"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3403 E., 2024/670 K.
KARAR : Davalı erkek vekili
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının, davacı kadın lehine yoksulluk nafakası verilmesi şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, kesinleşen konularda karar verilmesine yer olmadığına ve davacı kadının yoksulluk nafakası isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin, kadına sürekli hakaret ettiğini, yıllarca fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, evlilik süresince evde kadına boş kağıda imza attırarak boşanmak istediğini söylediği ve bu kağıda imza atmazsan eline 300,00 TL verip s..tir ederim seni diyerek kadının onur ve haysiyetiyle oynadığını, kadının ailesini, akrabalarını, arkadaşlarını ziyaret etmesine karşı çıktığını, yakınlarının cenazesine dahi gitmesine müsaade etmediğini, eğer giderse de boşanmakla çocukların yüzünü göstermemekle tehdit ettiğini, ailesinin ziyarete gelmesine de izin vermediğini, kadını ve ailesini küçük gördüğünü, beğenmediğini, kadına sürekli o....çocuğu, 3-5 kişinin çocuğu, yüzün g..tüme benziyor, yüzüne bakılacak tarafın yok gibi şeyler söylediğini, ekonomik sıkıntılar yaşattığını, sevgi ve saygı göstermediğini belirterek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, kadın lehine aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî ve 60.000,00 TL manevî tazminata, kadına düğününde her biri 20 gramdan 8 adet 3'lü burma bilezik, her biri 14 gramdan 7 adet 2'li burma bilezik ve küpe, kolye bileklik ve yüzükten oluşan 120 gram set ziynet olarak takıldığını, ancak erkeğin bu ziynetlerin bazılarını evlilik birliği içindeyken kadının rızası olmadan, darp ederek zorla alıp babasına ait Ulaştepe'deki evin diğer hissedarlarından hisseleri satın almak için kullandığını, bir kısmını da yine zorla, rıza dışı alıp Çorum'da ev almak için bozdurup kullandığını, erkeğin Çorum'da ziynetlerini bozdurarak kendi üzerine almış olduğu bu evi 2012 yılında satarak İskilip'te babası adına bir ev satın aldığını, müvekkilin elinde hiçbir ziynetin bulunmadığını, bu nedenlerle sayılan ziynetlerin mümkünse aynen iadesine; mümkün değilse fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; kadının iddialarının gerçek dışı olduğunu, birlik görevlerini yapmadığını, hakaret ettiğini, aşağıladığını beyanla kadının art niyetli ve nafakayı artırmaya yönelik olan taleplerinin reddini ve sosyal ekonomik durum araştırması yapılarak önceki nafakanın da davacının daimi iş sahibi olması sebebiyle kaldırılmasına ve davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli kararıyla; erkeğin, ortak evin ve çocukların ihtiyaçlarını karşılamadığı, kadına hakaret ettiği, saygısız tutum sergilediği, ortak konutu haklı bir sebep olmaksızın terk ettiği, daha önce erkek tarafından açılan boşanma davasının kadının kusuru ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, kadına atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, tarafların uzun yıllardır ayrı yaşadıkları, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına, kadın lehine aylık 650,00 TL tedbir nafakasına, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının bir kusuru bulunmadığı, her ne kadar davacı da şu anda İşkur'dan işe girerek asgari ücret ile çalışıyor ise de; bunun yoksulluk nafakası talep etmesine engel bir durum olmayıp, davalının ise memur olarak çalıştığından tarafların sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek kadın lehine aylık 850,00 TL yoksulluk nafakasına, nafakaya her yıl TÜİK tarafından açıklanan ÜFE oranında artış uygulanmasına, yasal koşulları oluştuğundan kadın lehine 25.000,00 TL maddî ve 25.000,00 TL manevî tazminata, ziynetlerin aynen iadesine, olmadığı taktirde 86.140,00 TL bedelinin kadına ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde her iki taraf vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; nafakaların ve tazminatların miktarının az olduğunu ileri sürerek; kusur belirlemesi, nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; evlilik birliğinin sarsılmasında kusurlu olmadığını, kadının boşanma davası ve fer'îleri ile ziynet alacağının kabul edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek; hükmün tamamı yönünden istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2022 tarihli kararıyla; kadının, evin temizliği ile ilgilenmeyerek ve eşinin ütüsünü yapmayarak birlik görevini yerine getirmediği, kadına birlik görevini yerine getirmeme kusurunun eklenmesi gerektiği, bu durumda taraflara yüklenen kusurlar ve kusur dağılımı yönünden hükmün kusura ilişkin gerekçesinin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda ortak evin ve çocukların ihtiyaçlarını karşılamayan, kadına hakaret eden, saygısız tutum sergileyen, ortak konutu haklı bir sebep olmaksızın terk eden erkeğin ağır kusurlu, birlik görevini yapmayan kadının ise az kusurlu olduğu, şeklinde düzeltilmesine, kadının çalıştığı, kendisini yoksulluktan kurtarmaya yetecek, aylık sürekli ve düzenli gelirinin olduğu, bu hususun SGK kayıtları ile de sabit olduğu, kadın yönünden boşanma yüzünden yoksulluğa düşme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile boşanma yüzünden zedelenen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminatın az olduğu gerekçesiyle kadın lehine 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata, kadının dava dilekçesinde alyans talebi olmadığı halde talep aşılarak 1 adet 18 ayar ve ortalama 2.5 gram olan alyans yönünden hüküm kurulması ve faiz başlangıcının hatalı hükmedilmesi yönünden ziynet alacağına ilişkin yeniden hüküm kurulması suretiyle kadının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL ziynet eşyası talebinde bulunduğu, 25.04.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile de bu talebini 86.140,00 TL olarak ıslah ettiği, Mahkemece kabul edilen ziynetlerin bedeli olan 86.140,00 TL'nin 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, geriye kalan 85.140,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 25.04.2022 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte erkekten alınarak kadına verilmesine, tarafların sair istinaf itirazları yönünden ise; İlk Derece Mahkemesi karar usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle tarafların sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 01.11.2023 tarihli kararı ile; davalı erkeğin ekonomik ve sosyal durumunun kadınınkinden daha yüksek olduğu, davacı kadın lehine 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesi koşulları gerçekleştiği, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken yazılı gerekçe ile isteğin reddi doğru olmadığı gerekçesiyle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının yoksulluk nafakası yönünden bozulmasına, sair yönlerden onanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kesinleşen konularda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, kadın yararına aylık 1.000,00 TL yoksulluk nafakasına, nafakaya kararın kesinleştiği tarihi takip eden yıllarda TÜİK'in yayınladığı ÜFE oranında artış uygulanmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası duruşmada saatli mazeret dilekçelerinin mesnetsin nedenle reddedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi'nce bozmaya uyulduğunu ancak bozma gereklerini eksik yerine getirdiğini, güncel sosyal inceleme raporu alınmadın verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozma sonrası yoksulluk nafakasının kabulü yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bozmaya uyularak kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin usul ve kanuna uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi, 175 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu, anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.