Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/384 E., 2023/1095 K.

KARAR : Başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2018/601 E., 2021/62 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karşı davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer'îlerine, asıl davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı-davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında hüküm tesisine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı-davacı kadın vekili nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden istinaf yoluna başvurmamıştır. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası, maddî ve manevî tazminatların miktarları yönünden istinaf yoluna başvurmayan davalı-davacı kadının bu konuda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı-davacı kadın vekilinin "tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakasının, maddî ve manevî tazminatların miktarlarına " yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı-davacı kadın vekilinin diğer yönlerden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-davalı erkek vekili dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; kadının sürekli kavga çıkarttığını, erkeği kırıcı ve rencide edici davrandığını, kadının evi terk ettiğini iddia ederek davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı kadın vekili karşı dava-cevap ve karşı dava cevaba cevap-ikinci cevap dilekçelerinde özetle; erkeğin bağımsız konut sağlamadığını, kadına "seni istemiyorum" şeklinde onur kırıcı ifadeler kullandığını, kadını aşağıladığını, kadına fiziksel şiddet uyguladığını, ihtiyaçları karşılamadığını iddia ederek davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, çocuk yararına aylık 700,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların evlilik süresince sürekli tartışma halinin olduğu, kadının erkeğe karşı hakaret ve küçük düşürücü sözler içeren beyanlarda bulunduğu, erkeğin ise; evlendikten sonra ayrı eve çıkılması yönündeki vaadini yerine getirmediği, eşinin hastalığı ile ilgilenmek gibi evlilikten doğan sorumluluklarını yerine getirmediği, ceza dosyasında verilen karar ile erkeğin eşini yaraladığının sabit olduğu, karara konu olan yaralama olayından sonra evlilik birliğinin kurulamadığı, tarafların on yılı aşkın süredir ayrı yaşadıkları, bu haliyle erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile karşı davanın kabulüne, evlilik birliğinin temelinden sarılması nedeniyle 4271 sayılı Türk Medeni Kanununun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına, asıl davanın reddine, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki düzenlenmesine, çocuk yararına aylık 300,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 350,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, beklenen ve mevcut menfaatleri zedelenen, kişilik hakları ihlal edilen kadın yararına 15.000,00 TL maddî ve 15.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı-davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, kusur değerlendirmesi, tazminatlar ile yoksulluk ve iştirak nafakaları miktarları yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadının istinaf yoluna başvurmayarak kusurlarının kesinleştiği, erkeğe yüklenen kusurlarında ispatlandığı bu haliyle erkeğin ağır kadının hafif kusurlu olmasına rağmen asıl davanın reddinin, yine hüküm bölümünde maddî hata yapılarak tarafların 6100 sayılı Kanununun 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca boşanmalarına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile erkeğin asıl davanın reddine yönelik istinaf talebinin kabulü ile, hükmün bu yönden kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle 6100 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre boşanmalarına, karşı davanın kabulüne, tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle 6100 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre boşanmalarına, erkeğin diğer yönlerden istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı kadın vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davanın kabulü, tazminat ve nafaka miktarları yönünden temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; erkeğin davasının kabulünün yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 inci, 4 üncü, 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı-davacı kadın vekilinin, tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminatların miktarlarına yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE,

2.Davalı-davacı kadın vekilinin diğer hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***