Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1779 E., 2023/1850 K.

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gemerek Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI : 2022/110 E., 2023/152 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 25.01.1994 tarihinde görücü usulü evlendiklerini, bu evlilikten 3 ortak çocuklarının bulunduğunu, düğünden sonra davalının anne ve babasının bulunduğu Şarkışla İlçesi Kızılcakışla Köyü' ndeki evde beraber yaşadıklarını, sonrasında bu evin bölündüğünü, bölünen bir kısmında yaşamaya devam ettiklerini, müvekkilinin bu durumu istememesine rağmen davalının hiç bir zaman ayrı ev açmadığını, davalının sürekli anne ve babasının sözünü dinlediğini, müvekkilinin istek ve arzularını hiç önemsemediğini, davalı ve ailesinin tarım ve hayvancılık yaptığını, müvekkilinin de gelin gittiğinden beri bu işlerde sürekli çalıştığını, davalının müvekkilinini sağlık ihtiyaçlarını da hiç önemsemediğini, tedavileri ile ilgilenmeyip destek olmadığını, davalının çocukları ile de hiç ilgilenmediğini, kızlarından ...' ı masraf yapamam diyerek ilk okuldan sonra okutmadığını, müvekkilinin davalının yıllarca süren tavırları sonucu birlikte yaşamak, ortak gelecek istek ve arzusu kalmadığını, evlilik birliğinin davalı yüzünden son bulduğunu, tarafların boşanmalarına, tedbiren ve tensiben dava sonuçlanıncaya kadar dava tarihinden itibaren müvekkili lehine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte aylık 2.000,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini, bu nafakanın dava sonuçlanınca yoksulluk nafakası olarak devamını, 75.000,00 TL manevî, 100.000,00 TL maddî tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkilinin babasına ait olan tarlalardan çıkan mahsullerden bedel ödemesini, traktör almasını, istediğini, bu durumları bahane ederek evde kavga çıkarttığını, davacının kavga çıkartarak müşterek konutu terk edip gitmeyi alışkanlık haline getirdiğini, davacının hastaneye gitmek için kızını ve damadını çağırdığını, müvekkilini hiçe sayarak bunu yaptığını, davacının sürekli abisinin yanına gittiğini, müvekkilini yok sayarak sürekli akrabalarının lafı ile hareket ettiğini, davacının iddia ettiği gibi tarlada çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının evde bulunan kameraların fişini çekerek, evde bulunan tüm yiyecekleri ve eşyaları arabaya yükleyip tekrar kameranın fişini takarak evi terk ettiğini, müvekkilinin ve ailesinin davacıyı geri getirmek için gittiğinde hakaretle karşılandıklarını, kovulduklarını, evlilik birliğinin sona ermesinde davacının tam kusurlu olduğunu, haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ara karar gereği davacı lehine dava tarihinden itibaren hükmedilen aylık 1.250,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün, karar kesinleşinceye kadar aynen devamına; hükmün kesinleşmesinden itibaren aylık 250,00 TL artırılarak aylık 1.500,00 TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı kadın yararına 20.000,00 TL maddî 20.000,00 TL manevî tazminatın; hükmün kesinleşmesinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı erkek vekili istinaf dilekçesi ile; kusur tespitinin hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilen nafakanın hatalı ve miktarının yüksek olduğunu, kusurun davacı da olduğunu bu nedenle hükmedilen maddî-manevî tazminatın da hatalı olduğunu ve miktarının yüksek olduğu yönlerinden istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların arasında uzun zamandır geçimsizlik bulunduğu, davalı erkeğin davacı eşine ve çocuklarına saygı göstermediği, değer vermediği, psikolojik şiddet uyguladığı, maddî durumu iyi olmasına rağmen davacıya ekonomik şiddet uyguladığı, çocuklarının, eşinin ve müşterek konutun ihtiyaçlarını giderirken cimri davrandığı, davacının sağlık problemleri ile ilgilenmediği, eşinin ailesinin müşterek konuta gelmelerine müsaade etmediği, bağımsız konut temin etmediği, kök ailesinin evliliklerine müdahalesine izin verdiği, davacı kadının ise; sürekli kardeşinin ikametinde vakit geçirerek evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmeyi ihmal ettiği gerçekleşen olaylarda erkeğin ağır, kadının ise hafif kusurlu olduğu; boşanma davasının kabulü kararında ve tarafların kusur derecelerinin belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı tespit edilen kusur dağılımına göre kadın lehine tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat takdir edilmesinin doğru, miktarının ise makul olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın tümüyle bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflarca açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, maddî tazminat, manevî tazminat, nafaka ve miktarları noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

4721 sayılı Kanun'un 4 üncü ve 6 ncı maddeleri, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***