"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kuruma yanlışlıkla ödenen % 5'lik prim alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Davacı vekilin tahsis talebi üzerine mahkemece, 25.03.2016 tarihli ek kararla önceki gerekçeli kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası düzeltilerek bu defa davalı kurum lehine 500,00 TL vekalet ücretine karar verilmiş, ek karar süresi içinde davalı kurum tarafından temyiz edilmiştir.
HMK'nın 304. maddesinde, hükümdeki basit nitelikli açık hataların taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceği hükmü yer almışsa da; vekalet ücreti basit nitelikli açık hata olarak değerlendirilemez. Bir an için ek kararın tavzih niteliğinde olduğu düşünülebilirse de; HMK'nın 305.maddesinde, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, ek karar ile önceki gerekçeli kararda davalı Kurum lehine verilen vekalet ücretinin tavzih kararıyla düzeltilmesi usul ve yasaya aykırı olup, ek kararın bozularak kaldırılması ve asıl hükmün temyiz incelemesine geçilmesi gerekmektedir.
O halde usul ve yasaya aykırı 25.03.2016 tarihli ek kararın bozularak KALDIRILMASINA,
2- Dava, yersiz olarak tahsil edildiği ve talep edildiği halde iade edilmediği iddia olunan işveren hissesi sigorta priminin %5 puanlık Hazine teşvikinin yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın husumet (davalı sıfatı) yokluğu nedeni ile reddine karar verilerek, davalı kurum lehine 1.800,00 TL vekalet ücretine karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesinde “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur” hükmü yer almaktadır.
.../..
Yine aynı tarifenin 13/2 maddesinde hükmedilecek vekalet ücretinin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği hükmü yer almaktadır.
Somut olayda mahkemece, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğine göre, davalı Kurum lehine tarifenin 7/2 ve 13/2 maddelerine uygun şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile tam maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usule uygun değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/587 E, 2014/125 K, 19.02.2014 T)
Ne var ki bu husus bozma sebebi yapılmamış, vekalet ücretine ilişkin gerekçeli kararın hüküm fıkrasının düzeltilmesi ile yetinilmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle gerekçeli kararın vekalet ücretine ilişkin (1) nolu hüküm fıkrasındaki “1.800,00 TL” rakamı çıkartılıp yerine “500,00 TL” rakamı yazılarak DÜZELTİLMESİNE, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 26.05.2016 gününde oy birliğiyle ile karar verildi.