Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1067 E., 2023/1397 K.

KARAR : Başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm verilmesi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2021/757 E., 2022/329 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı erkek vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında daha önce Ankara Batı 2. Aile Mahkemesi'nin 2017/177 Esas, 2018/322 Karar sayılı dosyasında görülen boşanma davasının reddine karar verildiğini, söz konusu kararın kesinleşmesinden sonra tarafların üç yılı aşkın süredir bir araya gelmediklerini müvekkilinin kiraladığı ayrı konutta yaşadığını belirterek, avanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ( 4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; erkeğin sadakate aykırı davrandığını, başka bir kadınla yaşayarak ortak konuta gelmediğini, müvekkiline fiziksel şiddet uyguladığını, hakaret ettiğini, evliliğin sona ermesinde tüm kusurun davacıda olduğunu belirterek, davanın reddine, aksi halde müvekkili yararına aylık 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 150.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının daha önce açtığı boşanma davasının reddedildiği, kararın 08.09.2018 tarihinde kesinleştiği, boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra tarafların zaman zaman bir araya geldikleri ve aynı evde birlikte kaldıkları, davacının, davalı eşinin ve ortak evin ihtiyaçlarını karşıladığı belirtilerek 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan ortak hayatın yeniden kurulmamış olması koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, davalının maddî ve manevî tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı kadın yararına aylık 900,00 TL tedbir nafakasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı erkek vekili, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddi yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davacı erkek eş tarafından daha önce açılan ve reddedilen boşanma davasının kesinleşme tarihinden itibaren üç yıl geçtikten sonra açıldığı, davacının ortak hayatın yeniden kurulmadığı iddiası hakkında davalı tarafından verilen 28.11.2021 tarihli cevap dilekçesinde aradan geçen süre içinde ortak hayatın yeniden tesis edildiğine dair bir savunmanın mevcut olmadığı, başka bir kadınla yaşayarak ortak konuta gelmediği ileri sürülen davacının evliliğin sona ermesinde tam kusurlu olduğunun belirtildiği, davacının mernis adresini 26.10.2017 tarihinde davalı ile birlikte mernis adresleri olan ....Etimesgut/Ankara adresinden, ....Sincan/Ankara adresine taşıdığı, söz konusu adreste oturduğuna ilişkin olarak kira kontratı sunduğu, taraflar hakkında yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmalarında tarafların tek başlarına farklı adreslerde yaşadıklarının tespitinin yapıldığı, davalı kadın eş tarafından 19.10.2018 tarihinde açılan tedbir nafakası davasında kadın eşin ayrı yaşamakta haklı olduğunun tespit edildiği, bu duruma göre davacı tarafından, tarafların Ankara Batı 2. Aile Mahkemesi'nin 2017/177 Esas, 2018/322 Karar sayılı dosyasında evlilik birliğinin sarsılması hukuksal sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleştiği 08.09.2018 tarihinden eldeki davanın açıldığı 07.10.2021 tarihine kadar geçen sürede evlilik birliğini sürdürmek amacıyla bir araya gelmediklerinin ispat edildiği, erkeğin retle sonuçlanan ilk davayı açan, böylelikle fiili ayrılığa sebep olan, sadakate aykırı davranışlar sergileyen, güven sarsıcı hareketlerde bulunan, birlik görevlerini yerine getirmeyen, eşinin ve ortak konutun ihtiyaçlarını karşılamayan davacı erkek boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk davanın kabulü ile, tarafların Derece Mahkemesinin ilgili bentlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin son fıkrası gereğince boşanmalarına, davalı kadının tedbir nafakası talebinin kısmen kabulü ile aylık 900,00 TL tedbir nafakasının tahsilde tekerrür olmamak üzere davacıdan alınarak davalı kadına verilmesine, kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulüne, aylık 1.500,00 TL yoksulluk nafakasının davacıdan alınarak davalı kadına verilmesine, davalı kadının maddî tazminat talebinin kısmen kabulü ile 125.000,00 TL maddî tazminatın davacıdan alınarak davalı kadına verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı kadının manevî tazminat talebinin kısmen kabulü ile 75.000,00 TL manevî tazminatın davacıdan alınarak davalı kadına verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı kadın vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, davacı erkeğin 25.4.2023 tarihinde vefat ettiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esas yönünden hüküm kurulduğunu, tarafların boşanmasına ve davalı kadına maddî manevî tazminat ödenmesine karar verildiğini, taraflardan birinin ölmesi halindeki düzenlemeler nazara alındığında, davanın esası yönünden hüküm tesisinin mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık erkek tarafından açılan boşanma davasında, erkeğin yargılama sırasında ölümü ile davanın konusuz kalıp kalmadığı, 4721 sayılı Kanun’un, 181 inci maddesi gereği davacı mirasçıları tarafından kusur tespiti yönünden devam edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı 194 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un, 6 ncı, 166 ncı ve 181 inci maddesi.

3. Değerlendirme

Somut uyuşmazlıkta nüfus kaydına göre, davacı erkeğin boşanma kararı verilmesinden sonra, hüküm henüz kesinleşmeden 25.04.2023 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasındaki evlilik ölümle sona ermiş, boşanma davası konusuz kalmıştır. Açıklanan husus gözetilerek bir karar verilmek ve haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***