Logo

21. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, kurumca iptal edilen 2010/04-2011/03 dönemi arası toplam 12 aylık çalışma süresinin iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının gerçek ve fiili bir çalışmaya dayanmadığından bahisle davalı Kurum tarafından iptal edilen 2010/04 - 2011/03 dönemleri arası toplam 12 aylık çalışma süresinin kendisine iadesine karar verilmesi ve hizmetlerin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.

.../...

Somut olayda; davacının 2010/04- 2011/03 dönemleri arasında dava dışı işyeri sicil nolu. San. Tic. Ltd. Şti. işyerinden hizmetlerinin bildirildiği, davalı Kurum tarafından 09.05.2011 tarihli K.D./2011-127 sayılı kontrol memuru raporu ile söz konusu işyerinden 01.04.2009 tarihinden sonra bildirilen hizmetlerin gerçek ve fiili çalışmaya dayanmadığından iptaline karar verildiği, bu kapsamda davacının söz konusu hizmetlerinin de iptal edildiği, Ltd. Şti. işyerinden yapılan sigortalı bildirimlerinin 1995/3. döneminden 2011/3. dönemine kadar devam ettiği, işyerinin 01.08.1998-30.04.2011 tarihleri arasında vergi kaydı olduğu, 17.07.1995 tarihinden itibaren ticaret sicile kayıtlı olduğu ve şirket kaydının halen devam ettiği, davalı Kurum tarafından 11.07.2011 tarihinde verilen şikayet dilekçesi ile Hizmetleri Ltd. Şti. ortakları ..., ve ... hakkında sahtecilik suçundan şikayetçi olunduğu, şikayet üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma neticesinde, "15/02/2011 tarihli kira sözleşmesi içeriği ve tanık beyanlarına göre söz konusu şirketin işyerini -- adresine naklettiği, burada faaliyet gösterdiği, bu şekilde ortada sahtecilik suçunun işlendiğine dair yeterli delil ve emare bulunamadığı" gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve kararın şikayetçi Kurumun itirazı üzerine Mahkemesince incelenerek kesinleştiği, dava konusu dönemde şirket tarafından kesilen 31.3.2010-31.5.2010-10.7.2010-18.2.2011 tarihli faturaların ve 3. kişi tarafından şirkete kesilen 31.12.2010 tarihli faturanın davacı tarafından dosyaya delil olarak sunulduğu, 22.07.2014 tarihli adresinde yapılan emniyet araştırmasında;i Ltd. Şti. ortağı ...'ün olarak belirtilen adresteki işyerini kiraladığı, şirketi kapatmak için bu adrese taşıdıkları ancak şirketin faaliyetinin olmadığı ve 2 ay içinde kapattıkları, işyerini 2013 yılına kadar kiraladıkları ve 2013 yılında emlak dükkanını da kapattıklarının tespit edildiği, kamu tanığı olarak şirket ortakları, muhasebecisi ve çalışanlarının beyanlarının alındığı, tanıkların beyanlarında dava konusu dönemde şirketin faal olduğu ve davacının hizmetlerinin fiili çalışmaya dayandığı yönünde beyanda bulundukları, bilirkişi raporu alındığı, mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile davacının Ltd. Şti.'nin adresindeki işyerinde çalıştığının tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.

09.05.2011 tarihli ve K.D./2011-127 sayılı Sosyal Güvenlik Kontrol Memuru raporunda; 06.04.2011 tarihinde Hizm. Ltd. Şti. işyerinin davalı kurum kayıtlarında görünen adresine yerel denetim için gidildiği, belirtilen adreste işyerinin bulunmadığı, yapılan çevre soruşturmasında işyerinin yaklaşık 2 yıl önce kapandığı, işyerinde işverenlerin yanında zaman zaman başka çalışanlarında olduğu yönünde bilgi alındığı, yine denetim çerçevesinde 15.04.2011 tarihinde işyeri ortaklarından ..., 18.04.2011 tarihinde işyeri ortaklarından ..., 15.04.2011 tarihinde işyeri sigortalılarından davacı ..., 18.04.2011 tarihinde ise işyeri sigortalılarından ... ve ...'ın ifadelerine başvurulduğu, ifadelerin genel olarak birbirleriyle örtüştüğü ve işyerinin yeni adresinin "" olduğunu belirttikleri, denetim çerçevesinde bu defa ifadelerde işyeri adresi olarak belirtilen "" adresinde denetim yapıldığı, adresin belirtilen numarasında emlakçı bulunduğunun tespit edildiği, yapılan çevre soruşturmasında belirtilen adreste hiçbir zaman Ltd. Şti. adında bir işyerinin faaliyet göstermediği ve ... ve ... adında kişilerin sitede oturmadıkları bilgisinin edinildiği, adreste görülen emlakçının 2 ay önce açıldığı, bundan önce 5-6 ay adreste bayan kuaförünün faaliyet gösterdiği öncesinde de bakkala ait depo olarak kullanıldığının öğrenildiği, neticesinde 01.04.2009 tarihinden sonra . Ltd. Şti. işyerinden yapılan bildirimlerin sahte olduğu kanaatiyle bu tarihten sonra yapılan bildirimlerin iptali gerektiği sonucuyla raporun tamamlandığı anlaşılmıştır.

Yapılacak iş, dava dışı Tic. Ltd. Şti. işyerine ilişkin defter ve kayıtları isteyerek, işyerine ait belgelerle Kurum tarafından yapılan denetime ilişkin rapor, kayıt ve belgeleri birlikte değerlendirmek suretiyle karşılıklı denetim yapmak, davacının çalışmalarının geçtiğini beyan ettiği “ ” adresi ile şirketin resmi kayıtlarda görünen “ ” adresinde komşu işyeri araştırması yapmak, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***