"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1640 E., 2023/2563 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 8. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/20 E., 2022/330 K.
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir.
Kararın davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; erkeğin kadına hakaret ettiği, aşağıladığı, hırsızlık yaptığına dair iftira attığı, kadın, çocukları ve ev ile ilgilenmediği, ortak çocukların maddî ihtiyaçlarını kadının kök ailesine karşılattığı, çocuklara fiziksel şiddet uyguladığı, oğlunu evden kovduğu, kızının evi terk etmesi için psikolojik baskı yaptığı, kadının ailesiyle görüşmek istemediği, kadının kök ailesine hakaret ve tehdit ettiği, kadının onlarla görüşmesini engellediği, kadına psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığı, kadının maaş kartının aldığı, kadının tek başına çarşıya pazara gitmesine izin vermediği, kadına sürekli emirler yağdırdığı ve "Yemek getir, suyumu getir." dediği, erkeğin annesinin evlilik birliğine müdahale ettiği, erkeğin buna engel olmadığı, 5 yıl kadar önce annesinin evinde kalmaya başladığı, erkeğin defalarca kadının aldattığını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle ve zina nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına ve 250.000,00 TL maddî, 250.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini, mal rejiminin tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; kadının iddialarını kabul etmediği, çocuklarına karşı ilgili ve ihtiyaçlarını karşılayan bir baba olduğu, annesinin rahatsızlığı nedeniyle aynı binada üst kata annesinin dairesinde kaldığı, kadının erkeğin annesinin ortak konuta gelmesini istemediği, kadının 8 yıldır erkeğin kıyafetlerinin yıkamadığı, yemek yapmadığını, erkeğin kusurunun olmadığını, dava konusu gayrimenkulün alımında kadının katkısı olmadığını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadının nafaka, maddî ve manevî tazminat talebinin reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 1986 yılında evlenen ve gayri reşit çocukları bulunmayan taraflardan davalı erkeğin davacı kadına şiddet uyguladığı, sürekli küfür ettiği, başka kadınla ilişkisinin olduğu tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, davacı tanıklarının anlatımlarında eve kadın gelip kalmasına göre eylemin zina mahiyetinde olduğu değerlendirildiği, kadının 2021 yılı yılbaşı dönemlerinde geldiğinin tanık İfakat'in anlatımlarında bildirilmesi ve davanın 11.01.2021 tarihinde açılmasına göre zina için öngörülen altı aylık hak düşürücü süre dolmadan zina nedenine dayalı davanın açıldığı, davalının sabit görülen bu eylemleri ile evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına tam kusurlu olarak neden olduğu, tarafların yeniden bir araya gelerek evlilik birliğini yürütebilmelerine imkan kalmadığı sonuçlarına ulaşılarak davacının zina ve evlilik birliğinin sarsılması nedenlerine dayalı davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar vermek gerektiği, boşanma sebebiyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği, tarafların yapılan ekonomik durum araştırmalarına göre davacının boşanma ile yoksulluğa düşme koşulunun oluşmayacağı gerekçesi ile; davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 161 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, tarafların ekonomik durumları dikkate alınarak davacı ve davalı için tedbir nafakası takdirine yer olmadığına, davacının yoksulluk nafakası talebinin reddine ve kadın yararına 15.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminata mal rejiminin tasfiyesi yönünden dosyanın tefrikine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur tespiti, zina iddiasının gerçekleşmediği, kadın lehine hükmedilen tazminat ve miktarlar yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur tespiti, zina iddiasının gerçekleşmediği, kadın lehine hükmedilen tazminat ve miktarlarının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, açılan boşanma davasında zina eyleminin ispat edilip edilmediği ve taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, bu nedenlerle boşanma davasının kabulünün dosya kapsamına uygun olup olmadığı, kadın yararın tazminat takdirinin ve miktarlarının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanunu’nun 190 ıncı 194 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un, 4 üncü, 6 ıncı, 161 inci, 166 ıncı, 169 uncu, 174 üncü maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.