Logo

3. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

SAYISI : 2021/401 E., 2024/63 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin, Antalya İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, tapuda 11173 ada, 4 parselde kayıtlı, B Blok 10 nolu bağımsız bölümü, üzerindeki ipotek şerhi ile birlikte dava dışı ...'dan satın aldığını ve davalı Bankaya borçlu olan ...'nun taşınmaz üzerinden çekilen konut kredisi borcunu ödediğini, ipoteğin kaldırılması için Bankaya başvuru yapıldığı halde ipoteğin kaldırılmadığını, davalı alacaklı Bankanın 16. İcra Müdürlüğünün 2013/7209 sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını belirterek, müvekkilinin, dava dışı ...'nun borcundan sorumlu olmadığının tespitini, ipotek borcunun ödenmesi nedeniyle taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını, davalının icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; yapılan takibin hukuka uygun ve yasal olduğunu, söz konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin üst sınır ipoteği olduğunu, dava dışı ...'nun müvekkili Bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarından dolayı ipotekli taşınmazı satın alan davacının yeni malik sıfatıyla borçtan sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 24.11.2017 tarihli kararıyla; ipotek resmi senedinin tüketici mevzuatı kapsamında konut kredisi ve kredi kartı işlemleriyle birlikte dava dışı ...'nun davalı Bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edilmesinin haksız şart kapsamında değerlendirildiği, ipotek sözleşmesinin davalı Bankanın kredi kartından doğan alacağını kapsamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemenin 24.11.2017 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 29.06.2020 tarihli ilamla; davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığı belirtilerek, davalı vekili, dava konusu ipoteğin konut kredisi değil gerçek kişi şirket ... Elektrik tarafından kullanılan ticari bir kredi olduğu, Mahkemenin dava dışı ...'nun başka bir taşınmaz için çekmiş olduğu konut kredisi ile ipotek tesisi için imzalanan Genel Kredi Sözleşmesini karıştırdığını iddia ederek, bilirkişi raporuna ve gerekçeli karara itiraz ettiği, her iki kredinin de dava dışı satıcının doğmuş ve doğacak tüm borçlarını kapsadığı, davalı alacaklı Bankanın 16. İcra Müdürlüğünün 2013/7209 sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığı ve bu takibin dava dışı satıcının kredi kartı borçlarına ilişkin olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, söz konusu kredinin konut ya da ticari nitelikle bir kredi olup olmadığı araştırılarak, bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davalının beyanları da dikkate alınarak, ticari nitelikte kredi ise sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar davalı yararına bozulmuştur.

Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının Antalya ili, ... ilçesi, ...mahallesi, 11173 ada, 4 parselde kain B Blok 10 numaralı bağımsız bölümü dava dışı ...'dan satın aldığı, konut kredisinin de dava dışı ... adına çekildiği, kredi davacı tarafından ödenmesine rağmen ipoteğin kaldırılmadığı gibi davalı Banka tarafından dava dışı ...'nun kredi kartı borcuna istinaden icra takibi başlatıldığı, borcun dava dışı 3. kişinin tüketici kredisinden kaynaklandığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının dava dışı ...'nun borcundan dolayı Antalya 16. İcra Müdürlüğünün 2013/7209 Esas sayılı dosya yönünden borcu olmadığının tespitine, icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; takip konusu taşınmaz üzerine 05.10.2007 tarih ve 22175 yevmiye numarası ile konulan ipoteğin, ipotek senedinden de anlaşılacağı üzere ... Elektrik borçlarına istinaden konulduğunu, yani ipoteğin ticari bir kredi için konulduğunu, ipotek veren ...'nun tacir sıfatıyla bu ipoteği tesis ettirdiğini, ancak Mahkemece bu kredinin konut kredisi olduğundan bahsedildiğini, Mahkemece çekilen kredilerin karıştırıldığını, icra takibine konu mesken için tesis edilen ipoteğin Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca konulduğunu ve bu hususun ipotek senedinde açıkça belirtildiğini, ipotek senedinin "Hükümler" başlığının 1. maddesinde, ...'nun tüm kredi borçlarının teminatı olarak ipoteğin konulduğunun açık olduğunu, buna kredi kartı borçlarının da dahil olduğunu, dava dışı ... müvekkili Bankaya borçlu olduğundan ipoteğe başvurma haklarının bulunduğunu, 13.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda "Her iki ipoteğinde dava dışı ...'nun doğmuş doğacak tüm borçlarının teminatı olarak azami had ipoteği olduğu, anlaşılmaktadır." denilmesine rağmen, ipoteğin ticari kredi kaynaklı kullanıldığı düşünülmeden bu hususun haksız şart niteliğinde değerlendirilmesinin anlaşılamadığını ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davalı Bankadan kullanılan konut kredisinin teminatı olmak üzere krediye konu taşınmaz üzerine tesis edilen ipoteğin, kredi borcunun tamamen ödenmesi nedeniyle fekkine karar verilmesi ve ipotek bedeli kadar borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Temyize konu edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine imkan bulunmadığı ve özellikle resmi ipotek belgesi ile 1. dereceden üst sınır ipoteği tesis edildiği, 05.10.2007 tarihli ve 22175 yevmiye numaralı ipotek senedinin "Hükümler" başlıklı bölümün 1. maddesinde yer alan "...doğmuş ve/veya kefaleten doğacak tüm kredi borçlarının...müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile 300.000 YTL'si için maliki bulunduğum/bulunduğumuz yukarıda yazılı taşınmazım/taşınmazımız üzerine Banka lehine 1. derecede...ipotek tesisini kabul ediyorum/ediyoruz..." düzenlemesi haksız şart niteliğinde olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***