Logo

20. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, müvekkilinin 23/07/2005 tarihli köy senedi ile satın aldığı taşınmazın yapılan ve kesinleşen kadastro sırasında kısmen ... köyü 104 ada 1 parsel sayılı orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilen taşınmaz ve 104 ada 1020 parsel sayılı 1/2 pay ile ... ve müvekkili adına tesbit edilen taşınmaz içerisinde kaldığı iddiasıyla, tapu kayıtlarının iptaliyle müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece davanın kabulüne, 104 ada 1 sayılı parselin tapu kaydının iptaliyle, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (C) harfiyle işaretli 735,06 m² ve (D) harfiyle işaretli 126,48 m²'lik kısmın ifrazı ile davacıya ait olan 104 ada 1020 parsele eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından 104 ada 1 sayılı parsele yönelik temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 31.03.2014 tarih, 2014/1976- 3839 E.K. sayılı kararı ile bozulmuştur.

Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ''Mahkemece, davacı yararına edinme koşulları oluştuğu belirlendiği gerekçesiyle 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (C) ve (D) harfiyle işaretli bölümlerinin davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki, getirtilen tapu kaydından 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın hükmen tapu siciline kaydedildiği yazılı olmasına rağmen, mahkemece ilgili dava dosya getirtilerek taraflar arasında kesin hüküm niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmediği gibi hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunda uygulanan memleket haritasının tarihi belli olmadığı, taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığı da değerlendirilmemiş olması nedeniyle yetersizdir'' şeklinde gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı ... ve davalı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro sonucu oluşan tapu kaydının, kadastro öncesi nedene dayalı olarak iptali ve tescil niteliğindedir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.

1)Davacı ...'un temyiz itirazları yönünden; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2)Davalı ... Yönetiminin temyiz itirazları yönünden; mahkemece davanın reddine karar verilmiş olduğu halde kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Yönetimi lehine vekalet ücreti yönünden karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1)Bir nolu bent gereğince davacının temyiz itirazlarının REDDİNE, temyiz harcının istek halinde iadesine,

2)İki nolu bent gereğince davalı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA 12/03/2019 günü oy birliği ile karar verildi.

***