava tarihinden asıl boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçerli olmak üzere kadın için aylık 400,00 TL tedbir nafakasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı- davalı erkek vekili ile davalı- davacı kadın

tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı-davalı erkek vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur belirlemesi, birleşen boşanma davasının kabulü, kadın için kabul edilen tazminat ve nafakalar ile miktarları, kadının soyadı kullanmaya izin ve ziynet alacağı taleplerinin reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi, reddedilen tazminatlar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı-davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur belirlemesi, ağır kusurlu erkek lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi, toplu yoksulluk nafakası verilmesi ve miktarı, irat şeklinde nafakaya hükmedilmemesi, tedbir ve yoksulluk nafakası miktarları, tazminat miktarları, ziynet ve soyadı kullanamaya izin talepleri hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1)inci alt bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı- davalı erkek vekili ile davalı- davacı kadın

tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı-davalı erkek vekili vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki kanun yolu itirazlarını tekrar ederek, ayrıca kadına ait fakirlik belgesinin usulsüz olduğunu iddia ederek harç yatırılmadan yapılan temyiz başvuru dilekçesinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, kusur belirlemesi, birleşen boşanma davasının kabulü, kadın için kabul edilen tazminat ve nafakalar ile miktarları, reddedilen tazminatlar, birleşen tedbir nafakası dosyasında hükmedilen tedbir nafakası yönünden temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı-davacı kadın vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki kanun yolu itirazlarını tekrar ederek, kusur belirlemesi, kadın için kabul edilen maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflarca karşılıklı açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadına ve erkeğe yüklenen kusurların gerçekleşip gerçekleşmediği, kusur belirlemesine bağlı olarak erkeğin ve kadının maddî ve manevî tazminata hak kazanıp kazanamayacakları, birleşen boşanma davasının kabulünün usul ve kanuna uygun olup olmadığı, kadın yararına kabul edilen nafakalar ile tazminat miktarlarının hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51 inci maddesi hükmü dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Davacı-davalı erkek vekilinin birleşen bağımsız tedbir nafakası davasına yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı-davacı kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının davalı- davacı kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden BOZULMASINA,

4.Davacı- davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Mehmet'e yükletilmesine,

Peşin alınan harcın istek halinde yatıran Türkan'a iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***