"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
2-... Vek. Av. ...
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1999-2009 tarihleri arasında davalı Üniversitede geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davacının davalı Üniversiteye ait işyerlerinden verilmiş 01.05.1999 tarihli işe giriş bildirgesinin olduğu, hizmet cetveline göre 15.01.1999-14.06.2000 tarihleri arasında davalı işyerinde kısmi ve kesintili hizmet bildiriminde bulunulduğu, tespit istenen dönemde başka işyerinde çalışmasının olmadığı ve öğrenci işleri olarak tescilli işyerinin 15.01.1991-14.01.2006 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, davacı tanıklarının çalışmayı doğruladığı, dava dönemi içinde hangi tarihler arasında eğitim öğretimin devam ettiğine dair akademik takvimin dosya arasına alındığı ancak davacının dava dilekçesindeki beyanında 2001 ortalarından sonra yarım gün çalıştığının tespitini istemesine rağmen bu hususun değerlendirilmeden, ayrıca davacının eğitim öğretime ara verildiği sömestre ve yaz tatili dönemlerinde çalışıp çalışmadığı araştırılmadan eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, öncelikle davacıya çalıştığı süreleri ve gün ay olarak hangi tarihten sonra yarım gün çalıştığını açıklatarak ve dava dilekçesinde 2001 den sonra yarım gün çalıştığının tespitini istediği de gözetilerek, bordrolarda kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, dava döneminde ilgili bölümde görevli yönetici ve öğretim görevlilerini de araştırıp tespit ederek davacının çalışmasının eğitim öğretime ara verildiği sömestre ve yaz tatili dönemlerinde devam edip etmediğini, davalı yanın savunduğu gibi kısmi zamanlı bir çalışma olup olmadığını sormak, dosya arasındaki akademik takvimi beyanlara göre değerlendirmek, yarım gün çalıştığı süreyi tespit etmek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra, sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 26.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
C.C