Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk İş Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 13/05/2007 olduğunun ve davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalı işyerinde 13.05.2007-09.07.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, davacının 13.05.2007- 30.02.2013 tarihleri arasında davalı ...' a ait ... Ticaret isimli işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanaklarından biri 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalıya ait 1405612 sicil numaralı ... ünvanlı toptan içki satışı yapılan işyerinden 01.03.2013- 02.08.2013 tarihleri arasında sigorta bildiriminin bulunduğu, davacı tanığı ...' nın şikayeti üzerine kurum denetmenlerince yapılan müfettiş tahkikatında davacının işe girişinin davacının ad ve imzasının bulunduğu fatura tarihi olan 01.09.2011 tarihi olarak kabul edildiği, 12.09.2007 ve 01.09.2011 tarihli davalı işyerine ait faturalarda teslim alan olarak davacının adı ve imzasının bulunduğu, 25.05.2009 tarihli vergi denetim tutanağında bir kişinin sigortasız çalıştırıldığı belirtili ise de sigortasız çalışan kişinin isminin yazılmadığı, davacı ve komşu işyeri tanıklarının dinlendiği, ihtilaflı dönem bordroları bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacı tarafından davalı işyerinin çalıştığı dönemde dört ayrı adrese taşındığı belirtildiyse de davalı işyerinin taşındığı adresler ve bu adreslerden komşu işyeri tanık araştırması yapılmadan, davalı işyeri belgeleri incelenmeden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu görülmüştür.

Yapılacak iş, davacının davalı işyerinde geçtiği davalı kurumca tespit edilen çalışma sürelerinin sorularak davacının ve davacı tanığı ...' nın güncel hizmet cetvellerinin davalı kurumdan istenmesi, davalı işyerine ait dönem bordrosu bulunmadığından davalı işyerinin ihtilaflı dönemde taşındığı adresler araştırılarak ... Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalıya o tarihte komşu olan işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahiplerinin araştırılıp tespit edilerek davacının ihtilaflı dönemde fiili ve kesintisiz bir çalışmasının olup olmadığı hususunda yöntemince beyanlarını almak, gerektiğinde konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla davalı işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin fatura, irsaliye ve defterleri incelenerek davacı tarafından düzenlenen belgeleri tespit etmek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği de nazara alınıp davacının çalışmasının fiili ve kesintisiz olarak devam edip etmediğini, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

O halde davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***