Logo

3. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/752 E., 2022/1659 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca; Yargıtayın bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verilmesi halinde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, 6100 sayılı Kanun’un 362 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırına tabidir.

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararda, davalı yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar (hükmedilen 24.306,79 Euro yabancı para borcunun dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı) 80.596,45 TL; davacı yönünden ise, temyiz dilekçesindeki beyanlarına göre reddedilen ve temyize konu edilen miktar (300,00 Euro yabancı para borcunun dava tarihi itibariyle Türk Lirası karşılığı) 994,74 TL olup, her iki taraf yönünden temyize konu bedeller, karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.

KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı miktar itibariyle REDDİNE,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

09.12.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

1. Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan 24.248,40 Euro kira alacağı istemine ilişkindir.

2. İlk Derece Mahkemesince daha önce toplam 24.248,40 Euro yönünden verilen kabul kararına yönelik davalı tarafın istinaf talebi hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan ret kararı verilmiş, bu karar Dairemizce davalı lehine bozularak dosya İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesi tarafından yeniden esastan karar verilmiş ve bu defa 23.948,55 Euro alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, her iki tarafın kararı temyizi üzerine dosya kanun yolu incelemesi için doğrudan Dairemize gönderilmiştir.

4. Hukuk ve adalet anlayışında yaşanan gelişmelere orantılı olarak 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinde “Adil yargılanma hakkı” temel insan hakları arasında sayılmıştır. Adil yargılanma ilkesi kapsamındaki haklardan biri de, “Mahkemeye Erişim Hakkı” dır. Diğer bir anlatımla, “mahkemeye erişim hakkı” adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından birisidir. Mahkemeye erişim hakkı şüphesiz yüksek mahkemeye ulaşma hakkını da kapsar (AYM 23.10.2019 T. ve 2016/73086 BB no’lu). Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Osman Çelik, Adil Yargılanma Hakkı Rehberi, Anayasa Mahkemesi Yayınları, s.31 vd.). Bu bağlamda mahkemeye erişim konusunda yasalarda yoruma açık bir hüküm bulunması halinde, adil yargılanma hakkını mümkün kılan yorum tercih edilmelidir.

5. 6100 S. HMK'nın 341. maddesinde hangi nitelikteki İlk Derece Mahkemesi kararlarına karşı kanun yolunun açık olduğu düzenlenmiş olup, buna göre kararın verildiği 2022 yılı itibariyle miktar veya değeri 8.000,00 TL ve üzerindeki malvarlığı davalarında verilen kararlar yönünden KANUN YOLU AÇIK tutulmuştur.

6. Oysa, kanun koyucu 3 hakimli bölge adliye mahkemelerinin kararlarına yönelik kanun yolu bakımından, bu mahkemelerin kanun yolu alt denetim yetki ve sıfatını haiz mahkemelerden olması sebebiyle HMK’nın 362/1-a maddesinde kesinlik sınırı çok daha yüksek tutulmuştur.

7. Somut olayda olduğu gibi, HMK 341/1-a maddesindeki parasal sınırlar yerine, Daire çoğunluğu tarafından, kanun koyucunun HMK 362/1-a maddesi uyarınca ancak bölge adliye mahkemeleri açısından uygun gördüğü kanun yolu parasal sınırının, HMK’nın 374/3 maddesi uyarınca doğrudan temyize tabi ilk derece mahkemeleri kararları yönünden de uygulanmasını adil yargılanma ilkesi ile hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olarak gördüğümden, çoğunluk kararını bu yönden isabetli bulmuyorum.

8. Bunun yanında; eldeki davada davalı yönünden temyize konu edilen dava değeri toplam 24.306,79 Euro, davacının temyiz dilekçesindeki beyanlarına göre davacı yönünden temyize konu dava değeri 300,00 Euro olup, İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2022 olan karar tarihi itibariyle Euro/TL kurunun 18,7468 TL olduğu, (24.306,79 Euro'nun hüküm tarihi itibariyle değerinin 455.674,53 TL, 300 Euro'nun ise 5.624,04 TL) olduğu, HMK’nın 362/2.maddesinde temyiz kesinlik sınırı hakkında “Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur” şeklindeki düzenlemedeki “… kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü…” sözcüğünden hareketle, yüksek mahkemeye erişim ve “adil yargılanma hakkını mümkün kılan” bir şekilde yorumlanarak, Mahkemenin dava olunan şeyin karar tarihindeki değerine göre temyiz miktar sınırının değerlendirilmesi gerektiği, 455.674,53 TL dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz miktar sınırının (2022 yılı itibariyle İlk Derece Mahkemeleri kanun yolu sınırı olan 8.000,00 TL'nin ve nitekim Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı 2022 yılı itibariyle öngörülmüş olan 107.090,00 TL'nin dahi) üzerinde olduğundan sayın Daire çoğunluğu tarafından temyiz isteminin miktar yönünden reddine dair verilen kararı bu yönüyle de isabetli bulmuyorum. 09.12.2024

***