Logo

2. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

DAVA TARİHİ : 02.12.2019 - 06.01.2020

KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı olarak açılan boşanma davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Dairece, kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatın az olduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi esastan ret kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen bozulmasına ve temyize konu sair yönlerden onanmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatın miktarı artırılarak karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı-davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.... kadın vekili dava dilekçesinde; erkeğin kadına kötü muamelede bulunduğunu, fiziksel, ekonomik ve psikolojik şiddet uyguladığını, ailesinin kadına ve ailesine hakaret ettiğini, erkeğin ailesinin müdahalelerine sessiz kaldığını, hakaret ve tehdit ettiğini, eşini ailesi ile görüştürmediğini, zorla cinsel ilişkiye girerek cinsel şiddet uyguladığını ve kadından sürekli para istediğini iddia ederek tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 162 inci maddesi uyarınca boşanmalarına ve kadın yararına 20.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

2.... kadın vekili cevaba ve karşı davaya cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile yasal faizi ile birlikte 250.000,00 TL maddî, 250.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı-davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların asılsız olduğunu, kadının aşırı kıskanç olduğunu, birlik görevlerini ihmal ettiğini, ailesinin yönlendirmesi ile hareket ettiğini, ailesi ile gün içerisinde saatlerce telefonda konuştuğunu, sürekli ailesinin bulunduğu Denizli'ye taşınmaları için baskı yaptığını, eşini rencide ettiğini, erkeğin ailesi ile görüşmesini istemediğini ve tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu iddia ederek tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına ve erkek yararına yasal faizi ile birlikte 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2019/64 Esas, 2021/200 Karar sayılı kararıyla; evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşine evlilik birliğinin mutluluğuyla bağdaşmayan sözler söyleyen kadının az, eşine fiziksel şiddet uygulayan, eşinin ailesine hakaret ve tehdit içeren sözler söyleyen ve eşini ölümle tehdit eden erkeğin ağır kusurlu olduğu, boşanma sebebiyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerektiği ve kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği gerekçesi ile; asıl ve karşı davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadının tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddine, kadın yararına kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte 20.000,00 TL maddî ve 15.000,00 TL manevî tazminata ve erkeğin tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı ... kadın vekili erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen nafaka talepleri ile tazminatların miktarı; davalı-davacı erkek vekili kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile kadın yararına hükmedilen tazminatlar yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2022 tarihli ve 2021/1593 Esas, 2022/2634 Karar sayılı kararıyla, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı ... kadın vekili erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen nafaka talepleri ile tazminatların miktarı; davalı-davacı erkek vekili kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ile kadın yararına hükmedilen tazminatlar yönlerinden temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2.Dairenin 04.07.2023 tarihli kararı ile; tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminatın az olduğu gerekçesiyle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve temyize konu sair yönlerin onanmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma kararına uyulmasına karar verilerek kadın yararına kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte 140.000,00 TL maddî, 120.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde; kusur belirlemesinin yanlış olduğunu, tarafların ekonomik durumları ve hakkaniyet ilkesi gözetilmeden tazminatlara hükmedildiğini belirterek; kesinleşen hususlar ve tazminatların miktarı yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla, bozma kararının amacına uygun karar verilip verilmediği ve kadın yararına hükmedilen tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 174 üncü maddeleri. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında ... kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat miktarı çoktur. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı-davacı erkek vekilinin kesinleşen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının yeniden incelenmesi mümkün bulunmadığından kadın yararına hükmedilen tazminatların miktarı dışında kalan yönlerden temyiz dilekçesinin reddine,

2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatın miktarı yönünden BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***