"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, tüm davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulüne, davacı annenin maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, davacı babanın maddi tazminat isteminin kabulüne ve tüm davacı kardeşlerin maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davaya konu kaza olayının kurumca iş kazası olarak kabul ediliği, mahkemece olaya ilişkin kusur raporu aldırılmadan, ceza dava dosyasında aldırılan kusur raporlarına itibar edildiği, bu raporlarda aracı kullanan dava dışı işçinin %100 kusurlu olarak kabul edilidiği, TIR şöförülüğü yaptığı ve aynı zamanda emekli aylığı alması nedeniyle davacı babaya gelir bağlanmadığı, babanın bu konudaki gelir bağlanmasına yönelik talebinin kurum tarafından açıklanan nedenlerle reddedildiği, davacı annenin ise ev hanımı olduğu, davacı anneye gelir bağlanmasına yönelik talebin de kurum tarafından reddedildiği anlaşılmaktadır.
İş kazalarında olay, İş Hukuku ve sosyal güvenlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş aktinden doğan işçiyi gözetme (koruma) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur.
İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu'nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16/06/2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir )
Öte yandan, İş kazası nedeniyle işçinin ölümü halinde ana ve baba yararına maddi tazminata karar verilebilmesi için ana ve babaya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kısa vadeli sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması gerekmektedir. Kendilerine gelir bağlanan ana ve babanın destekten yararlandığı varsayılmaktadır. Bu nedenle mükerrer ödemeyi önlemek için tespit edilen tazminat miktarından bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri düşülmelidir.
Sigortalının iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümü durumunda anne ve babaya ölüm geliri bağlanması koşullarının belirlenmesi ile ilgili yasal düzenlemelere baktığımızda; 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun hak sahiplerine gelir bağlanılması ile ilgili 20/1. maddesinde, İş kazası veya meslek hastalığına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine, 17 nci madde gereğince tespit edilecek aylık kazancının % 70'i, 55 inci maddenin ikinci fıkrasına göre güncellenerek 34 üncü madde hükümlerine göre gelir olarak bağlanacağı, 34/d maddesinde ise hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam % 25'i oranında; ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam % 25'i, oranında aylık bağlanacağı kabul edilmiştir.
Söz konusu değişiklikle, ana ve babaya gelir bağlanabilmesi için birinci olarak hak sahibi eş ve çocuklara bağlanan gelirlerden artan hisse bulunması, ikinci olarak ana ve babanın her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirlerden asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklardan hak kazanılan gelir ve aylıklar dışında gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması koşulu ile toplam % 25 oranında gelir bağlanacağı kabul edilmiştir. Ayrıca ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunmasa bile ana ve babanın her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirlerden asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklardan hak kazanılan gelir ve aylıklar dışında gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması koşulu ile toplam % 25 oranında gelir bağlanacağı benimsenmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle somut olayda, değinilen bu kurallara uygun bir bilirkişi kusur raporunun varlığından bahsetmek mümkün değildir. Davacı babanın TIR şöförülüğü yaptığı ve aynı zamanda yaşlılık aylığı aldığı dikkate alındığında ölenin desteği kapsamında olmadığı gözden kaçırılarak babanın maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Yine Kurumca kendisine gelir bağlanmamış olan davacı annenin maddi tazminat isteminin kısmen kabul edilmesi de ayrca hatalıdır.
Yapılacak iş, İş Kanununun 77. maddesi ile yönetmelik hükümleri göz önünde tutularak 3 kişilik trafik iş güvenliği uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulundan kusur raporu almak, davacı babanın maddi tazminat istemini reddetmek, davacı annne açısından ise, SGK Başkanlığını hasım göstererek iş kazası sigorta kolundan kendisine ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti davası açması için davacı anneye önel vermek, dava açılması halinde açılan bu davayı 6100 sayılı HMK'nun 165/2. maddesi gereğince, eldeki tazminat
davası için bekletici mesele yapmak, kesinleşen mahkeme kararı ile annenin davası reddedilmiş ise annenin de maddi tazminat isteminin reddine karar vermek, açılan tespit davası kabul edilmiş, kesinleşmiş ve bununla birlikte anneye gelir bağlanmış ise hüküm tarihine en yakın tarihteki veriler gözetilerek davacı annenin maddi zararını hesaplatırarak Kurumca davacı anneye bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısımını maddi tazminat miktarından tenzil ederek, çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabul ve uygulamaya göre de, anne ve baba lehine hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları fazla olmuştur.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 23/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.