Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/433 E., 2023/992 K.

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2020/283 E., 2021/915 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karşı ve birleşen davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine, asıl davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-davalı erkek vekili dava, karşı dava cevap, birleşen dava cevap dilekçelerinde özetle; kadının ilk evliliğinden kızları ile birlikte aynı evde yaşadıklarını, son yaşanan olayda kadının büyük kızı ...'nın "bu ev annemin evi, sen çık git" diye konuşarak erkeğe tekme attığını, erkeğin onları engellemek için kızları odaya götürdüğünü, vücudundaki yaralara rağmen kadının kızlarına inandığını ve bu olaydan kısa bir süre sonra fiili ayrılığın başladığını, kendisinin covid geçirip hastaneye kaldırıldığında kadının ilgilenmediğini iddia ederek davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, erkek yararına aylık 10.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, erkek yararına 250.000,00 TL maddî ve 250.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı-davacı kadın vekili karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin kadın adına kayıtlı işyerindeki müşterilere bağırdığını, erkeğin kadının büyük kızı ...'yı ortak konutta istemediğini, çocukların yaşantılarına müdahale ettiğini, kadının kızlarına küfür ve hakaret ettiğini, ...'ya fiziksel şiddet uyguladığını, erkek ile ... arasında son yaşanan olaydan sonra kadının ayrılma kararı aldığını ancak erkeğin akabinde covid hastalığına yakalandığını bu süreçte hastaneye ihtiyaçlarını gönderdiğini, erkek hastaneden çıktıktan sonra karantina süreci tamamlanıncaya kadar aynı evde kaldıklarını, ancak ayrı yerlerde yattıklarını, paylaşımlarının bulunmadığını iddia ederek asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, kadın yararına 400.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

2.Davalı-davacı kadın vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; erkeğin Ağustos 2020 yılında Sapanca Suit Villa'da bir kadınla birlikte kaldığını, bu kadınla 2018 yılından beri görüştüğünü iddia ederek davanın kabulüne, zina nedeniyle boşanmaya aksi takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, kadın yararına 400.000,00 TL maddî ve 600.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin kadının ilk evliliğinden olan kızı ...'ya fiziksel şiddet uyguladığı, fiziksel şiddetten sonra o dönem ortaya çıkan pandemi dolayısıyla tarafların aynı evde kaldıkları ancak yabancı gibi yaşadıkları, fiziksel şiddete maruz kalan ...'nın kendisini savunma iç güdüsü ile gerçekleştirdiği erkeği tırnaklama eyleminin kadın eş bakımından bir kusur olarak görülmediği, erkeğin "siktirin gidin" şeklinde küfür ettiği, birleşen dosyada getirilen otel kayıtlarına göre erkeğin aynı odada Sevda isimli kadınla kaldığı gerekçesi ile karşı ve birleşen davanın kabulüne asıl davanın reddine, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve zina nedeniyle boşanmalarına, kadının mevcut ve beklenen menfaatleri zedelendiğinden ve kişilik hakları ihlal edildiğinden kadın yararına 65.500,00 TL maddî ve 62.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin maddî ve manevî tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı-davalı erkek vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asıl davanın reddi, karşı ve birleşen davanın kabulü kararları yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı-davacı kadın vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; erkeğin birden fazla zinası sabit olduğu halde yalnızca Sevda adlı kadınla gerçekleşen zina eyleminin esas alınmasının ve yetersiz maddî ve manevî tazminat takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmün usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin istinaf itirazının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı-davalı erkek vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; asıl davanın reddi, karşı ve birleşen davanın kabulü kararları yönlerinden temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı-davacı kadın vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; erkeğin birden fazla zinası sabit olduğu halde yalnızca Sevda adlı kadınla gerçekleşen zina eyleminin esas alınmasının ve yetersiz maddî ve manevî tazminat takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu yönlerinden temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve zina nedenine dayalı boşanma davasında; ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, zina şartlarının oluşup oluşmadığı, asıl davanın reddi ile karşı ve birleşen davanın kabulünün doğru olup olmadığı, kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat miktarları noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 inci, 4 üncü, 6 ıncı, 161 inci maddesi, 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 174 üncü maddesi birinci ve ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Boçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı-davacı kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat miktarı yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının davalı-davacı kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat miktarı yönlerinden BOZULMASINA,

3.Davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine,

Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ...'a geri verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***