Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1890 E., 2023/1880 K.

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Boğazlıyan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/307 E., 2023/366 K.

Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir.

Kararın davacı-davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı-davalı erkek vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; kadının kıskanç olduğu ve erkek hakkında asılsız ithamlarda bulunduğu, kadının birlik görevlerinin yerine getirmediği, erkeğe hakaret ettiği erkeğin kök ailesine soğuk davrandığı ve onların ortak konuta ziyarete gelmesine engel olduğu, kadının sürekli kavga çıkardığı ve yatağını ayırdığını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, erkek yararına 500.000,00 TL maddî, 500.000,00 TL manevî tazminata, asıl davanın kabulüne ve karşı davanın reddine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; erkeğin kadını, erkeğin erkek kardeşinin eşi ile aldattığı, kadına bağımsız konut sağlamadığı, erkeğin Afrika da şoförlük yaptığı, kadının maddî ihtiyaçlarını karşılamadığı, kadına karşı ilgisiz davrandığı, kendi başına tatile gittiği kadını götürmediği, kadına hakaret ettiği, kadından soğuduğunu, sevmediğini, kadını istemediğini söylediği, kadının maddî birikimlerini tehditle aldığı, kadına ait parayı harcadığı, kadınla konuşmadığı, son olarak alkollü iken kadını ölümle tehdit ettiği ağır hakaretler ettiği, başka bir kadınla ilişkisi olduğu ve kadından boşanmak istediğini söyleyerek kadını evden kovduğunu iddia ederek erkeğin davasının reddini istemiş, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 6.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, nafakaya her yıl ÜFE oranında artış yapılmasına ve 500.000,00 TL maddî, 1.000.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; somut olayda her ne kadar davacı erkek davalı kadının kendisine hakaret ettiğini, kendisine iftiralar atarak kıskançlık krizine girdiğini, eve geldiğinde sıcak karşılama beklerken sıcak karşılamanın olmadığı ve yemeğini yapmayıp elbiselerini dahi yıkamadığını iddia etse de tarafların duruşmadaki beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre davacı erkeğin davalı kadının ihtiyaçlarını karşılamadığı, davacı erkeğin kardeşinin eşi aynı zamanda kuzeni olan yengesi ile ilişkisi olduğundan yeğeni Selçuk tarafından dövüldüğü, davacı ... ve erkek kardeşinin altlı üstlü oturdukları, yine dosyaya sunulan flash bellekte yengesi nurcan ile aynı yerde ve aynı tarihte tarihte çekilmiş fotoğraflarının olduğu, ancak bu tatilde çocuklarının ve eşinin haberi olmadığını, bu tatile arkadaşlarımla gidiyorum diyerek gittiği, ancak damadının arabada bayan eşyalarının olduğunu duruşmada beyan ettiği, davacı erkeğin davalı kadını da çocukları ile beraber Mersin'e tatile gönderdiği onlarla beraber gitmediği, davalı kadının yemeğini yaptığını ancak davacı erkeğin yemeklere gelmediği, davalı kadının kıskanç olmadığının yine tanık beyanları ile sabit olduğu, davacı erkeğin davalı kadına ve çocuklarına kendisini boşadığını, onu sevmediğini, çocuklarının onu alıp götürmesini söylediği, yine davalı kadına hakaretler edip davalı erkeğin davalı kadını evden gitmediği taktirde kötü şeyler olacağı yönünde tehdit ettiği, yine çocuklarının olduğu ortamda eline şişeyi alarak çocuklarına annenizi götürmezseniz şişeyi kafasında kıracağım dediği hususlarının sabit olduğu bu nedenlerle karşı davacı/davalı kadının kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla asıl davada davacı erkeğin davasının reddine karar verilmesi gerektiği, Karşı davada, yine yukarıda açıklanan nedenlerle eşini sevmediğini, başkasını sevdiğini söylediği, eşinin ihtiyaçlarını karşılamayan, güven sarsıcı ve sadakatsiz davranışlarda bulunan, evi terk etmesi ve kendisinden boşanması yönünde eşini hakaret ve tehdit eden davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğundan buna göre evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve evlilik birliğinin devamında korunmaya değer bir yarar kalmadığı kanaatine varılmakla karşı davada karşı davacı kadının davasının kabulüne karar verildiği, boşanma sebebiyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği, kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği, erkeğin gelir ve tanıkların beyan ettiği geliri de gözetilerek nafaka miktarının belirlendiği gerekçesi ile;Asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve 5.000,00 TL yoksulluk nafakasına, hükmedilen yoksulluk nafakasının her yıl TÜİK tarafından açıklanan TÜFE oranında artırılmasına ve kadın yararına 100.000,00 TL maddî, 120.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı-davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; kadının kabul edilen davası, kusur tespiti, kadın lehine hükmedilen nafaka ve tazminatlar ve miktarları ile reddedilen asıl davaları yönünden kararın davacı davalı erkek lehine kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı-davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; kadının kabul edilen davası, kusur tespiti, kadın lehine hükmedilen nafaka, tazminatlar ve miktarları ile erkeğin reddedilen asıl davası yönünden kararın davacı davalı erkek lehine bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, karşılıklı açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, kadının boşanma davasının kabulünün, erkeğin boşanma davasının reddinin dosya kapsamına uygun olup olmadığı, kadın yararına nafaka ve tazminat takdirinin ve miktarlarının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanunu’nun 190 ıncı 194 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un, 4 üncü, 6 ncı, 166 ncı, 169 uncu, 174 üncü, 175 inci, 176 ncı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-davalı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

ç

***