Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava; davacının 20.08.1998 – 20.03.2002 tarihleri arasında davalı ...'ye ait iş yerinde geçen ve davalı Kurum'a bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 01.08.1998 – 31.12.1999 tarihleri arasında 510 gün, 01.05.2000 – 30.11.2000 tarihleri arasında 210 gün, 01.11.2001 – 20.03.2002 tarihleri arasında 140 gün olmak üzere toplam 860 gün asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; talep edilen dönemde davacı adına davalı işyerince düzenlenen işe giriş bildirgesi ve davalı Kurum'a bildirilen çalışma bulunmadığı, ancak davacının davalı ...'sinin “su işyerinde” 03.06.2002 tarihinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesi düzenlendiği ve aynı tarih itibari ile davacının sigortalı çalışmalarının davalı Kurum'a bildirilmeye başlandığı, daha sonra 2002/3. dönemden itibaren davalı işyerine ait 1003704 sicil numaralı işyerinden çalışmaların bildirilmeye devam ettiği ve 01.03.2011 tarihinde sona erdiği, talep edilen döneme ilişkin dönem bordrolarının dosya arasına alınmadığı, davalı ... tarafından gönderilen ve 1998/8-9-10-12, 1999/1-3-4-5-6-7-9-10-11-12, 2000/5-11 arası, 2001/11-12, 2002/1-2-3. aylara ait “ geçici yevmiyeli işçi bordrolarında ” davacının adının bulunduğu, sözkonusu “ geçici yevmiyeli işçi bordroları ” nın bazılarında imza olduğu, “ geçici yevmiyeli işçi bordroları ” nın bazılarında davacının çalıştığı gün sayısı belli olduğu halde bazılarında olmadığı, davacının çalıştığı günlerin yer aldığı belgelerde 26 ya da 27 gün çalıştığının anlaşıldığı, bazı aylarda çalışmasının kaç gün olduğunun fotokopi çekiminden dolayı okunamadığı, davalı ... tarafından; tüm aylara ilişkin maaş bordroları ve puantaj kayıtlarının tamamının Belediye arşivinde bulunamadığının, anılan dönemde düzenli bir arşiv sistemi olmaması ve 2001 yılında ilçede meydana gelen sel felaketinden dolayı ve o döneme kadar Belediye arşivinin zemin katta olması nedeniyle istenilen belgelere ulaşılamadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Somut olayda; davacı 20.08.1998 tarihinden itibaren çalışmalarının tespitini talep ettiği halde 01.08.1998 tarihinden itibaren çalışmaların kabulüne karar verilerek talebin aşılması, öte yandan; dosyada mevcut “geçici yevmiyeli işçi bordroları” nın bir kısmı fotokopi olmasından dolayı okunamadığı halde denetime elverişsiz bordroların karara esas alınması, imza bulunan bir kısım “ geçici yevmiyeli işçi bordroları ” nda çalışmanın 30 günün altında olduğu anlaşıldığı halde, imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde araştırma yapılmadan ve imzanın davacıya ait olması halinde; imzalı bordroların, davacının çalışmalarının 30 günün altında geçtiğinin karinesi olduğu ve karinenin aksinin eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği, başka bir anlatımla; yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemeyeceği, davacı tarafından aksi yazılı delil ile ispat edilemeyen aylardaki sürenin bordrolarda belirtilen süre kadar olduğunun kabulünün gerekeceği göz ardı edilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş; talep edilen döneme ilişkin “ geçici yevmiyeli işçi bordroları ” nın ve puantaj kayıtlarının tamamının aslını veya onaylı ve okunaklı örneklerini getirtmek, sigortalının işyeri özlük dosyasının eksiksiz ve onaylı bir örneğini işyerinden istemek, davacıya “ geçici yevmiyeli işçi bordroları”ndaki imzaların kendisine ait olup olmadığını sormak, davacının imza inkarı halinde bu bordrolarındaki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığına dair imza incelemesi yaptırmak, eli ürünü olduğu anlaşılan dönemler yönünden; imzalı ücret bordrosunda belirtilen kadar çalıştığını kabul etmek, eli ürünü olmadığı anlaşılan dönemler ile ücret bordrosu olmayan dönemler yönünden ise; işveren kuruluşun davacı ile ilgili yetkili şef, amir, müdür gibi yetkili kişilerini tespit ederek bunların bilgilerine başvurmak, davacının ücretini ne şekilde aldığını araştırmak, çalıştığını gösterir belgelerin ibraz edilememesi halinde bunun nedenini araştırmak ve haklı bir nedene dayanıyor ise bu takdirde tanık sözlerine itibar ederek davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip davacının çalışmasının niteliğini somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde tarafların bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı ve davalılardan ...'na iadesine 19.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***