"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1914 E., 2023/100 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/18 E., 2021/626 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin dava dışı Avukat ... ile birlikte davalıyı bir kısım davalarda vekil olarak temsil ettiklerini, 2015 Mart ayında müvekkilleri ile dava dışı avukat ...'in ortaklıklarının bozulduğunu, davalının müvekkillerini haksız olarak azlettiğini, bu nedenle vekalet ücreti alacağının muaccel hale geldiğini, dava dışı Avukat ... ile arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğunu, anlaşmaya göre müvekkillerinin muaccel hale gelen vekalet ücretinde %60 hissesinin bulunduğunu belirterek, bu hisseye karşılık gelen vekalet ücreti olarak fazla hakları saklı kalarak, 5.000,00'er TL'den toplam 10.000,00 TL vekalet ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacıların vergi kaydı bulunmadığından, kendi adlarına ve hesaplarına dava ve takip yapamayacaklarından dolayı avukatlık ücret sözleşmesine dayanarak ücret alacağı iddiasında bulunamayacaklarını, buna bağlı olarak alacaklı sıfatına da haiz olamayacaklarını, bu nedenle davanın davacılar yönünden sıfat yokluğundan reddi gerektiğini, dava şartı eksikliği nedeni ile davanın davacılar yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/290 E. sayılı dosyasının da benzer olaylara ve konuya ilişkin olup, irtibatı gereği derdestlik itirazlarının olduğunu beyanla dosyanın Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasıyla birleştirilmesini, kendilerinin hesap numaraları incelendiğinde ve mal varlıkları incelendiğinde taraflarını mağdur ettiklerinin ortaya çıkacağını, huzurdaki davanın davalı ... açısından görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Antalya İş Mahkemeleri olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin ve karşı dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, öncelikle görev ve husumet gibi usul yönünden itirazları doğrultusunda ve esastan davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar ile tefrik kararı verilen ... arasındaki ilişkinin işçi - işveren ilişkisi olduğu davacıların bu dosya kapsamında ortaklıklarına ilişkin ispata yarar yeterli delil sunamadıkları, kaldı ki aralarında ortaklık ilişkisi olduğu kabul edilse dahi Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2019/1987 E., 2020/680 K. sayılı kararı ile görüleceği üzere, TBK 620 ve devamı maddeleri gereğince ortaklardan birinin veya birkaçının kendi adlarına 3. kişilere karşı dava açma hakları bulunmadığı, bu suretle dava dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirecek bir durum söz konusu olmadığı, kaldı ki usul ekonomisi ilkesi gereğince de yargılamayı uzatmaktan öteye gitmeyeceği kanaatine varıldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili; Mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verildiğini, Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/382 E. sayılı dosyasına ilişkin Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 20.06.2016 tarihli ve 2016/20595 E., 2016/13687 K. sayılı ve kararıyla, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi değil, avukatlık ortaklığı bulunduğunun tespit edildiğini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının iradesinin avukat ...'le sözleşme ilişkisi kurmak olduğunun tüm dosya kapsamından anlaşıldığını, davacılar ile avukat ... arasındaki iç ilişkinin davalı yönünden sonuca etkili olmadığını, bu nedenle davalının davacılara karşı vekalet sözleşmesinden kaynaklanan bir sorumluluğu bulunmadığını, avukatlar arasındaki ilişkinin ortaklık ilişkisi olduğu kabul edilse dahi TBK 620 ve devamı maddeleri gereğince ortaklardan birinin veya birkaçının kendi adlarına 3 üncü kişilere karşı dava açma hakları bulunmadığını, emsal Yargıtay kararları gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1.b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, istinaf dilekçesinde bildirdiği itirazları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, avukatlık ücret sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Dairemizin 23.05.2022 tarihli ve 2022/2193 E., 2022/4895 K. sayılı emsal kararı.
2. 1136 saylı Avukatlık Kanunu'nun 44 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Davalı ... yönünden tefrik kararı verildiği anlaşılmıştır.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalının iradesinin dava dışı avukat ...'le sözleşme ilişkisi kurmak olduğunun anlaşılmasına, davacılar ile dava dışı avukat ... arasındaki iç ilişkiden davalının sorumluluğunun bulunmamasına göre, davacılar vekili tarafından ileri sürülen temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.