"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/361 E., 2023/943 K.
KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 23. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/41 E., 2021/54 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın her iki taraf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasına, kaldırılan yönlerden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı karşı davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle, erkeğin aşırı kıskanç, şüpheci olduğunu, sürekli geçmişini sorguladığını, telefonuna program yükleyerek konuşmalarını dinlediğini, maaşını eline vermesini istediğini, tehdit ettiğini, hakaret ettiğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, 950.000,00 TL maddî, 600.000,00 TL manevî tazminatın davalı karşı davacı erkekten alınarak davacı karşı davalı kadına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı karşı davacı erkek vekili karşı dava dilekçesinde özetle; kadının iddialarının doğru olmadığını, kadının kıskanç olduğunu, maddî beklentilerinin olduğunu, sürekli yalan söylediğini, önceki ilişkilerini sakladığını, güven sarsıcı davranışları olduğunu, eski sevgililerinin resimlerini sakladığını, aşağıladığını, azarladığını, en az üç kere erkeğin boğazına sarıldığını, küfrederek evden kovduğunu, erkeğin ailesi ile görüşmediğini, eve almadığını, hakaret ettiğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, faizi ile 200.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminatın davacı karşı davalı kadından alınarak davalı karşı davacı erkeğe verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davada, 02.02.2019 tarihinde yaşanan son olay sonrasına dayanıldığı, dinlenen tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamından davacı karşı davalının o dönem mesleğiyle ilgili sınava hazırlandığı, davalı karşı davacının, davacı karşı davalıya sürpriz yapmak amacıyla İstanbul'dan ev almak için anne ve babasıyla İstanbul'a geldiği, davalı karşı davacının annesiyle telefonla konuştuğu, telefonda davacı karşı davalının annesine "ev pislik içinde, şimdi ben ne yapacağım, anne ve babasını da getirmiş" şeklinde konuştuğu, davalı karşı davacının kendisinden "pislik" diye söz edildiğini iddia ettiği ancak kendi beyanı dışında bunu somut bir delille ispatlayamadığı, hemen akabinde davacı karşı davalının annesi olan tanığın da duyduğu şekilde "bu evlenilecek değil, eğlenilecek kadındır, daha bu eve kimler gelip gitti" şeklinde bağırdığı, davalı karşı davacı erkeğin kadının telefonundaki resimleri ele geçirdikten sonra tarafların bir araya geldikleri, bu yaşananları erkeğin affettiği, en azından hoş gördüğü, kaldı ki hukuka aykırı delil olduğu, boşanmaya neden olan olaylarda davalı karşı davacı erkeğin tamamen kusurlu olduğu, davacı karşı davalı kadına atfı kabil bir kusur isnadının mümkün bulunmadığı, davacı karşı davalı kadından evlilik birliğini sürdürmesinin beklenemeyeceği, boşanma davası açmakta haklı olduğu gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, kararın kesinleşmesinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 50.000,00 TL maddî, 45.000,00 TL manevî tazminatın davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki taraf vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı karşı davacı erkek vekili; kadının davasının kabulü, erkeğin davasının reddi, kusur belirlemesi, aleyhe hükmedilen tazminatlar yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacı karşı davalı kadın vekili; tazminat miktarları yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemece davacı karşı davalı kadının kusurunun ispatlanamadığı kabul edilmiş ise de davacı karşı davalı kadının 02.02.2019 tarihinde ailesi ile İstanbul'daki evine yanına gelmek isteyen eşine "bak buraya falan gelmiyon demi", "gelsem ne olur" diyen eşine, "olmaz", "niçin geliyorsun" şeklinde mesajlar göndererek eşini ve ailesini İstanbul'daki bekarlık döneminden kalma evine kabul etmediği, bunun haricinde usulünce dayanılan ve ispatlanan bir kusurunun olmadığı, davacı karşı davalı kadının kusur yönünden açık bir istinaf başvurusunun bulunmadığı, mahkemece davalı karşı davacı erkeğe yüklenilen kusurların ise davacı karşı davalı tanığı ...'ın beyanlarına göre gerçekleştiği, taraflar arasındaki evlilik birliğinin ortak yaşamı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olup boşanmaya sebep olan bu olaylarda "davalı-davacı eşini İstanbul'daki bekarlık evine kabul etmeyen" davacı-davalı kadın ile "bu evlenilecek değil, eğlenilecek kadındır, daha bu eve kimler gelip gitti" diyen davalı-davacı erkeğin eşit kusurlu oldukları, davacı karşı davalı kadının boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduğu anlaşılmakla maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddi gerekirken yanlış kusur belirlemesine bağlı olarak kabulünün de doğru olmadığı gerekçesi ile davalı karşı davacı erkeğin kusur belirlemesine, karşı davasının kabulü gerektiğine, davacı karşı davalı kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminata hükmedilmesinin yanlış olduğuna ilişkin istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararın kusura ilişkin gerekçesinin açıklandığı şekilde düzeltilmesine, kararın kısmen kaldırılmasına, kaldırılan yönlerden yeniden hüküm kurulmasına, davacı karşı davalı kadının tazminat taleplerinin reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, davalı karşı davacı erkeğin tazminat taleplerinin reddine, kadının tüm, erkeğin sair istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı karşı davalı kadın vekili; erkeğin davsının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin davasının kabulü ve kadının tazminat taleplerinin reddi kararlarının doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.